geçtiği ile cümle
geçtiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca bir zamanların ünlü treni Orient Express de filmin geçtiği mekanlardan biridir.Jednym z bardziej znanych przykładów nazw pociągów jest Orient Express.
Red Bull Racing geçtiğimiz yıl motor tedarikçisi Renault ile sözleşmesini olaylı bir şekilde fesh etti.Red Bull Racing przedłużył umowę na dostawę silników od Renault.
22 Aralık 2005 tarihinde Boyd'un Rangers'a geçtiği duyrulmuştur ama resmi geçiş 1 Ocak 2006'da oldu.22 grudnia 2005 ogłoszono jednak, że Boyd od stycznia 2006 będzie zawodnikiem Rangers.
Afrika'nın güneyinde soğuk Benguela Akıntısı'nın geçtiği kıyılara endemiktir.Wzdłuż wybrzeża płynie zimny Prąd Benguelski.
Güneşin başuçtan geçtiği iki defaya uyan iki bol yağmurlu zaman vardır.Adam Ziemianin) Dwa Kroki Do Jesieni (sł.
Anne sütüne geçtiği bilinmemektedir.Nie wiadomo natomiast, czy miglustat przechodzi do mleka matki.
Dünya medyasına operasyonun başarılı geçtiği ilan edildi.Prezydent powiedział, że operacja była słuszna.
Geçtiği bölgelere verdiği sıkınta bazen oldukça fazlaydı.Bördan på de områden han passerade igenom var ibland stor.
Yıllar geçtiğinde Jim ve Michelle evlenirken Kevin ve Vicky ayrıldı.Under åren som gått har Jim och Michelle gift sig, medan Kevin och Vicky gjort slut.
Domuzlara yabani kuşlardan geçtiği düşünülmektedir ve mevcut özel bir tedavisi yoktur.Man tror att viruset överförs till grisar från viltfåglar och det finns ingen specifik behandling.
Geçtiği noktadan Dünya tam altı saat önce geçmişti.Den passerar rakt igenom den plats jorden befunnit sig på endast sex timmar tidigare.
Sezar'ın nehri geçtiği tarihi noktayla ilgili günümüzde çok az kanıt vardır.Idag finns det väldigt få bevis för Caesars historiska övergång.
Babasının yerine tahta geçtiğinde erkek kardeşi ona karşı ayaklanmıştır.Strax efter att han efterträtt sin far, gjorde hans bror uppror mot honom.
Vgchartz.com sitesinden alınan bilgilere göre oyunun ön siparişlerinin bir buçuk milyonu geçtiği bildirildi.Enligt VGChartz.com har spelet totalt sålts i fler än sex miljoner exemplar.
Ancak geçtiğimiz 2014 yılında hiçbir pagerank güncellemesi olmamıştır.Fram till december 2012 hade spåret dock ännu inte fått något utgivningsdatum.
3. Dereceden Deprem Kuşağı : Sarsıntıların az zararla geçtiği alanlardır.Klass 3R Gränsfall för vad som skadar ögat.
Geçtiğimiz yıllarda Meksika takımları da katılmıştır.De senaste åren har även mexikanamerikanska immigranter bosatt sig här.
Rhone nehrinin kıyılarına geldiğinde Scipio, Hannibal’in çoktan bölgeyi geçtiğini fark etmiştir.När Scipio går norrut utmed Rhônes högra strand får han veta att Hannibal redan har hunnit korsa floden.
Kış mevsiminin uzun geçtiği bölgelerde kırsal kesimde çok kullanılır.De blev ofta uttråkade under den långa vintervilan.
Bu yeri, çocukluğumun geçtiği mahalleyi, asla unutmayacağım.Ej att förväxla med min barndoms jular.
Böylece, bir bölge halkı bazen bir başka devletin egemenliğine geçtiğini sonradan öğrenebilirdi.Detta inträffade ofta när en provins under denna tid underställt sig en ny stat.
Doğumdan ölüme kadar insanlar geçtiği sekiz evre tespit etmiştir.Hittills har det rapporterats att åtta barn har fötts som ett resultat av transplantationerna.
Reuters haber ajansı da “AA'nın geçtiği Bahoz Erdal haberi”ni doğrulatamadıklarını abonelerine duyurdu.Elektra säger då till Handen att de inte ska låta New Avengers lämna Japan.
Yayına geçtiği dönemde, seçkin filmleri üyeleri ile buluşturmuştur.De två lärde känna varandra under kortfilmen Prinsen.
Domuzlara yabani kuşlardan geçtiği düşünülmektedir ve mevcut özel bir tedavisi yoktur.Вважається, що зараження свиней відбулося через диких птиць, і конкретного лікування не існує.
İlk şehrin tüm nüfusunun kameranın önünden geçtiğini düşünelim.Уявіть, що все населення міста в 1 млн пройде перед камерою.
Filmin geçtiği mekanlar Los Angeles, Uruguay ve Buenos Aires'dir.Зйомки фільму проходили в Лос-Анджелесі, Уругваї і Буенос-Айресі.
Savaşın geçtiği bölgede yer almaktadır.Особливо там, де йде війна.
Bye = Atletin bay geçtiği aşama.Стрий попрощався з учасником АТО.
Kasaya geçtiğinde ise Riley'yi görür.Заглянувши всередину, Джилл захлопує коробку.
Rensing'in kaleye geçtiği maçta Bayern sahadan 2-0'lık sonuçla galip ayrıldı.З Ренсінгом на воротах «Баварія» виграла цей матч 2-0.
