geçmiyor ile cümle
geçmiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.Тем не менее, мы не отказываемся от учителей.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.דרך אגב, התכנה לא אמורה להחליף מורים.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.نحن لا نستبدل المدرسين، بالمناسبة
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.思っているわけではなく 力を与えたいと思っているのです
Bu yüzden son günlerde binasının önünden bile geçmiyorum.C'est la raison pour laquelle je ne me suis même pas approché de l'annexe ces derniers jours.
Bu yüzden son günlerde binasının önünden bile geçmiyorum.Das ist warum ich...in den letzten Tagen<br />nicht im Nebengebäude vorbei kam.
Bu yüzden son günlerde binasının önünden bile geçmiyorum.De aceea n-am mai pus piciorul prin anexa.
Bu yüzden son günlerde binasının önünden bile geçmiyorum.Itulah mengapa aku lama tidak pernah lagi pergi dekat pavilyun itu.
Bu yüzden son günlerde binasının önünden bile geçmiyorum.Questo è il motivo per cui non sono neanche <br />andato vicino alla casa per giorni.
Bu yüzden son günlerde binasının önünden bile geçmiyorum.To dlatego nie podchodzę blisko aneksu przez kilka dni.
Bu yüzden son günlerde binasının önünden bile geçmiyorum.Γι'αυτό δεν έχω πλησιάσει το κτίριο εδώ και μέρες.
Bu yüzden son günlerde binasının önünden bile geçmiyorum.Поэтому в последние дни я даже не появляюсь перед ним.
Bu yüzden son günlerde binasının önünden bile geçmiyorum.لـهذا تجنبت الإقتراب من الـمرفق لأيـام
Daha fazala UN enstitüsü kurmaktan geçmiyor. eğer UN olmasaydıi onu icat etmek zorunda kalacaktık.Gdyby nie było ONZ, musielibyśmy ją stworzyć.
Daha fazala UN enstitüsü kurmaktan geçmiyor. eğer UN olmasaydıi onu icat etmek zorunda kalacaktık.Ha nem lenne az ENSZ, nekünk kellene feltalálni. A világnak szüksége van egy nemzetközi fórumra.
Daha fazala UN enstitüsü kurmaktan geçmiyor. eğer UN olmasaydıi onu icat etmek zorunda kalacaktık.Mijn eigen mening is dat dit waarschijnlijk niet gebeurt door meer VN-instituties in het leven te roepen.
Daha fazala UN enstitüsü kurmaktan geçmiyor. eğer UN olmasaydıi onu icat etmek zorunda kalacaktık.Můj názor je, že tohoto nebude dosaženo založením dalších institucí OSN.
Daha fazala UN enstitüsü kurmaktan geçmiyor. eğer UN olmasaydıi onu icat etmek zorunda kalacaktık.이렇게 되지는 않을 것 같습니다 우리가 U.N.이 없었다면 그걸 만들어 내야했겠죠.
Daha fazala UN enstitüsü kurmaktan geçmiyor. eğer UN olmasaydıi onu icat etmek zorunda kalacaktık.Ако нямахме ООН, щеше да се наложи да я измислим.
Daha fazala UN enstitüsü kurmaktan geçmiyor. eğer UN olmasaydıi onu icat etmek zorunda kalacaktık.Если бы у нас не было ООН, нам следовало бы его изобрести.
Daha fazala UN enstitüsü kurmaktan geçmiyor. eğer UN olmasaydıi onu icat etmek zorunda kalacaktık.Якби не існувало ООН, нам довелося б його вигадати.
Daha fazala UN enstitüsü kurmaktan geçmiyor. eğer UN olmasaydıi onu icat etmek zorunda kalacaktık.פשוט ע"י יצירת עוד מוסדות במסגרת האו"ם. אם לא היה לנו את האו"ם, היינו צריכים להמציא אותו.
