ge ile cümle
ge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bana öyle geliyor ki biz onu yanlış anlıyoruz.It appears to me that we misunderstand him.
Ona yardım etmemiz gerektiği sonucuna vardık.We came to the conclusion that we should help him.
Biz ona gerçeği söylemeliydik.We should have told him the truth.
Niçin geç kaldığını bize açıklamasını talep ettik.We demanded that he explain to us why he was late.
Tatilimizi kırsal Fransa'yı keşfederek geçirdik.We spent our holiday exploring rural France.
Geleneklere saygılı olmalıyız.We must have respect for tradition.
Yerel geleneklere saygı duymak zorundayız.We have to respect local customs.
Birçok zorlukların üstesinden gelmeliyiz.We must get over many difficulties.
Kar fırtınasında ana kampımıza geri dönmeyi çok zor bulduk.We found it very hard going back to our base camp in the blizzard.
Biz her zaman elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız.We must always do our best.
Biz gelecekle ilgili planımızı tartıştık.We discussed our future plan.
Biz gelecek için bulundurmalıyız.We must provide for the future.
Kazanmamız gerektiğini söyledik.We said we should win.
Elimizden geleni yapacağımızdan emin olabilirsin.You may rest assured that we shall do all we can.
Bizim sosyal engelleri yıkmak için çok çalışmamız gerekmektedir.We must work hard to break down social barriers.
Biz gelecek nesillere kültürümüzü aktarmak zorundayız.We have to transmit our culture to the next generation.
Zamanların gerisinde kalmamak için gazete okumalıyız.We should read the newspaper so as not to lag behind the times.
Biz boşa zaman geçirmeye eğilimliyiz.We are apt to waste time.
İşin gerçeğini kastetmek zorundayız.We have to get at the truth of the matter.
Biz genellikle kentteki belirli bir yerde buluşurduk.We usually met at a certain place in the city.
Biz dağ geçişi boyunca pek çok karıncalar gibi süründük.We crawled like so many ants along the mountain pass.
Geçen yaz Fuji Dağı'na tırmandık.We climbed Mt. Fuji last summer.
İşimizi elimizden geldiği kadar iyi yapmalıyız.We must do our job as best as we can.
Sadece başarısız olmak için elimizden gelenin en iyisini yaptık.We did our best only to fail.
Önümüzdeki Pazar arabayla geziye çıkacağız.We'll go for a drive next Sunday.
Şimdi bile, biz halen onun gerçek katil olduğundan şüpheleniyoruz.Even now, we still doubt that he is the real murderer.
Arabayla ülkeyi gezdik.We traveled around the country by car.
Birbirimizle haberleşmemiz gerekiyor.We need to communicate with each other.
Planımızı gerçekleştiremediğimiz için hayal kırıklığına uğradık.We were disappointed because we could not carry out our plan.
Başkan silahlı güçlerimizi güçlendirmemiz gerektiğini söylüyor.The President says we must beef up our military forces.
Sensiz çok iyi geçinebiliriz.We can get along very well without you.
Acele etmemize gerek yok.There is no need for us to hurry.
Kıt kanaat geçiniyoruz.We are trying to keep the wolf from the door.
Zar zor geçiniyoruz.We are trying to keep the wolf from the door.
Biz bugünün genç insanlarına vatanseverlik aşılamalıyız.We must instill patriotism into the young people of today.
Laramie'ye birlikte geldik ve orada ayrıldık.We went together to Laramie, and there we parted.
Hepimiz iyi vakit geçirdik.We all had such a good time.
İleride başka bir gemi gördük.We saw another ship far ahead.
Çok iyi geçiniyoruz.We are getting on first-rate.
Bir yolunu bulup ormanı geçeceğiz.We will get through the jungle somehow.
Gece için yol kenarı parkta yatacak bir yer bulduk.We bedded down at the roadside park for the night.
Konuyu genel olarak konuştuk.We discussed the matter at large.
Biz hırsızı ele geçirdik.We captured the thief.
Binanın içinde gizli bir geçit bulduk.We found a secret passage into the building.
Yapmamız gerekeni yapmadan bıraktık.We have left undone what we ought to have done.
Biz uzun bir yol geldik.We have come a long way.
Uzun tartışmadan sonra, tatilimizi İspanya'da geçirmeye karar verdik.After much debate, we decided to spend our holidays in Spain.
Sadece konuşmak için gece yarısına kadar uyanık kaldık.We sat up half the night just talking.
Genelde ölümü siyahla bağdaştırırız.We often associate black with death.
Tüm engellerin üstesinden gelmeliyiz.We must go forward getting the better of all obstacles.
Zor koşullar altında elimizden gelenin en iyisini yaptık.We made the best of that bad situation.
Biz ileri geri koşuyorduk.We were running to and fro.
Biz gündüz çalışırız ve gece dinleniriz.We work by day, and rest by night.
Gezimizin amacı, yeni bir fabrikayı ziyaret etmektir.The purpose of our trip is to visit a new factory.
Ayağa kalkmamızın zamanı geldi.The time has come for us to stand up.
İşimizin geleceği iyi değil.The outlook for our business isn't good.
Bizim arabamız hızlıydı ve kısa sürede diğer arabaların önüne geçti.Our car was fast and soon got ahead of the other cars.
Geçen hafta deneyimiz kötü geçti.Our experiment went wrong last week.
Fabrikamızın birçok makineye gereksinimi var.Our factory needs a lot of machinery.
Isı ve ışık, varlığımız için gereklidir.Heat and light are necessary for our existence.