geçtiler ile cümle

geçtiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İsrailin her bölgesinden kâhinlerle Levililer Rehavamdan yana geçtiler.Những thầy tế lễ và người Lê-vi trong khắp xứ Y-sơ-ra-ên, đều từ các miền họ ở, đến cùng Rô-bô-am
İsrailin her bölgesinden kâhinlerle Levililer Rehavamdan yana geçtiler.Những thầy tế_lễ và người Lê-vi trong khắp xứ Y-sơ-ra-ên , đều từ các miền họ ở , đến_cùng Rô-bô-am
İsrailin her bölgesinden kâhinlerle Levililer Rehavamdan yana geçtiler.Och prästerna och leviterna i hela Israel gingo över till honom från alla sina områden;
İsrailin her bölgesinden kâhinlerle Levililer Rehavamdan yana geçtiler.Og prestene og levittene i hele Israel gikk over til ham fra alle de bygder de bodde i;
İsrailin her bölgesinden kâhinlerle Levililer Rehavamdan yana geçtiler.Præsterne og Leviterne i hele Israel kom alle Vegne fra, hvor de boede, og stillede sig til hans Tjeneste;
İsrailin her bölgesinden kâhinlerle Levililer Rehavamdan yana geçtiler.Preoţii şi Leviţii, cari se aflau în tot Israelul, şi-au părăsit locuinţele şi s'au dus la el;
İsrailin her bölgesinden kâhinlerle Levililer Rehavamdan yana geçtiler.Também os sacerdotes e os levitas que havia em todo o Israel recorreram a ele de todos os seus termos.
İsrailin her bölgesinden kâhinlerle Levililer Rehavamdan yana geçtiler.Továbbá a papok és a Léviták, a kik az egész Izráelben valának, õ hozzá csatlakozának minden õ határukból;
İsrailin her bölgesinden kâhinlerle Levililer Rehavamdan yana geçtiler.Και οι ιερεις και οι Λευιται οι εν παντι τω Ισραηλ συνηχθησαν προς αυτον, εκ παντων των οριων αυτων.
İsrailin her bölgesinden kâhinlerle Levililer Rehavamdan yana geçtiler.И всичките свещеници и левити, които бяха в Израил, се събраха при него от всичките си краища.
İsrailin her bölgesinden kâhinlerle Levililer Rehavamdan yana geçtiler.И священники и левиты, какие были по всей земле Израильской, собрались к нему из всех пределов,
İsrailin her bölgesinden kâhinlerle Levililer Rehavamdan yana geçtiler.והכהנים והלוים אשר בכל ישראל התיצבו עליו מכל גבולם׃
İsrailin her bölgesinden kâhinlerle Levililer Rehavamdan yana geçtiler.والكهنة واللاويون الذين في كل اسرائيل مثلوا بين يديه من جميع تخومهم.
İsrailin her bölgesinden kâhinlerle Levililer Rehavamdan yana geçtiler.以 色 列 全 地 的 祭 司 和 利 未 人 、 都 從 四 方 來 歸 羅 波 安
İsrailin her bölgesinden kâhinlerle Levililer Rehavamdan yana geçtiler.以色列 全 地 的 祭司 和 利未 人 、 都 從 四 方 來歸 羅波安
Kızlar odalarına yerleşip, Judy'nin eşi Mark'ın golften dönmesiyle... ...terasta akşam yemeğine geçtiler.A lányok kicsomagoltak, Judy férje Mark is hazajött a golfpályáról, és a teraszon ebédeltek.
Kızlar odalarına yerleşip, Judy'nin eşi Mark'ın golften dönmesiyle... ...terasta akşam yemeğine geçtiler.Luego de desempacar y que el esposo de Judy, Mark, volvió de jugar golf el almuerzo fue servido en la terraza.
