geçtiği ile cümle
geçtiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.Si trattava, appunto, di una tecnologia in cui una certa Claire interagiva con questo ragazzino.
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.Używając tej technologii prezenterka porozumiewała się z tym chłopcem.
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.A byl to technologický kousek, ve kterém dívka jménem Claire komunikovala s tímto chlapcem.
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.Dit was een stukje technologie met Claire die interactie heeft met deze jongen.
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.Era uma tecnologia, com uma pessoa de nome Claire que interagia com este rapaz.
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.Es war eine Technologie, bei dem jemand namens Claire mit diesem Jungen interagierte.
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.Et c'était une technologie où une personne nommée Claire interagissait avec ce garçon.
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.Iar pentru a demonstra această tehnologie, cineva pe nume Claire a interacționat cu acest băiat.
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.그 때 소개한 것은 클레어라는 사람이 이 소년과 상호작용하는 기술의 일부분을 소개했죠
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.Và đây là một phần của công nghệ với ai đó đã gọi là Claire tương tác với cậu bé này
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.Και ήταν ένα τεχνολογικό κομμάτι με μια κοπέλα, την Claire, να αλληλεπιδρά με το αγόρι.
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.И това е част от технологията с някой, наречен Клер, взаимодействайки с това хлапе.
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.И это была технология, которую демонстрировала некая Клэр, взаимодействуя с этим мальчиком.
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.וזו הייתה פיסת טכנולוגיה עם מישהי בשם קלייר שמתקשרת עם הילד הזה.
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.وقد كان هذا جزء من تكنولوجيا تدعى " كلير " وهي تكنولوجيا تواصل مع هذا الطفل
Bu, Claire adlı birinin bu çocuk ile iletişime geçtiği bir teknoloji ürünüydü.男の子と話すものでした するとネット上で "できっこないさ!"
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Ahelyett, hogy felkészülne, a gyerek arra néz, amerre a labda volt.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Anstatt sie vorherzusagen, folgt das Kind der Bewegung des Balls nach.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Anziché anticipare, segue sempre i punti dove la palla è passata.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Au lieu d'anticiper, l'enfant suit toujours l'endroit où la balle est passée.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Em vez de prever, a criança segue sempre onde a bola esteve.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Ennakoimisen sijaan lapsi seuraa aina palloa sen mukaan missä se on jo ollut.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.În loc să anticipeze, copilul urmărește mereu direcția unde a fost mingea.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.In plaats van vooruit te kijken, volgt dit kind steeds waar de bal geweest is.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.게임을 하기보다는, 아이는 항상 볼이 어디에 있는지 따라갑니다.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Namesto pričakovanja otrok vedno sledi točki, kjer je žogica bila.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Namísto předpovídání, dítě stále sleduje, kde míč právě je.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Thay vì phán đoán trước, nó chỉ theo dấu nơi trái banh rơi trúng.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Zamiast przewidywać, dziecko śledzi ruch piłki.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Αντί να προβλέπει, το παιδί πάντα ακολουθεί το πού έχει πάει η μπάλα.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Вместо да очаква, детето винаги следва къде е била топката.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Вместо того, чтобы предугадывать, он постоянно смотрит туда, где находится шарик.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.Замість того, щоб передбачати, він постійно дивиться туди, де знаходиться кулька.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.במקום לצפות מראש, הילד תמיד עוקב אחר איפה שהכדור כבר היה.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.بدلا من التوقع, يتابع الطفل بإستمرار المكان الذي "كانت" فيه الكرة.
Bu çocuk topun yönünü öngörmek yerine her zaman topun geçtiği yolu takip ediyor.この子はいつもボールがどこにあったかを見ています 自閉症の場合には
Bu geçtiğimiz dönemde Hava taşıtlarını beklemek için el gücü ile buzda taşıdılar.Dit afgelopen seizoen, hebben ze deze vervoerd over het ijs naar het wachtende vliegtuig.