Daha fazala UN enstitüsü kurmaktan geçmiyor. eğer UN olmasaydıi onu icat etmek zorunda kalacaktık.国連のような機関は必要ではありますが 世界は国際的な討論の場を必要としています
Dalga geçmiyorum. Dini kabul etmenin tek sebebi bu.Non faccio spirito con questo ma se accetti la religione solo per questa ragione,
Dalga geçmiyorum. Dini kabul etmenin tek sebebi bu. Ölüm.Et si les gens se sentent mal ?
Dalga geçmiyorum. Dini kabul etmenin tek sebebi bu. Ölüm.Не си правя шеги, но ако приемате религията само поради тази причина - смъртта, тогава това е реално решение.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.A tankönyvek nem említik.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.De studieboeken vermelden het niet.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.Die Lehrbücher erwähnen es nicht.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.I libri di testo non lo menzionano.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.교과서에서도 언급하지 않습니다.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.Lærebøgerne omtaler den ikke.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.Läroböckerna nämner det inte.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.Les manuels n'y font aucunement référence.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.Los libros de texto no la mencionan.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.Manualele nu o menționează.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.Podręczniki o niej nie wspominają.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.Učebnice to nezmiňují.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.Τα σχολικά βιβλία δεν το αναφέρουν.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.В учебниках этого нет.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.Учебниците не го споменават.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.המדריכים לא מזכירים את זה.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.الكتاب لم يذكر ذلك
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.シラバスでは 人間に毛が無い理由どころか
Evdeydim, baktım saat bir türlü geçmiyor.A casa continuavo a guardare l'ora ma sembrava che il tempo non passasse mai.
Evdeydim, baktım saat bir türlü geçmiyor.Acasa ma uitam la ceas, dar parca nu inainta ora.
Evdeydim, baktım saat bir türlü geçmiyor.A la maison, je n'arrêtais pas de regarder l'heure mais j'avais l'impression que ça ne bougeais pas.
Evdeydim, baktım saat bir türlü geçmiyor.Di rumah, aku terus melihat jam tapi rasanya seperti itu tidak bergerak.
Evdeydim, baktım saat bir türlü geçmiyor.Doma sem strmel v uro, pa se mi je zdelo, da se nikamor ne premakne.
Evdeydim, baktım saat bir türlü geçmiyor.Hemma så tittade jag på klockan hela tiden men det kändes som om den inte rörde sig.
Evdeydim, baktım saat bir türlü geçmiyor.Ở nhà mình cứ nhìn đồng hồ mãi nhưng cảm giác như nó không chạy vậy.
Evdeydim, baktım saat bir türlü geçmiyor.Thuis bleef ik naar de klok kijken, maar het leek erop dat het stil bleef staan.
Evdeydim, baktım saat bir türlü geçmiyor.W domu patrzałem się na zegarek ale wskazówki się nie chciały ruszyć.
Evdeydim, baktım saat bir türlü geçmiyor.Zu Hause starrte ich die Uhr die ganze Zeit an, aber ich hatte das gefühl sie bewegt sich nicht,
Evdeydim, baktım saat bir türlü geçmiyor.Στο σπίτι, κοιτούσα συνέχεια το ρολόι αλλά ένιωθα πως δεν περνούσε η ώρα.
Evdeydim, baktım saat bir türlü geçmiyor.Просто дома я все смотрел на часы, но было такое впечатление, что они не двигались.
Geçmiyorum. Ona gerçekten ihtiyacım var.Aku tidak bercanda, aku membutuhkannya.
Geçmiyorum. Ona gerçekten ihtiyacım var.Không phải tôi đùa, mà tôi thực sự cần cô ấy.
Geçmiyorum. Ona gerçekten ihtiyacım var.أنا لا أمزح .أنا حقاً أحتاج إليها
Hayır ya, yok öyle bir şey. Evdeydim, baktım saat bir türlü geçmiyor.לא, זה לא. כשישבתי בבית, המשכתי להסתכל על השעון, אבל הוא נראה כאילו הוא לא זז