Kızlar odalarına yerleşip, Judy'nin eşi Mark'ın golften dönmesiyle... ...terasta akşam yemeğine geçtiler.بعد أن أفرغت الفتاتين حقائبهما و عاد زوج جودي مارك من ملعب الغولف تم تقديم الغداء على التراس
Köşedeki yeni açılan spor salonuna geçtiler o yüzden çok fazla değiller.Alle haben zu der neuen Sporthalle an der Kreuzung gewechselt, deshalb habe ich nicht mehr viele!
Köşedeki yeni açılan spor salonuna geçtiler o yüzden çok fazla değiller.Rất nhiều sinh viên của tôi chuyển đến lớp ở phía bên kia của ngã tư.
Köşedeki yeni açılan spor salonuna geçtiler o yüzden çok fazla değiller.Semua sudah pindah ke Gedung Olah Raga baru yang ada dipersimpangan itu, tidak banyak lagi yang tersisa!
Köşedeki yeni açılan spor salonuna geçtiler o yüzden çok fazla değiller.Toti s-au dus la sala noua care s-a deschis la intersectie, asa ca au ramas putini!
Köşedeki yeni açılan spor salonuna geçtiler o yüzden çok fazla değiller.Większość z nich przeniosła się, wielu nie zostało!
Köşedeki yeni açılan spor salonuna geçtiler o yüzden çok fazla değiller.Όλοι τους πήγαν στο καινούργιο γυμναστήριο στη διασταύρωση, δεν μου έμειναν πολλοί!
Köşedeki yeni açılan spor salonuna geçtiler o yüzden çok fazla değiller.Все перешли в новый спортивный центр на перекрестке ,так что осталось мало
Köşedeki yeni açılan spor salonuna geçtiler o yüzden çok fazla değiller.!جميعهم قد أنتقلوا إلى النآدي الجديد الذي يقع عند التقاطع ، لذا لم يتبقى الكثير
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.A oni posláni jsouce od Ducha svatého, přišli do Seleucie, a odtud plavili se do Cypru.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.A oni teda súc vyslaní od Svätého Ducha prišli dolu do Seleucie a odtiaľ sa odplavili na Cyprus.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Barnaba şi Saul, trimeşi de Duhul Sfînt, s'au coborît la Seleucia, şi de acolo au plecat cu corabia la Cipru.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Da de nu således vare udsendte af den Helligånd, droge de ned til Seleukia og sejlede derfra til Kypern.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Da de nu således var utsendt av den Hellige Ånd, drog de ned til Seleukia og seilte derfra til Kypern,
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Essi dunque, inviati dallo Spirito Santo, discesero a Selèucia e di qui salparono verso Cipro
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Estes, pois, enviados pelo Espírito Santo, desceram a Selêucia e dali navegaram para Chipre.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.두 사람이 성령의 보내심을 받아 실루기아에 내려가 거기서 배 타고 구브로에 가서
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Niin he Pyhän Hengen lähettäminä menivät Seleukiaan ja purjehtivat sieltä Kyproon.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Õk annakokáért, miután kibocsáttattak a Szent Lélektõl, lemenének Szeleucziába; és onnét elevezének Cziprusba.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Ona pa, poslana od svetega Duha, gresta doli v Selevcijo, in odtod se peljeta po morju na Ciper.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Oni tedy wysłani będąc od Ducha Świętego, przyszli do Seleucyi, a stamtąd płynęli do Cypru.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.а да бъдеш за спасение до края на земята".
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Вони ж, послані від Духа сьвятого, прийшли у Селевкию, а звідтіля відплили в Кипр.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Сии, быв посланы Духом Святым, пришли в Селевкию, а оттуда отплыли в Кипр;
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.והמה המשלחים על ידי רוח הקדש ירדו אל סלוקיא ומשם באו באניה אל קפרוס׃
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.فهذان اذ ارسلا من الروح القدس انحدرا الى سلوكية ومن هناك سافرا في البحر الى قبرس‎.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.他 們 既 被 聖 靈 差 遣 、 就 下 到 西 流 基 、 從 那 裡 坐 船 往 居 比 路 去
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.他 們既 被 聖靈 差遣 、 就 下到 西流基 、 從 那 裡 坐船 往 居 比 路 去
Madene kadar bir otoban ve sayıca polis hattı geçtiler.Para llegar a la mina, tuvieron que superar una autopista y varias barreras policiales.
-- neden grip olduğunu düşündükleri pek açık değil -- ama Tamiflu'ya geçtiler.Het is niet duidelijk waarom ze dachten dat ze de griep had - maar ze zijn overgestapt op Tamiflu.
-- neden grip olduğunu düşündükleri pek açık değil -- ama Tamiflu'ya geçtiler.그 독감을 가졌다고 생각한 이유는 분명하지 않지만 그들은 타미플루로 바꿨습니다.
-- neden grip olduğunu düşündükleri pek açık değil -- ama Tamiflu'ya geçtiler.Não é claro porque é que pensaram que ela tinha gripe mas administraram-lhe Tamiflu.
-- neden grip olduğunu düşündükleri pek açık değil -- ama Tamiflu'ya geçtiler.-- nie jest jasne, czemu myśleli, że ma grypę -- ale zaczęli podawać jej Tamiflu.
-- neden grip olduğunu düşündükleri pek açık değil -- ama Tamiflu'ya geçtiler.Непонятно, почему они решили, что у пациентки грипп, но перешли на Темифлю.
-- neden grip olduğunu düşündükleri pek açık değil -- ama Tamiflu'ya geçtiler.לא ברור מדוע הם חשבו שיש לה שפעת - אבל הם עברו לטאמיפלו.
-- neden grip olduğunu düşündükleri pek açık değil -- ama Tamiflu'ya geçtiler.لا علم لأحد كيف ظنوا أنها مصابة بالانفلونزا فقاموا باعطائها التاميفلو
-- neden grip olduğunu düşündükleri pek açık değil -- ama Tamiflu'ya geçtiler.タミフルが処方されました 6日目には最後の手段である
Pi-Hahirottan ayrılıp denizden çöle geçtiler. Etam Çölünde üç gün yürüdükten sonra Marada konakladılar.하히롯 앞에서 발행하여 바다 가운데로 지나 광야에 이르고 에담 광야로 삼 일 길쯤 들어가서 마라에 진쳤고
Pi-Hahirottan ayrılıp denizden çöle geçtiler. Etam Çölünde üç gün yürüdükten sonra Marada konakladılar.Potem od góry Hor wymierzycie granice, aż gdzie wchodzą do Hemat; a będą się kończyć granice aż do Sedada.
Pi-Hahirottan ayrılıp denizden çöle geçtiler. Etam Çölünde üç gün yürüdükten sonra Marada konakladılar.ויסעו מפני החירת ויעברו בתוך הים המדברה וילכו דרך שלשת ימים במדבר אתם ויחנו במרה׃
Pi-Hahirottan ayrılıp denizden çöle geçtiler. Etam Çölünde üç gün yürüdükten sonra Marada konakladılar.從 比 哈 希 錄 對 面 起 行 、 經 過 海 中 到 了 書 珥 曠 野 . 又 在 伊 坦 的 曠 野 走 了 三 天 的 路 程 、 就 安 營 在 瑪 拉
Pi-Hahirottan ayrılıp denizden çöle geçtiler. Etam Çölünde üç gün yürüdükten sonra Marada konakladılar.從比哈希錄對 面 起行 、 經過 海中 到 了 書珥曠野 . 又 在 伊坦 的 曠野 走 了 三 天 的 路程 、 就 安營 在 瑪拉
Siyonda kadınların, Yahuda kentlerinde erden kızların ırzına geçtiler.A las mujeres violaron en Sion, y a las vírgenes en las ciudades de Judá
İlgili Sayfalar