gece yarısı ile cümle

gece yarısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Gece yarısı bir anda ölürler, Herkes sarsılır, ölüp gider, Güçlüler de insan eli değmeden alınıp götürülür.在 轉 眼 之 間 、 半 夜 之 中 、 他 們 就 死 亡 . 百 姓 被 震 動 而 去 世 、 有 權 力 的 被 奪 去 非 借 人 手
Gece yarısı bir anda ölürler, Herkes sarsılır, ölüp gider, Güçlüler de insan eli değmeden alınıp götürülür.在 轉眼 之 間 、 半夜 之中 、 他 們 就 死亡 . 百姓 被 震動 而 去世 、 有 權力 的 被奪去 非 借 人手
Gece yarısı, bir ay vardı, bazen benim yolu hounds ile görüştü자정에서 달이 있었을 때, 나는 가끔 내 경로 사냥개와 만났다
Gece yarısı, bir ay vardı, bazen benim yolu hounds ile görüştüVed midnat, da der var en måne jeg nogle gange mødt med hunde i min vej
Gece yarısı, bir ay vardı, bazen benim yolu hounds ile görüştüבחצות, כאשר לא היה ירח, לפעמים אני נפגש עם כלבים בנתיב שלי
Gece yarısı, bir ay vardı, bazen benim yolu hounds ile görüştüعند منتصف الليل ، عندما كان هناك القمر ، والتقى مع كلاب الصيد أحيانا في طريقي
Gece yarısı, bir ay vardı, bazen benim yolu hounds ile görüştü私の邪魔をコソコソするだろう森の中、約prowlingなどの恐れに応じて、スタンド
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›A la media noche se oyó gritar: "¡He aquí el novio! ¡Salid a recibirle!
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›Ale o polnoci povstal krik: Hľa, ženích ide! Vyjdite mu vústrety!
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›A mezzanotte si levò un grido: Ecco lo sposo, andategli incontro
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›A o północy stał się krzyk: Oto oblubieniec idzie; wynijdźcie przeciwko niemu!
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›Au milieu de la nuit, on cria: Voici l`époux, allez à sa rencontre!
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›Ðến khuya , có_tiếng kêu rằng : Kìa , chàng rể đến , hãy đi ra rước người !
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›Ðến khuya, có tiếng kêu rằng: Kìa, chàng rể đến, hãy đi ra rước người!
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›Éjfélkor pedig kiáltás lõn: Ímhol jõ a võlegény! Jõjjetek elébe!
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›밤중에 소리가 나되 보라 신랑이로다 맞으러 나오라 하매
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›La miezul nopţii, s'a auzit o strigare: ,Iată mirele, ieşiţi -i în întîmpinare!`
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›Mas � meia-noite ouviu-se um grito: Eis o noivo! saí-lhe ao encontro!
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›Men midt på natten lød der et rop: Se, brudgommen kommer! gå ham i møte!
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›Men ved Midnat lød der et Råb: Se, Brudgommen kommer, går ham i Møde!
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›Men vid midnattstiden ljöd ett anskri: 'Se brudgummen kommer! Gån ut och möten honom.'
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›Mutta yösydännä kuului huuto: `Katso, ylkä tulee! Menkää häntä vastaan.`
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›Opolnoči pa nastane hrup: Glej, ženin! Pojdite mu naproti!
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›O půlnoci pak stal se křik: Aj, Ženich jde, vyjděte proti němu.
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›Tengah malam, barulah terdengar suara teriakan, 'Pengantin laki-laki datang! Mari sambut dia!
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›Zur Mitternacht aber ward ein Geschrei: Siehe, der Bräutigam kommt; geht aus ihm entgegen!
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›Εν τω μεσω δε της νυκτος εγεινε κραυγη Ιδου, ο νυμφιος ερχεται, εξελθετε εις απαντησιν αυτου.
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›Но в полночь раздался крик: вот, жених идет, выходите навстречу ему.
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›О півночі ж постав крик: Ось жених ійде; виходьте назустріч йому!
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›по среднощ се нададе вик: Ето младоженецът [иде!] излизайте да го посрещнете!
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›ויהי בחצות הלילה ותהי צוחה הנה החתן צאינה לקראתו׃
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›ففي نصف الليل صار صراخ هوذا العريس مقبل فاخرجن للقائه.
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›半 夜 有 人 喊 著 說 、 新 郎 來 了 、 你 們 出 來 迎 接 他
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›半夜 有 人 喊 著說 、 新郎 來 了 、 你 們出來 迎接 他
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.A la noche un monje vino y nos dijo que tenía que cerrar el ataúd.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.A mezzanotte giunse il monaco che ci disse che doveva chiudere il feretro.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.A minuit, le moine est venu et nous a dit qu'il devait fermer le cercueil.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.Éjfélkor jött a szerzetes, és mondta, hogy le kell zárnia a koporsót.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.자정에 스님이 오셔서 이제 관을 닫아야 한다고 말씀하시자 어머니는 저희들에게 할머니의 손을
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.La miezul nopţii a venit călugărul şi ne-a spus că trebuie să închidă sicriul.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.Lúc nửa đêm một nhà sư đến và bảo chúng tôi là ông phải đóng quan tài rồi.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.Ob polnoči je prišel menih in nam dejal, da mora zapreti krsto.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.Om middernacht kwam de monnik ons vertellen dat hij de kist moest sluiten.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.O Monge chegou à meia-noite e disse-nos que tinha de fechar o caixão.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.O polnoci prišiel mních a oznámil nám, že musí rakvu zatvoriť.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.O północy przyszedł mnich i powiedział, że musi zamknąć trumnę.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.O půlnoci přišel mnich a řekl nám, že musí zavřít rakev.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.Saat tengah malam seorang biksu datang dan mengatakan dia harus menutup peti itu.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.Um Mitternacht kam der Mönch und sagte, er müsse den Sarg schließen.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.Τα μεσάνυχτα ήρθε ο μοναχός και μας είπε ότι έπρεπε να κλείσουμε το φέρετρο.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.В полночь монах сказал, что должен закрыть гроб.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.В полунощ дойде монах и ни каза, че трябва да затвори ковчега.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.У північ прийшов ченець і сказав, що мусить закрити труну.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.בחצות הגיע הנזיר ואמר שעליו לסגור את הארון.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.في منتصف الليل جاء الراهب واخبرنا ان عليه اغلاق النعش.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.棺に蓋をしなければならないと言いました 母はみんなに祖母の手に触ってごらんと言い
Gece Yarısı MavisicolorAlbastru nocturncolor
Gece Yarısı MavisicolorAzul de Meia- Noitecolor
Gece Yarısı MavisicolorAzul medianochecolor
Gece Yarısı Mavisicolorbleu nuitcolor

İlgili Sayfalar