geçmiyor ile cümle
geçmiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu dönemde Kudüs, duvarlarla çevrili alanı geçmiyordu ve nüfusu 30.000 civarındaydı.По това време Йерусалим не се е разпростирал извън оградената част и е имал население от няколко хиляди души.
Bunların ortalama süresi birkaç saniyeyi geçmiyordu.Doba letu nepresiahla pár desiatok sekúnd.
Bu dönemde Kudüs, duvarlarla çevrili alanı geçmiyordu ve nüfusu 30.000 civarındaydı.Tuo laikotarpiu Jeruzalės ribos ėjo ties siena, mieste gyveno vos keliolika tūkstančių gyventojų.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.A byl to jeden z těch případů, kdy to nepřestávalo.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu. Arkadaşlarının önerdiği her şeyi denedi. Hiçbiri işe yaramıyordu.Este era uno de esos casos que no paraban, intentó todo lo que sus amigos le sugerían, nada parecía servirle.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.Atak ciągnął się bez końca.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.A toto bol jeden z tých prípadov kedy to neprestávalo.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.Dan inilah salah satu kasus cegukan terus menerus.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.Dit was zo'n geval dat maar niet ophield.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.Egy olyan esetről van szó, amikor sehogy sem akart elmúlni.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.Era uno di quei casi in cui proprio non passava.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.Et il s'agissait d'un de ces cas où cela dure et dure.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.Foi um daqueles casos em que continuava sem parar.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.Och det här var ett av dom där fallen som bara fortsatte.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.Og dette var en af de tilfælde der forsatte og fortsatte.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.Și a fost unul dintre acele cazuri în care sughițul chiar nu se oprea.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.Và đây đã là một trong những trường hợp mà cứ diễn ra liên hồi không ngừng.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.Και ήταν μια από αυτές τις περιπτώσεις που συνεχιζόταν ασταμάτητα
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.И это оказался один из тех случаев, когда икота не прекращается.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.Това бил един от онези случаи, които продължавали и нямали край.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.וזה היה מקרה שהגיהוק המשיך והמשיך.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.وقد استمرت هذه الحالة دون توقف
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu.友達に教わったあらゆる民間療法でも
Ancak muhakkak köşelerden geçmiyorlardı.수직이등분선이지만 반드시 수직이지는 않은
Anlamıyorsun. Elimden bir şey gelmez. Benim de aklımdan geçmiyor değil ama...Je begrijpt het niet, ik kan er nu niks meer aan veranderen.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Chúng có vẻ không sợ độ cao theo cách người ta hay làm.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Ei nu par să aibă aceeași frică de înălțime pe care o au indivizii umani.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.(Gelächter)
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.애들은 인간이 느끼는 고소공포를 느끼지 않는 것 같아요.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Nie boją się wysokości jak gatunek ludzki.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.(Rires)
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Sembra che non abbiano la stessa paura delle altezze che hanno gli umani.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Úgy tűnik, hogy ők nem szenvednek abban tériszonyban, mint az emberi lények.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Zij lijken niet zo'n last te hebben van hoogtevrees als mensen.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Они, кажется, не страдают от страха высоты, как все люди.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Те, изглежда, не страдат от същия страх от височини като хората.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.נראה שהם אינם סובלים מאותו פחד גבהים כמו בני אדם.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.لا يبدون كأنهم يعانون من نفس الخوف من المرتفعات الذي يعرفه البشر.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.(笑)
Benim de aklımdan geçmiyor değil ama...Bár nem állítom, hogy nem futott át az agyamon, de...
Benim de aklımdan geçmiyor değil ama...Je ne peux plus rien y faire. C'est pas que I'idée... que I'idée ne m'ait pas traversé I'esprit, mais...
Benim de aklımdan geçmiyor değil ama...Não posso fazer nada agora... Não digo que a ideia não me tenha passado pela cabeça, mas...
Benim de aklımdan geçmiyor değil ama...No digo que el pensamiento no se me cruzó por la mente... - ...pero-- - Vicky, por favor.
Benim de aklımdan geçmiyor değil ama...Nu spun că nu mi-a trecut prin minte ideea, dar... Vicky, te rog.
Benim de aklımdan geçmiyor değil ama...لا أقول أن الفكرة لم تخطر ببالي
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.A mimochodem, my nenahrazujeme učitele.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.Au fait, nous ne remplaçons pas les enseignants.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.Dan kami tidaklah melengser para guru.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.Dù cách nào đi nữa thì chúng ta cũng không bỏ qua các giáo viên.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.Het is trouwens niet onze bedoeling de leraar te vervangen.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.그렇지만, 저희는 교사를 교체하지는 않습니다.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.Mellesleg nem a tanár helyettesítését célozza a dolog.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.Mimochodom, nenahrádzame učiteľov.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.Nie zastępujemy nauczycieli, wspieramy ich.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.Non rimpiazziamo gli insegnanti, tra l'altro.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.No reemplazamos a los maestros, por cierto.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.Nu înlocuim profesorii, apropo.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.Wir wollen die Lehrer übrigens nicht ersetzen.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.Παρεμπιπτόντως, δεν αντικαθιστούμε τους δασκάλους.
Bu arada öğretmenlerin yerine geçmiyoruz.Между другото, не заменяме учителите.