Afrika'ya hoş geldiniz!Bine ați venit în Africa! Sau ar trebui să spun mai degrabă, bine ați venit acasă.
Afrika'ya hoş geldiniz! Veya, eve hoşgeldiniz mi demeliyim?아프리카에 오신 걸 환영합니다. 고향에 돌아오신 걸 환영합니다라고 해야겠군요
Afrika'ya hoş geldiniz! Veya, eve hoşgeldiniz mi demeliyim?ברוכים הבאים לאפריקה או שעדיף לומר, ברוכים הבאים הביתה.
Afrika'ya hoş geldiniz! Veya, eve hoşgeldiniz mi demeliyim?مرحباً بكم في أفريقيا! أو يمكنني القول مرحباً بكم في منزلكم.
Afrika'ya hoş geldiniz! Veya, eve hoşgeldiniz mi demeliyim?現実には、すべてのがこの地から始まったのですから。そうでしょう?
Afrika'ya hoş geldiniz!Vitajte v Afrike!
Afrika'ya hoş geldiniz!Willkommen in Afrika!
Afrika'ya hoş geldiniz!Witajcie w Afryce!
Afrika'ya hoş geldiniz!Καλωσήλθατε στην Αφρική!
Afrika'ya hoş geldiniz!Добре дошли в Африка!
Afrika'ya hoş geldiniz!Добро пожаловать в Африку!
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.아프리카는 자연 관광으로 800억의 수익을 벌어들입니다.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.80 milliárd dolláros öko-turisztikai jövedelem áramlik be Afrikába.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.80 milliards de dollars de revenus annuels viennent de l'éco-tourisme en Afrique.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.80 милиарда долара годишно са приходите от еко-туризъм в Африка.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.C'è un flusso di guadagno, con l'ecoturismo, di 80 miliardi di dollari all'anno in Africa.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.Dochód z ekoturystyki w Afryce każdego roku przynosi 80 miliardów dolarów.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.Er is een geldstroom van 80 miljard dollar per jaar afkomstig van eco-toerisme in Afrika.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.Es gibt pro Jahr einen 80-Milliarden-Dollar- Ökotourismus-Strom nach Afrika.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.Există un flux de venituri din eco-turism de 80 de miliarde de dolari pe an în Africa.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.Há uma indústria de ecoturismo em África com receitas anuais de 60 mil milhões de euros.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.Hay ganancias de 80 mil millones al año por concepto de eco-turismo en África.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.Mỗi năm châu Phi có được 80 tỷ đô la thu nhập từ du lịch sinh thái.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.Ročne prúdi do Afriky 80 miliárd dolárov z ekoturizmu.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.Υπάρχει ροή περίπου 80 δισεκατομμυρίων δολαρίων ετησίως από τον οικολογικό τουρισμό στην Αφρική.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.Денежный поток от экотуризма в Африке составляет 80 миллиардов долларов в год.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.Дохід від екотуризму в Африці становить 80 мільярдів доларів в рік.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.בשנה יש הכנסה של כ - 80 מיליארד דולר מתיירות סביבתית באפריקה.
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.وهناك ما يقارب 80 مليار دولار معتمد على ذلك حيث السياحة الافريقية تستمد قوتها من هذا النظام البيئي
Afrika'ya yılda 80 milyar dolarlık... ...bir eko-turizm gelir akışı var.年間800億ドルも入ります これはライオンだけの心配ではなく
Afrika'yı boydan boya geçtim.아프리카 대륙을 여행했습니다.
Afrika'yı boydan boya geçtim.לפני שחזרתי לאנגליה
Afrika'yı boydan boya geçtim.قبل العودة لإنكلترا
Afrika'yı boydan boya geçtim.それまでの体験と比べると灰色で 落胆するような感じでした
Afrika'yı piyano içine koyarsanız, bu gerçekleşir.전하면 끝내고자 합니다.
Afrika'yı piyano içine koyarsanız, bu gerçekleşir.כשאתה מכניס את אפריקה לפסנתר, אוקי.
Afrika'yı piyano içine koyarsanız, bu gerçekleşir.عند نقحم افريقيا في بيانو ، موافق.
Afrika'yı piyano içine koyarsanız, bu gerçekleşir.鉄のドラムになります。
"Afrika'yla ilgili karanlıkta kalan tek şey, onu ihmal edişimizdir." diyen, coğrafyacı George Kimble'ydi.Bol to geograf George Kimble, ktorý povedal, že "Na Afrike je temná iba naša neznalosť o nej".
