Geceleri suya yakın ağaçlara tüneyerek geçirirler.Přes noc spí na velkých stromech.
Makimsilerin ataları tahminen gece aktif hayvanlardı ki bugün yaşayanların çoğu hala geceleri aktiftir.Křečíci jsou noční zvířata, tedy jsou nejvíce aktivní v noci.
Geceleri de serin diyebileğimiz bir durumdadır.Loví v noci, kdy je také možno je slyšet.
Kına geceleri ise ekseriyet babaevinde yapılır.Je tedy možné ho v noci pozorovat při pastvě.
Gündüzlerin ve gecelerin kısalmaya veya uzamaya başladığı andır.Cei doi se luptă o zi și o noapte, până când, osteniți, își acordă un răgaz.
Bu sefer Amerikalılar gündüz vakti ve Britanyalılar geceleri saldırılarını düzenlediler.În timp ce britanicii atacau pe timpul nopții, americanii organizau raiduri în timpul zilei.
Birkaç ay sonra as/is gecelerinden bir "en iyiler" CD'si derlendi.Câteva luni mai târziu, un CD best of a fost compilat din nopțile As/Is.
Geceleri yüzeyde de bulunurlar (epipelajik).Cel care apare pe copertă e Nocturno Culto.
Geceleri genç kızın deniz kenarındaki mezarına gider ve orada yatar.În fiecare noapte, el se culcă alături de ea în mormântul ei de lângă mare.
Geceleri gören bir türdür.Este o specie nocturnă.
Gündüzleri nemli yerlerde, taş altlarında ve oyuklarda gizlenir, geceleri avlanmak için çıkar.În special îi plac șipotele, unde stă ziua ascuns la fund, sub pietre, noaptea iese la vânătoare.
"ZİYNET SALİ - ZORBA Geceleri Devam Ediyor".Jnepii fug. / Noaptea zornăie.
Çoğunlukla geceleri gezerler ve göçmen değildirler.Acestea sunt în general nocturne, și nu migrează.
İşte tel tel geceleri de böyledir.Acest e-al zilelor și-al nopților soroc.
Geceleri birlikte ağaçlarda tünerler.Cei trei se culcă noaptea într-un copac.
Daha çok geceleri aktiftir.Sunt mai active noaptea.
Krup semptomları hafif, orta veya ağır semptomlar olabilir ve bunların durumu genellikle geceleri kötüleşir.Simptomele crupului pot fi ușoare, moderate sau severe, agravându-se adesea în timpul nopții.
Geceleri ise hortlayıp çıkar.Deasemenea, ei admirau și Urlet în Noapte.
Bazı sebeplerden dolayı geceleri daha canlı hissediyorum.Din mai multe motive mă simt mai activ noaptea.
Bazı sebeplerden dolayı geceleri daha canlı hissediyorum.Din mai multe motive mă simt mai activă noaptea.
Uzun sonbahar gecelerinde okumaktan daha iyi bir şey yoktur.Nu există nimic mai bun decât cititul în nopțile lungi de toamnă.
Yazın bile geceleri şiddetli rüzgarlar vardır.(Vadide bulunduğu için) Gece gündüz sıcaklık farkı yüksektir.Natt (éjszaka) és Anar (a másik) lánya, féltestvérei anyai (Natt) ágon Aud és Dag (nappal).
Son gecelerinde, iki Morrison ve grupları birlikte "Gloria"'yı söylediler.Az utolsó estén a két Morrison és a két zenekar együtt jammelt a Gloria című számra.
Kuluçkaya gündüzleri erkek de yardımcı olur ama geceleri yalnızca dişi yumurtalarla yatar.Mindkét szülő részt vesz a költésben, de éjjel csak a tojók melegíti a tojásokat.
Geceleri serin geçer.Éjszaka legyen jóval hűvösebb.
Tırtıllar genellikle geceleri beslenirler.A hernyó többnyire éjjel táplálkozik.
Krup semptomları hafif, orta veya ağır semptomlar olabilir ve bunların durumu genellikle geceleri kötüleşir.A krupp tünetei lehetnek enyhék, mérsékeltek, vagy súlyosak, és gyakran rosszabbodnak az éjszaka folyamán.