Ali'nin çocukluk dönemi, İslâm peygamberinin çocukluk döneminin geçtiği evde geçmiştir.Усе в будинку збереглося як у часи дитинства колишнього керівника держави.
Sezar'ın nehri geçtiği tarihi noktayla ilgili günümüzde çok az kanıt vardır.До нашого часу дійшло дуже мало історичних підтверджень походу Цезаря.
Mayıs 2010'da kullanıcı sayısının bir milyonu geçtiği açıklanmıştır.В жовтні 2013 года число сервіс досяг 1 млн. користувачів.
Geçtiği yerde kasırgalar, fırtınalar kopar.Вони викопали яму, де зараз трясовина.
Ben Deliyim'de olayların geçtiği mekanlar sadece okul ve evdir.В ряді випадків будівлі пристосовувалися під школи і клуби.
Geçtiğimiz yıl ise Erbil (Irak) ve Varna (Bulgaristan) duraklarını uçuş ağına ilave etti.На той момент із аеропорту здійснювалися чартерні авіарейси до Стамбула (Туреччина) і Варни (Болгарія).
Michael geçtiğini söyler ve ekler, “Birkaç gün içinde öyle ya da böyle her şey sona erecek.”І немає ніякої різниці, сталося б, усе, що сталося вчора або через декілька років».
Geçtiği noktadan Dünya tam altı saat önce geçmişti.З моменту початку активних дій пройшло вже 6 років.
Ardından şarkıda da onun isminin geçtiği bir dize yazdı.Характер) отримав завдяки назвам пісень, що увійшли до нього.
Geçtiğimiz yıllarda adadan çıkarılan taşlardan İstanbul mendirekleri ve limanları yapılmıştır.В минулі роки Стамбульські хвилерізи і порти були побудовані з каміння, вивезеного з острова.
Diğer birkaç kaynak Pavlus'un Roma'da iki yıl kaldığını ve daha sonra İspanya'ya geçtiğini yazar.Podle některých jiných pramenů strávil Pavel v Římě dva roky a poté odešel do Hispánie.
Poe bu böcekte, öykünün geçtiği bölgede görülen iki farklı böceğin özelliklerini birleştirmiştir.E. A. Poe zkombinoval charakteristiky dvou druhů hmyzu vyskytujících se v oblasti, kde se odehrává příběh.
Wirecard Bank geçtiğimiz günlerde 3 boyutlu sanal dünya olan Second Life’ta da sanal şube açmıştır.V poslední době banka Wirecard otevřela svou virtuální pobočku v 3-D virtuálním světě Second Life.
Farabi kitabın Arapça "Kitâb-ül-mevâzi'-il-cedelîye", Yunancada ise "Tûbikâ" olarak geçtiğini yazar.Některá písmena (Â, Ç, Ğ, I, İ, Î, Ö, Ş, Û a Ü) byla upravena tak, aby odpovídala fonetickým potřebám jazyka.
Ancak geçtiğimiz 2014 yılında hiçbir pagerank güncellemesi olmamıştır.K roku 2012 neměla žádného stálého trenéra.
Romanlarındaki olayların geçtiği mekânlar birbirlerine göre farklılık göstermektedir.O tom, co se odehrálo tam, se pověsti rozcházejí.
Bu aynı zamanda Japon otomobil endüstrisinin Amerikan otomobil endüstrisine geçtiği tarihi andır.Byl předzvěstí úrovně rozvíjejícího se japonského automobilového průmyslu.
Filon felsefe ile dinin iç içe geçtiği görüşünü benimsemiştir.Leontion si dopisovala s filosofem Epikúrem.
Geçtiğindede hiçbir iz kalmaz.Na toku se nenachází žádné přemostění.
Konstantin tahta geçtiğinde duldu ve tekrar evlenmedi.Konstancie ho přežila o desítky let a znovu se neprovdala.
Olayın geçtiği yer ve zaman belirsizdir.Historie a funkce objektu je nejasná.
Geçtiğimiz yıllarda bazı oldukça iyi filmler çıktı.Au fost lansate filme destul de bune în ultimii ani.
Ben de geçtiğimiz günlerde başkanımız ile yaptığımız ilk görüşmenin ardından hemen anlaştım.Doamne, cu ce bucurie am venit eu acasă după cea dintâi afacere a mea!
Domuzlara yabani kuşlardan geçtiği düşünülmektedir ve mevcut özel bir tedavisi yoktur.Se crede că păsările sălbatice sunt sursa și nu există un tratament anume.
Geçtiğimiz 10 yılda, tip 2 diyabet çocukları ve gençleri de etkilemeye başlamıştır.În primii doi ani, tema Zilei Mondiale SIDA s-a axat pe copii și tineri.
Basiliscus impartorluğa geçtiğinden beri Monofizit doktrinlerine destek sağlamaktaydı.De la începutul domniei, Basiliskos a dat susținere monofiziților.
Posof-Ardahan yolunun geçtiği tek caddesi vardır.Are un singur drum principal care merge prin mijlocul său.
Đşte bu uluslararası Delphi hareketinin hayata geçtiği an oldu.Bătaia delfin - Acest procedeu de înot imită mișcările ondulatorii ale delfinului.
1992 yılında Sovyet sonrası Rus silahlı kuvvetlerinin büyük bir düşüşe geçtiğini görmekteyiz.Tabelul de mai jos arată redimensionarea numerică drastică a flotei ruse după 1992.