"Afrika'yla ilgili karanlıkta kalan tek şey, onu ihmal edişimizdir." diyen, coğrafyacı George Kimble'ydi.Fu George Kimble, il geografo, a dire che "L'unica cosa nera dell'Africa è la nostra ignoranza su di essa".
"Afrika'yla ilgili karanlıkta kalan tek şey, onu ihmal edişimizdir." diyen, coğrafyacı George Kimble'ydi.Geograful George Kimble a spus că "singurul lucru întunecat din Africa este ignoranța noastră."
"Afrika'yla ilgili karanlıkta kalan tek şey, onu ihmal edişimizdir." diyen, coğrafyacı George Kimble'ydi.George Kimble, geograf, powiedział: "Jedyną ciemną rzeczą w Afryce jest nasza ignorancja".
"Afrika'yla ilgili karanlıkta kalan tek şey, onu ihmal edişimizdir." diyen, coğrafyacı George Kimble'ydi.지리학자 조지 킴블은 이렇게 말했죠, "아프리카에 있어 유일한 어두움은 그 어두움을 우리가 간과하고 있다는 것이다."
"Afrika'yla ilgili karanlıkta kalan tek şey, onu ihmal edişimizdir." diyen, coğrafyacı George Kimble'ydi.Ο Τζωρτζ Κίμπλ, ο γεωγράφος, είπε ότι "Το μοναδικό σκοτεινό πράγμα σχετικά με την Αφρική είναι η άγνοιά μας".
"Afrika'yla ilgili karanlıkta kalan tek şey, onu ihmal edişimizdir." diyen, coğrafyacı George Kimble'ydi.Джордж Кимбл, географ, однажды сказал: "Наше незнание Африки является единственной темнотой".
"Afrika'yla ilgili karanlıkta kalan tek şey, onu ihmal edişimizdir." diyen, coğrafyacı George Kimble'ydi.Джордж Кимбъл, географът, е казал: "Единственото тъмно нещо в Африка е нашето невежество за нея."
"Afrika'yla ilgili karanlıkta kalan tek şey, onu ihmal edişimizdir." diyen, coğrafyacı George Kimble'ydi.היה זה ג'ורג' קימבל, הגיאוגרף, שאמר שהדבר החשוך היחיד באפריקה היא הבורות שלנו לגביה
"Afrika'yla ilgili karanlıkta kalan tek şey, onu ihmal edişimizdir." diyen, coğrafyacı George Kimble'ydi.كان جورج كيمبل، الجغرافي، الذي قال إن ، "الشيء الوحيد المظلم حول افريقيا هو جهلنا بها".
"Afrika'yla ilgili karanlıkta kalan tek şey, onu ihmal edişimizdir." diyen, coğrafyacı George Kimble'ydi.「アフリカのただ一つの暗い面は、我々がアフリカに関して無知であることだ」 さあ、さまざまな要素が存在する大陸に光を当てましょう
After that, we'll get rid of all our burdens.Ezt követően, akkor megszabadulni minden terheket.
After that, we'll get rid of all our burdens.Για πόσο καιρό θα συνεχιστεί αυτό; Σφίξε τα δόντια σου, Μπανού. Μέχρι να μπούμε στο χρηματιστήριο.
After that, we'll get rid of all our burdens.Стискай зъби, Бану. Докато излезем на борсата.
Ağabey, bunlar Kimblee'nin Central'dan getirdiği adamlar.Bracie, to jeden z tych, których Kimblee przywiózł z Central.
Ağabey, bunlar Kimblee'nin Central'dan getirdiği adamlar.Fratellone, questi sono i tirapiedi che Kimblee ha portato con sé da Central City.
Ağabey, bunlar Kimblee'nin Central'dan getirdiği adamlar.Hermano, esos son los ayudantes que Kimblee se trajo de Central.
Ağabey, bunlar Kimblee'nin Central'dan getirdiği adamlar.Irmão, estes são os lacaios que o Kimblee trouxe com ele de Central.
Ağabey, bunlar Kimblee'nin Central'dan getirdiği adamlar.Nuo ovat Kimbleen lakeijoita, jotka hän toi Centralista.
Ağabey, bunlar Kimblee'nin Central'dan getirdiği adamlar.Αδερφέ, είναι οι λακέδες που έφερε ο Κίμπλι από το Σέντραλ.
Ağabey, bunlar Kimblee'nin Central'dan getirdiği adamlar.Брат, это те существа, которых Кимбли привёз из Централа.
Ağabey, buraya gel!Chodź tu, bracie.