Gündüz duaları güneşe dönerek yapılır, geceleri ise aya bakarak dua edilirdi.A hsziungnu csanjü reggel a Naphoz, este pedig a Holdhoz imádkozott.
Çiçekler geceleri ya da kötü havalarda kapanır.A lepkék éjszaka, meglehetősen gyengén repülnek.
Gündüzleri her yarım saatte bir, geceleri her 45 dakikada bir otobüs vardır.Az autóbusz mindennap 45 percenként közlekedett ez esti órákban.
Cüce tilkiler geceleri ortaya çıkar.Egyes fajai éjszaka nyílnak.
Genellikle geceleri ve alacakaranlıkta avlanırlar.Általában alkonyatkor vagy éjszaka indul vadászni.
İşte tel tel geceleri de böyledir.Ez a harang szólal delente és esténként is.
Geceleri tüyler ürperten sesler duyulur.Éjszaka puskaropogás hangjait lehetett hallani.
Gündüzleri nemli yerlerde, taş altlarında ve oyuklarda gizlenir, geceleri avlanmak için çıkar.Napközben megbújnak a mélyedésekben, a sziklák, zátonyok repedéseiben, és éjjel indulnak vadászni.
Geceleri yemlenir.Éjjel táplálkozik.
ABD'de, Showtime bölümleri Pazar günü tekrarını ise Salı geceleri yayınlamıştır.A hagyományok szerint Amerikában a nagylemezek mindig kedden jelennek meg.
Aşırı idrar yapma isteği, özellikle geceleri görülür.Növelni kell a közbiztonságot, főként éjszaka.
Yalnız geceleri etkindir.Kizárólag éjszaka tevékenyek.
Orada De Maria ailesinin çiftlik evinde son gecelerini geçirdiler.Márk anyjának házában szálltak meg.
Kraliyet Hava Kuvvetleri de geceleri Alman şehirlerine saldırı düzenliyordu.A várost számos alkalommal bombázta a német Luftwaffe.
Kına geceleri için orkestra getirtilir.Csak egy éjszakára küldjétek el őket.
Geceleri aydınlatılır.Éjszaka fényt lát a közelben.
Geceleri duş almayı severim.Szeretek éjjel tusolni.
Geceleri duş almayı severim.Szeretek éjjel zuhanyozni.
Temmuz-Eylül arası açan çiçekleri geceleri ve her bir çiçeği sadece 1 gece için açar.Laji kukkii vain öisin ja kukin kukka on auki ainoastaan yhden yön.
Heykel, geceleri aydınlatılmaktadır.Patsas oli öisin valaistu.
Perşembe geceleri ise eleme vardır.Torstai on toivoa täynnä.
Geceleri yiyecek aramaya koyulurlar.Ravintoa se etsii yöaikaan.
Kan emmek için geceleri konukçularına yanaşırlar.Se imee isäntäeliöltään verta öisin.
Yaz geceleri serin bir hava hakimdir.Lapissa on kesällä yöttömät yöt.
Geceleri gezip geri gelebilir.Karhu tulee joka ilta takaisin.
Gündüzleri saklanır geceleri saklandıkları yerlerden dışarı çıkarlar.Ne tulevat vasta yöllä ulos pimeistä piiloistaan.
Geceleri tüyler ürperten sesler duyulur.Myöhemmin yöllä lapset heräävät äänekkääseen räsähdykseen.
Geceleri ise burada yatmaktadırlar.Yöksi ne menevät koloon nukkumaan.
Yaz mevsimindeyse gündüzleri çok sıcak, geceleri ise çok soğuk geçer.Kesät alueella ovat tavallisesti lämpimiä, joskin yöt ovat päiviä kylmempiä.
Onlar geceleri çocukları kaçırırlar.Yöllä nuoret pakenevat tauluistaan.
Tırtıllar genellikle geceleri beslenirler.Pikkumalluaiset parittelevat yleensä yöllä.
Bayağı vaşak yalnız yaşar ve geceleri ortaya çıkar .Mustajalkakissa elää yksin ja on aktiivinen yöllä.
Geceleri çiçeklerini açıp tozlaşmayı sağlar.Kukat aukeavat yöllä ja ovat lepakkopölytteisiä.