Ana içeriğe geç
Sözlük

ge ile cümle

ge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Öğrenciler, okuma yeteneklerini geliştirmeliler.Students should develop their reading skills.
Öğrencilerin çok çalışması gerekiyor.Students are supposed to study hard.
Öğrenciler geç kalmamaya çalışmalıdır.Students should try not to be late.
Öğrencilerden hiç biri okula geç kalmadı.None of the students were late for school.
Öğrencilerinin yanı sıra öğretmen de geldi.The teacher as well as his students has come.
Öğrenciler genellikle kendi sorunlarını anlayan bir öğretmen severler.Students generally like a teacher who understands their problems.
Öğrencilerin bazıları araba ile okula gelirler.Some of the students come to school by car.
Öğrencilerin sayısı her geçen yıl azalıyor.The number of students is decreasing year by year.
Kolej günlerimin hatıraları aklıma geliyor.Memories of my college days come to my mind.
Öğrencilerin üçte ikisi toplantıya geldi.Two-thirds of the students came to the meeting.
Öğrenciler yaz tatilinin gelmesi için sabırsızlar.Students are impatient for the summer holidays to come.
O mezun olur olmaz babasının genel mağazasında çalışmaya gitti.As soon as he graduated, he went to work in his father's general store.
Gelecek Pazartesi okul başlar.School starts next Monday.
Nara'ya okul gezisi yaptık.We went on a school trip to Nara.
Bir okul gezisinde Towada gölüne gittik.We went to Lake Towada on a school excursion.
Okula bir taş atımlık mesafede kalsa da, sık sık okula geç kalır.Though he lives within a stone's throw of the school, he is often late.
Okula geç kalma.Don't be late for school.
Okula geç kalmamalısın.You must not be late for school.
Okula geç kalan öğrencilerin sayısı beklediğimden çok daha azdı.The number of students who were late for school was much smaller than I had expected.
Bazı öğrenciler okula geç kaldılar.Some of the students were late for school.
Maalesef okula geç kalacağız.I'm afraid we're going to be late for school.
Okulda olman gerekirken neden buradasın?Why are you here when you should be in school?
Okul, her gün vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yerdir.School is where we spend most of our time every day.
Okuldaki başarı çok çalışma gerektirir.Success in school calls for hard study.
Devrim yeni bir çağ getirdi.The revolution brought in a new era.
Devrim birçok değişiklikler getirdi.The revolution has brought about many changes.
Hiçbir şeye söz veremem fakat elimden geleni yapacağım.I can't promise anything, but I'll do my best.
Şüphesiz elinden geleni yaptı ama başarmadı.No doubt he did his best, but he didn't succeed.
Nükleer savaş bu gezegendeki yaşamı sona erdirecektir.Nuclear war will bring life on this planet to an end.
Caddede amaçsızca gezindim.I walked about aimlessly on the street.
Genel olarak konuşursak, Japonlar sıkı işçidir.Generally speaking, Japanese are hard workers.
Genelde Japonya iklimi yumuşaktır.Generally speaking, the climate of Japan is mild.
Genellikle Japonya'da haziran ayında fazla yağmur vardır.As a rule we have much rain in June in Japan.
Genellikle insanlar tüketim vergisine karşıdırlar.In general, people were against the consumption tax.
Genel olarak konuşulursa, kadınlar erkeklerden daha iyi dilcidirler.Generally speaking, women are better linguists than men.
Genel olarak konuşulursa kızlar erkeklerden daha iyi dilcidirler.Generally speaking girls are better linguists than boys.
Genelde işler iyi gidiyor.Altogether, things are going well.
İngilizce öğretmenimiz genellikle çok ödev verir.As a rule, our English teacher gives a lot of homework.
Genelde, onun söylediği doğrudur.Generally speaking, what she says is right.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men.
Genel olarak konuşulursa, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men.
Genel anlamda, Amerikalılar kahveye çok düşkündür.Generally speaking, Americans are very fond of coffee.
Genel olarak konuşursak, biz Japonlar yabancı dilleri konuşmaktan çok çekiniyoruz.Generally speaking, we Japanese are a little too timid in speaking foreign languages.
Florida'daki hava genellikle ılımlıdır.The weather in Florida is generally moderate.
Genel olarak, şirketim şimdi iyi gidiyor.On the whole, my company is doing well now.
Genellikle Japonlar muhafazakardır.On the whole, the Japanese are conservative.
Genelde erkekler kadınlardan daha güçlüdür.Generally speaking, men are stronger than women.
Genel olarak söylemek gerekirse, oğlanlar kızlardan daha hızlı koşabilirler.Generally speaking, boys can run faster than girls.
Genel olarak muhabirler birinin mahremiyetine izinsiz girmeye çekinmezler.By and large, reporters don't hesitate to intrude on one's privacy.
Genelde, Susie hoş bir öğrencidir.In general, Susie is a nice student.
Genelde, Tom neredeyse yaptığı her şeyde uyumlu bir insandır.By and large, Tom is an easygoing person in almost everything he does.
Genel olarak Kanada'nın sert bir iklimi vardır.On the whole, Canada has a severe climate.
Boğazımı temizledim ama hiç kelime gelmedi.I cleared my throat, but no words came.
Dış tavsiye gerekli olabilir.Outside advice may be necessary.
Bir grup yabancı Edo'ya geldi, yani Tokyo.A group of foreigners arrived in Edo, i.e. Tokyo.
Yabancı bir lisan öğrenmek çok fazla pratik gerektirir.It takes a great deal of practice to master a foreign language.
Yabancı dil öğrenmek sabır gerektirir.Mastering a foreign language calls for patience.
Yabancı dilde ustalaşmak çok sabır gerektirir.Mastering a foreign language involves a lot of patience.
Mary'nin yurt dışına gitme hayali sonunda gerçek oldu.Mary's dream of going abroad finally became a reality.
Cerrah beni bir organ nakli operasyonu geçirmem için ikna etti.The surgeon persuaded me to undergo an organ transplant operation.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod