geçtiği ile cümle
geçtiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Burası Amerikan tarihinin önemli anlarının geçtiği bir alandır.זה מקום בו רגעים מכריעים בהסטוריה האמריקאית קרו.
Burası Amerikan tarihinin önemli anlarının geçtiği bir alandır.いくつもの歴史的瞬間の舞台となり それらが永遠に刻み込まれています
Burası, umut için cesaret etmekten biraz cesaret için umut etmeye geçtiğimiz zaman.Če smo bili prej dovolj drzni, da smo upali, zdaj upamo na malo predrznosti.
Burası, umut için cesaret etmekten biraz cesaret için umut etmeye geçtiğimiz zaman.그래서 우리는 이런 대담함에서 희망으로 나아갈 때,
Burası, umut için cesaret etmekten biraz cesaret için umut etmeye geçtiğimiz zaman.Udało nam się przejść od śmiałej nadziei do nadziei na śmiałość.
Burası, umut için cesaret etmekten biraz cesaret için umut etmeye geçtiğimiz zaman.Така че сега, когато преминахме от смелостта за надежда до надежда за смелост,
Burası, umut için cesaret etmekten biraz cesaret için umut etmeye geçtiğimiz zaman.אז הנה, בזמן שעברנו מהתעוזה לחלום לחלומות על תעוזה,
Burası, umut için cesaret etmekten biraz cesaret için umut etmeye geçtiğimiz zaman.لذا ها نحن هنا، وفي أوقات انتقلنا فيها من الجرأة على الأمل إلى الأمل بجرأة،
Burası, umut için cesaret etmekten biraz cesaret için umut etmeye geçtiğimiz zaman.変わったかもしれないが 皆さんの助けが必要なんだ
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Dice que atravesó todo el desierto ella sola para llegar hasta aquí.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Ela diz que atravessou o grande deserto a Este, sozinha, para vir até aqui.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Ha attraversato il grande deserto a est tutta da sola, per venire qui.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Hon säger att hon gick genom öknen- -alldeles själv.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Hun gik gennem ørkenen - - helt alene.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Twierdzi, że sama przeszła wielką pustynię na wschodzie.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Tyttö väittää ylittäneensä aavikon yksin tullakseen tänne.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Λέει ότι διέσχισε μόνη της τη μεγάλη έρημο της ανατολής για να έρθει εδώ.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Она говорит, что пересекла пустыню на востоке одна, чтобы прийти сюда.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Eu sei o que vai nas vossas ideias quando olham para estas imagens.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Ich weiss woran Sie denken, wenn Sie diese Bilder anschauen.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Ik weet waaraan je denkt wanneer je naar deze foto's kijkt.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Jeg ved hvad i tænker på når i ser disse billeder.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Je sais à quoi vous pensez en regardant ces images.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.여러분이 이 사진을 보실 때 어떤 생각을 하실지 압니다.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Saya tahu apa yang ada dalam pikiran Anda saat melihat gambar ini.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Sé qué se les ocurre al mirar estas imágenes.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.So cosa vi passa per la mente quando guardate queste immagini.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Ştiu la ce vă gândiţi atunci când vă uitaţi la aceste fotografii.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Tôi biết cái gì trong đầu bạn khi bạn nhìn những tấm ảnh này.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Tudom, mire gondolnak a képek láttán.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Viem, čo si pomyslíte pri pohľade na tieto obrázky.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Vím, co si pomyslíte při pohledu na tyto obrázky.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Wiem, o czym myślicie patrząc na te zdjęcia.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Ξέρω τι σκέφτεστε όταν κοιτάτε αυτές τις εικόνες.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Знам какво си мислите, когато гледате тези снимки.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Я знаю, о чём вы думаете, когда смотрите на эти картинки.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.Я знаю, про що ви думаєте, коли бачите ці зображення.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.היא סקס.
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.اعرف ما يجول في بالكم حين النظر إلى هذه الصور
Bu resimlere bakarken zihninizden neler geçtiğini biliyorum.生殖が非常に重要なのは -
Bu sebepten dolayı grafiğin bu noktadan geçtiğini anlayabiliyorum.Então eu sei que ele passa por este ponto.
Bu sebepten dolayı grafiğin bu noktadan geçtiğini anlayabiliyorum.F x が 0 に等しい場合は、f x の平等は、知っています。
Bu sebepten dolayı grafiğin bu noktadan geçtiğini anlayabiliyorum.그래서 이 지점을 지나게 됩니다
Bu sebepten dolayı grafiğin bu noktadan geçtiğini anlayabiliyorum.Por lo que sé que atraviesa por este punto.
Bu sebepten dolayı grafiğin bu noktadan geçtiğini anlayabiliyorum.Quindi so che passa attraverso questo punto.
Bu sebepten dolayı grafiğin bu noktadan geçtiğini anlayabiliyorum.Så jag vet att den går genom den punkten.
Bu sebepten dolayı grafiğin bu noktadan geçtiğini anlayabiliyorum.Så jeg ved, at det går gennem dette punkt.
Bu sebepten dolayı grafiğin bu noktadan geçtiğini anlayabiliyorum.Stąd wiem, że wykres funkcji f(x) musi przechodzić przez ten punkt.
Bu sebepten dolayı grafiğin bu noktadan geçtiğini anlayabiliyorum.Takto ja viem, ze to ide cez tento bod.
Bu sebepten dolayı grafiğin bu noktadan geçtiğini anlayabiliyorum.Vì vậy, tôi biết nó đi qua thời điểm này.
Bu sebepten dolayı grafiğin bu noktadan geçtiğini anlayabiliyorum.Z toho vidím, že tímto bodem prochází.
Bu sebepten dolayı grafiğin bu noktadan geçtiğini anlayabiliyorum.لذا انا اعلم انه يمر بهذه النقطة
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.Azt hittem, hogy az idő számomra megállt, de a családom és barátaim számára tovább haladt.
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.Credevo che per qualche ragione il tempo si fosse fermato continuando a scorrere per la famiglia e gli amici.
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.Crezusem că timpul a stat cumva în loc şi că a trecut doar pentru familie şi prieteni.
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.Karena beberapa alasan saya berpikir waktu tetap diam namun bergerak bagi keluarga dan teman-teman saya.
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.저는 어떤 이유로 시간이 멈춰서 식구들이나 친구들에게 옮겨갔다고 생각했어요
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.Myslela som si, že z nejakého dôvodu pre mňa čas stál a išiel pre moju rodinu a priateľov.
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.Pensaba que por alguna razón el tiempo se había detenido y solo había avanzado para mis parientes y amigos.
Bu sürenin bir sebep için harcandığını ve ailem ve arkadaşlarım için geçtiğini düşünüyordum.Pensei que o tempo tinha parado por qualquer razão e continuado para a família e para os amigos.