Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.Aceasta este ceea ce colegii noştri visează seara.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.A csapatommal ezekről álmodunk éjszaka.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.C'est ce dont nous rêvons la nuit avec nos coéquipiers.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.Daar dromen onze teamgenoten 's nachts van.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.Davon träumt unser Team, davon träumen wir des Nachts.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.Đây là điều mà các nhành viên nhóm chúng tôi mơ thấy mỗi đêm.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.Esto es lo que anhelamos los compañeros de equipo.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.이건 저희 팀동료들이 밤에 꿈을 꾸는 건데,
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.Oto o czym śnimy nocą.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.Questo è quello che il nostro team sogna di notte.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.Todos os membros da nossa equipa, sonhamos com isto, à noite.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.Вот о чем вся наша команда мечтает по ночам.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.Това е, за което нашите съотборници, мечтаят през нощта.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.זה מה שחברי הצוות שלנו, כולנו חולמים בלילות.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.هذا ما يحلم به زملائي في الفريق ليلا.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.いつか流出原油を除去したい
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıBabcia była niesamowicie czuła i kochana dla tej małej dziewczynki. Nocą spały na podłodze.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıBunica o iubea mult pe fetița asta. Noaptea dormeau pe jos.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıDe oma was ongelofelijk gesteld op het meisje. Ze sliepen 's nachts op de grond.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıDie Großmutter war hin und weg von ihrem kleinen Mädchen. In der Nacht schliefen die beiden auf dem Boden.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıElles dormaient sur le sol la nuit.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardı외할머니는 매우 다정했고 소녀에게 많은 애정을 가지고 있었죠. 둘은 밤에 마루에서 잤습니다.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıLa abuela realmente amaba profundamente a esta niña. Dormían juntas en el piso de su hogar.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıNgười bà cực kỳ yêu thương cháu gái mình. Ban đêm, họ ngủ trên sàn nhà.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıΗ γιαγιά λάτρευε το κοριτσάκι. Κοιμόντουσαν στο πάτωμα τη νύχτα.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıБабата беше невероятно любяща, дълбоко обичаща това малко момиченце. През нощта те спяха на земята.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıБабушка обожала, безгранично любила ту маленькую девчушку. Ночью они спали на полу.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıהסבתא הייתה מאוהבת ומלאת חיבה כלפי הילדה הקטנה הזו. הם ישנו על הרצפה בלילה.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıكانت الجدة مغرمة بهذه الفتاة الصغيرة بشكل لا يصدق و تحبها بشدة. كانتا تنامان على الأرض في الليل.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardı彼らは夜には床の上で眠りました 韓国では床の下にレンガを置くことで家の中を暖めていて
Cengiz, iyice saçmaladýn. Haydi iyi geceler..
CO2'yi oksijene geceleri dönüştürmektedir.이는 밤에만 이산화탄소를 산소로 바꿔주기 때문이지요.
CO2'yi oksijene geceleri dönüştürmektedir.מכיוון שהוא ממיר פחצן דו-חמצני לחמצן בלילה.
CO2'yi oksijene geceleri dönüştürmektedir.لأنه يحول ثاني أكسيد الكربون إلى الأكسجين في الليل
CO2'yi oksijene geceleri dönüştürmektedir.一人当たり、腰の高さほどの植木が6〜8本必要になります
Crimethinc. tarafından hazırlanan 'gündüzleri savaş, geceleri aşk' adlı kitaptan esinlenilmiştir.inspirado por el libro "dias de guerra, noches de amor"
Crimethinc. tarafından hazırlanan 'gündüzleri savaş, geceleri aşk' adlı kitaptan esinlenilmiştir.inspiré par le livre " days of war, nights of love " de Crimethinc
Crimethinc. tarafından hazırlanan 'gündüzleri savaş, geceleri aşk' adlı kitaptan esinlenilmiştir.inspireret af bogen 'days of war, nights of love' af Crimethinc.
Çünkü bütün malatı geceleri depoluyor.Karena itu tersimpan semua ini malat pada malam hari.
Çünkü bütün malatı geceleri depoluyor.왜냐하면 밤 동안에 말산을 생성하여 저장해 두었기 때문입니다
Çünkü bütün malatı geceleri depoluyor.Ponieważ ma ona zapas jabłczanu, który powstał w nocy.
Çünkü bütün malatı geceleri depoluyor.Porque almacena todo este malato por la noche.
Çünkü bütün malatı geceleri depoluyor.V noci totiž došlo k fixaci CO2 do malátu.
Çünkü bütün malatı geceleri depoluyor.Защото този малат е бил съхранен през нощта.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.A Dávid hľadal Boha prosiac za chlapca a postil sa, vošiel a ležal cez noc na zemi.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Da søgte David Gud for Barnet, holdt Faste og gik hen og lagde sig om Natten på Jorden i Sæk.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Davide allora fece suppliche a Dio per il bambino e digiunò e rientrando passava la notte coricato per terra
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.David pria Dieu pour l`enfant, et jeûna; et quand il rentra, il passa la nuit couché par terre.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.David rogó a Dios por el niño. David ayunó, entró y pasó la noche acostado en el suelo
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.David smeekte Hem het kind te sparen; hij at niets en lag de hele nacht voor de HERE op de kale vloer.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Ða - vít vì con cầu_khẩn Ðức_Chúa_Trời và kiêng ăn ; đoạn , người trở vào nhà , trọn đêm nằm dưới đất .
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Ða-vít vì con cầu khẩn Ðức Chúa Trời và kiêng ăn; đoạn, người trở vào nhà, trọn đêm nằm dưới đất.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.És könyörge Dávid az Istennek a gyermekért, és bõjtöle is Dávid, és bemenvén, a földön feküvék éjjel.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.I modlil se David Bohu za to dítě a postil se, a všed, ležel přes noc na zemi.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.In David je iskal Boga zavoljo dečka in se je postil in prišel in ležal vso noč na tleh.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.다윗이 그 아이를 위하여 하나님께 간구하되 금식하고 안에 들어가서 밤새도록 땅에 엎드렸으니
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Tedy się modlił Dawid Bogu za dziecięciem i pościł, a wszedłszy do pokoju, leżał przez noc na ziemi.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Und David suchte Gott um des Knäbleins willen und fastete und ging hinein und lag über Nacht auf der Erde.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Давид, прочее, се моли Богу за детето; и Давид пости, па влезе та пренощува легнал на земята.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.И молился Давид Богу о младенце, и постился Давид, и, уединившись провел ночь, лежа на земле.