ge ile cümle

ge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, yarışta beşinci geldi.He came in fifth in the race.
Arz yakında talebi geçecek.Supply will soon overtake demand.
Dev gibi bir kuş ona doğru uçarak geldi.A gigantic bird came flying toward him.
Burası çok rahat, ben gerçekten evimdeymiş gibi hissediyorum.It's so comfortable here, I really feel at home.
Geçen yıl glokom için ameliyat oldum.I had an operation for glaucoma last year.
Geçen yıl bir düşük yaptım.I had a miscarriage last year.
Geçen yıl bir inme geçirdim.I had a stroke last year.
Geçen yıl otisis media hastası oldum.I had otitis media last year.
Geçen yıl biraz kilo aldım.I put on a little weight last year.
Karımı geçen sene kaybettim.I lost my wife last year.
Geçen yıl bir sanat dersi aldım.I took an art class last year.
Geçen sene kurulan lunapark sağolsun şehir popüler oldu.Thanks to the amusement park built last year, the city has become popular.
Geçen yıl yaptığımız gibi birlikte dışarı çıkabiliriz.We could go out together like we did last year.
Geçen yıl fiyatlarda keskin bir artış vardı.There was a sharp rise in prices last year.
Geçen yıl çok kar aldık.We had a lot of snow last year.
Geçen yıl çok yağmur aldık.We had a lot of rain last year.
Geçen yıl iki çift koşu ayakkabısı eskittim.I wore out two pairs of jogging shoes last year.
Geçen yıl ılımlı bir kış geçirdik.We had a mild winter last year.
Bu yıl ılık bir kış geçirdik.We had a mild winter last year.
Geçen kış epeyce kar yağdı.We had a good deal of snow last winter.
Geçen kış çok kar vardı.There was a lot of snow last winter.
Ben geçen baharda bir aşçılık dersi aldım ve ekmek pişirmeyi öğrendim.I took a cooking class last spring and learned to bake bread.
Biz geçen sonbaharda New York'a taşındık.We moved to New York last fall.
Geçen yaz babamın doğduğu yeri ziyaret ettim.I visited my father's hometown last summer.
O, geçen yaz oraya gitti.She went there last summer.
Geçen yaz, ben bir çiftlikte yarım zamanlı çalıştım.Last summer, I worked part time on the farm.
Geçen Yaz İtalya'ya seyahat ettim.Last summer I traveled to Italy.
Geçen yaz her zaman sabah yürüyüşe çıkardım.Last summer, I always took a walk in the morning.
Geçen yaz epeyce yağmur yağdı.We had a good deal of rain last summer.
Geçen yaz Paris'i ziyaret ettiğimi asla unutmayacağım.I'll never forget visiting Paris last summer.
Geçen yaz ziyaret ettiğim köy, Nagano bölgesi'ndeki küçük bir köydü.The village which I visited last summer was a small one in Nagano Prefecture.
Geçen yılla karşılaştırıldığında bu yılın ürünleri çok daha iyi.Compared with last year, this year's crops are much better.
Geçen yıl domates yetiştirdim ve onlar çok iyiydi.I grew tomatoes last year and they were very good.
O, geçen yıl o şirket için çalışmaya başladı.He began to work for that company last year.
Sadece geçen yıl bir çocuğumuz vardı.We had a kid just last year.
Kız kardeşim geçen haziranda bir lise öğretmeniyle evlendi.My sister married a high school teacher last June.
Süt sana iyi gelir. Her gün içsen iyi olur.Milk will do you good. You'd better drink it every day.
Zam aldığım için geçinebilirim.Since I got a raise, I can manage.
Garson yeni bir tabak getirdi.The waiter brought a new plate.
Garson, bana biraz su getir lütfen.Waiter, please bring me some water.
Gereksinim icatın annesidir.Necessity is the mother of invention.
Aksilikler asla tek başlarına gelmezler.Misfortunes never come singly.
Ağlamamış genç bir adam acımasızdır ve gülmeyecek yaşlı bir adam bir aptaldır.The young man who has not wept is a savage, and the old man who will not laugh is a fool.
İlk yardım ekibi gelinceye kadar dayanmaya çalış.Try to hold on until a rescue team arrives.
Bir kurtarma ekibi gelene kadar dayanmaya çalışın.Try to hold on until a rescue team arrives.
Yardım gelmeden saatlerce bekledik.We waited for hours before help arrived.
Acil iş onun gelişini engelledi.Urgent business prevented him from coming.
Acele et. Okula geç kalacaksın.Hurry up. You'll be late for school.
Acele etmeye gerek yok gibi görünüyor.There seems no need to hurry.
Acele etmemize gerek yoktu.We needn't have hurried.
Acele et, yoksa okula geç kalacaksın.Hurry up, or you'll be late for school.
Acele et; yoksa geç kalacaksın.Hurry up, or you will be late.
Acele et, yoksa geç kalacaksın.Hurry up, or you'll be late.
Acele etmezsen okula geç kalacaksın.Unless you hurry, you will be late for school.
Acele et, aksi halde öğle yemeğine geç kalacaksın.Hurry up, otherwise you'll be late for lunch.
Eğer acelem varsa burada caddeyi geçmekten kaçınırım.I avoid crossing the street here if I am in a hurry.
Özellikle acelemiz olduğunda otobüsümüz geç gelir.Our bus comes late particularly when we are in a hurry.
Gerçekten acele etmeliyiz.We've really got to step on it.
Acele et! İşte otobüs geliyor.Hurry up! Here comes the bus.
Vampir efsaneleri Balkanlar'da gelişir.Legends of vampires flourish in the Balkans.

İlgili Sayfalar