ge ile cümle

ge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Genel olarak, tasarruflar artıyorlar.Generally speaking, savings are increasing.
Genelde, İngiltere'de iklim yumuşaktır.Generally speaking, the climate in England is mild.
Genelde çocuklar açık havada oynamayı sever.Generally speaking, children like to play outdoors.
Genelde lise öğrencileri üniversite öğrencilerinden daha çok çalışırlar.Generally speaking, high school students study harder than college students.
Genel olarak konuşursak, haziran ayında burada biraz yağmur var.Generally speaking, there is little rain here in June.
Genellikle, Japonlar utangaçtır.Generally, Japanese people are shy.
Genel anlamda, Japonya'da bir garson iyi hizmet verir.Generally speaking, a waiter in Japan gives good service.
Genelde Yeni Zelandalılar Japonlardan daha uzun boyludur.Generally speaking, New Zealanders are taller than Japanese.
Genel olarak konuşursak, Japon kadınları mütevazıdır.Generally speaking, Japanese women are modest.
Genel olarak konuşursak, erkekler kadınlardan daha uzundur.Generally speaking, men are taller than women.
Genel olarak konuşulursa, bir kadın bir erkekten daha uzun yaşayacaktır.Generally speaking, a woman will live longer than a man.
Genelleme yaparsak, Batılılar balığı çiğ yemezler.Generally speaking, Westerners don't eat fish raw.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden yaklaşık on yıl daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men by almost ten years.
Genel olarak, Amerikalılar kahveyi severler.Generally speaking, Americans like coffee.
Genel olarak konuşursak, Japonlar sıkı işçilerdir.Generally speaking, the Japanese are hard workers.
Genek olarak, erkekler kadınlardan daha hızlı koşabilirler.Generally speaking, men can run faster than women can.
İngilizler genel olarak evcil hayvanlarına son derece düşkündür.The English people in general, are extremely fond of their pets.
Genel anlamda, tarih kendini tekrar eder.Generally speaking, history repeats itself.
Genel olarak, erkekler fiziksel olarak kadınlardan daha güçlüdür.Generally speaking, men are physically stronger than women.
Genel olarak konuşursak, bugünkü gençler akıllıdırlar.Generally speaking, the young people of today are clever.
Genel olarak, müşteriler miktarı kaliteye tercih ederler.In general, consumers prefer quantity to quality.
Halkın geneli mevcut hükümetten memnun değil.The public at large are dissatisfied with the present government.
Genel düşünce onun yanlış olduğudur.The general feeling is that it's wrong.
Genel olarak, Japonlar çalışkandır.In general, Japanese are hardworking.
Erkekler, genellikle, kızlardan daha uzundur.Boys, as a rule, are taller than girls.
İnsanlar genellikle yeni yasaya karşı.People in general are against the new law.
Genellikle genç insanlar formaliteden hoşlanmazlar.In general, young people dislike formality.
Genel olarak, Amerika'daki insanlar büyük arabaları tercih etme eğiliminde.In general, people in America tend to prefer bigger cars.
Bütün günü beraber geçirebiliriz.We can make a day of it.
Gelen gideni aratır.Out of the frying pan and into the fire.
Eteri gider, beteri gelir.Out of the frying pan and into the fire.
Bir araba son hızla geçti.A car passed by at top speed.
Sıkı çalışırsan sınavını geçersin.If you work hard, you'll pass your exam.
Sıkı çalışırsan sınavı geçeceksin.Work hard, and you will pass the examination.
Çok çalışarak hayallerinin gerçekleşmesini sağlayabilirsin.You can make your dream come true by working hard.
Elimden geldiğince hızlı koştum.I ran as fast as I could.
Sıkı çalışma ve kendini adama sana başarıyı getirecektir.Hard work and dedication will bring you success.
Ömrümün geri kalanını alsa bile senden intikamımı alacağım.I'll get even with you, if it takes me the rest of my life.
Bir adam onu ele geçirdi.A man overtook her.
Bir adam bana geldi ve bir kibrit istedi.A man came up to me and asked for a match.
Bir çocuk caddeyi geçiyor.A boy is walking across the street.
Buraya yalnız geldin mi?Did you come here alone?
Benimle gelmeyecek misin?Won't you come with me?
Benimle gel, olur mu?Come with me, will you?
Bizimle gelemediğin için üzgünüm.I'm sorry for your not having come with us.
Benime gel ve balık tutmaya git.Come along with me and go fishing.
Birlikte gelmek ister misin?Do you want to come along?
Elimizden gelenin en iyisini yapmak için birlikte çalışalım.Let's work together to do our best.
Seninle geliyorum.I'm coming with you.
Bir hafta içinde sana CD'yi geri vereceğim.I will give you back the CD in a week.
Bu geçici bir durumdur.It's a temporary condition.
Bir saatlik yol bizi havaalanına getirdi.An hour's drive brought us to the airport.
Bir saat içinde geri döneceğim.I'll be back within an hour.
Ekip sağ salim geri döndü.The party returned safe and sound.
Parti o geldikten kısa bir süre sonra başladı.The party started soon after his arrival.
Aile, savaştan sonra zor günler geçirdi.The family had a hard time after the war.
Güney Amerika'ya romantik bir yaz tatili geçirmek için gittim.I went to the South Pacific for a summer of romantic adventure.
Aklıma bir fikir geldi.An idea occurred to me.
Büyüyen bir çocuk daha fazla gıda gerektirir.A growing child requires more food.
Doktor bütün gece hasta yaşlı adamla oturdu.The doctor sat up all night with the sick old man.

İlgili Sayfalar