Bu geçtiğimiz dönemde Hava taşıtlarını beklemek için el gücü ile buzda taşıdılar.In der vergangenen Saison haben sie die Blöcke durch das Eis zum wartenden Flugzeug geschleppt.
Bu geçtiğimiz dönemde Hava taşıtlarını beklemek için el gücü ile buzda taşıdılar.La saison dernière, ils les ont transportés à dos d'homme à travers la glace jusqu'à un avion qui attendait.
Bu geçtiğimiz dönemde Hava taşıtlarını beklemek için el gücü ile buzda taşıdılar.Poslednú sezónu, ich ručne ich presúvali cez ľad do čakajúceho lietadla.
Bu geçtiğimiz dönemde Hava taşıtlarını beklemek için el gücü ile buzda taşıdılar.Viime kautena he kuljettivat ne miesvoimin jään yli odottavaan lentokoneeseen.
Bu geçtiğimiz dönemde Hava taşıtlarını beklemek için el gücü ile buzda taşıdılar.V poslední sezóně je ručně přemístili přes ledové pole k čekajícímu letadlu.
Bu geçtiğimiz dönemde Hava taşıtlarını beklemek için el gücü ile buzda taşıdılar.W ostatnim sezonie, przenosili je własnymi rękami, do oczekującego samolotu.
Bu geçtiğimiz dönemde Hava taşıtlarını beklemek için el gücü ile buzda taşıdılar.Πέρυσι, τα μετέφεραν με τα χέρια στον πάγο μέχρι το αεροσκάφος που περίμενε.
Bu geçtiğimiz dönemde Hava taşıtlarını beklemek için el gücü ile buzda taşıdılar.В прошлом году они перетащили их по льду в ожидающий самолёт.
Bu geçtiğimiz dönemdeÎn acest ultim sezon,
Bu geçtiğimiz dönemde지난 계절에는
Bu geçtiğimiz dönemdeLa scorsa stagione
Bu geçtiğimiz dönemdeLa temporada pasada,
Bu geçtiğimiz dönemdeMùa vừa qua,
Bu geçtiğimiz dönemdeבעונה האחרונה,
Bu geçtiğimiz dönemdeفي الموسم الماضي
Bu geçtiğimiz dönemde人力で氷原を
Bu, geçtiğimiz yaz Avrupa Kalp Dergisi'nde yayınladığım bir makaleden bir sayı.Asta e o imagine dintr-un editorial pe care l-am publicat vara asta în Jurnalul European de Cardiologie.
Bu, geçtiğimiz yaz Avrupa Kalp Dergisi'nde yayınladığım bir makaleden bir sayı.Đây là số liệu từ một bài xã luận mà tôi đã công bố trên tập san về tim Châu Âu mùa hè này.
Bu, geçtiğimiz yaz Avrupa Kalp Dergisi'nde yayınladığım bir makaleden bir sayı.Det här är en illustration från en ledare som jag skrev i European Heart Journal i somras.
Bu, geçtiğimiz yaz Avrupa Kalp Dergisi'nde yayınladığım bir makaleden bir sayı.Dit is een afbeelding uit een artikel dat ik publiceerde in het 'European Heart Journal' afgelopen zomer.
Bu, geçtiğimiz yaz Avrupa Kalp Dergisi'nde yayınladığım bir makaleden bir sayı.Esta es una cifra de una publicación que escribí para el European Heart Journal el verano pasado.
Bu, geçtiğimiz yaz Avrupa Kalp Dergisi'nde yayınladığım bir makaleden bir sayı.Esta é uma ilustração de um artigo que publiquei no verão passado na Revista Europeia do Coração.
Bu, geçtiğimiz yaz Avrupa Kalp Dergisi'nde yayınladığım bir makaleden bir sayı.Ez a kép egy cikkből van amit tavaly nyáron az Európai Szív Magazinban publikáltam.