geçmişler ile cümle
geçmişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
(Yunanca kayda geçmişlerdir.)(Từ điển Hy Lạp)).
Filmde sık sık üç arkadaşın geçmişlerine dönülür.Trong loạt phim cũ, lúc nào ông cũng du hành cùng từ 3 bạn đồng hành trở lên.
Saunders üçüzlerinin ilk adları bilinmemektedir, jenerikte "Saunders üçüzleri" olarak geçmişlerdir.Tên của mỗi trẻ nhà Saunders không được đề cập, chỉ được ghi nhận trong phim là "anh em sinh ba nhà Saunders".
İnsanlar ise Nuh'u dinlemeyerek onunla dalga geçmişlerdir.またネウロが人間ではないことを知る人物の一人(ただし魔人の存在を知っているかどうかは不明)。
Osmanlılarla tanışıp karışınca İslam'a geçmişlerdir.需要主である清衡が平泉(平泉町)に移ると彼らも一緒に移った。
Topluca namaz kılınarak geçmişlerin anısına dualar okunur.それは古くは第一紀までさかのぼる古代の鬨の声である。
(Yunanca kayda geçmişlerdir.)(ギリシャ語表記:Χρονικόν του Μορέως)。
1939'da Britanya'ya ailesiyle göçerek buranın vatandaşlığına geçmişlerdir.1939年、家族とともにイギリスに亡命。
26 Mart'ta muhalifler karşı saldırıya geçmişlerdir.3月3日、大連が馬賊に襲撃される。
IŞİD militanları, Mayıs ayının sonlarında muhaliflere karşı saldırıya geçmişlerdir.聯合國軍共十三個師在五月中旬反攻。
Artık sabah olmuştur, villanın bahçesinde çimenlere oturan çift geçmişlerinin bir muhasebesini yaparlar.天保初,㥄为侍中,仲文为银青光禄大夫,同日受拜,时云两凤连飞。
Bazı sülalelerin geçmişleri belli bazılarının ise belli değildir.一些次要角色的命运也不清晰。
Topluca namaz kılınarak geçmişlerin anısına dualar okunur.이를 세조의 옛 제도라 하여 세조구제(世祖舊制)라고 부른다.
Dokuz Yıl Savaşı döneminde ise Fransızlar bir adım öne geçmişlerdir.בשנת 1927, תשע שנים לאחר תום המלחמה קיבל אזרחות צרפתית לה ציפה שנים רבות.
1090'da Peçenekler yine Trakya'ya inip hücuma geçmişlerdir.През 1090 г. печенегите нахлуват отново.
Kazazedeler, Diğerleri ve onların gizemli geçmişleri hakkında bilgi edindiler.Представени са нови оцелели и Други, като оцелелите научават за Другите и тяхното минало на загадъчния остров.
Diğer oymakların yörede geçmişleri 400 yılı geçmediği iskan kayıtlarında mevcuttur.Стенописите са запазени в добро състояние, независимо от изминалите над 400 години.
Kartaca kuvvetleri şimdi Adys'i savunmak üzere harekete geçmişlerdi.SS oklopne divizije krenuli su u obranu Aachena.
İzibüyük Köyü'nün tarihi çok uzun geçmişlere dayanmaktadır.Dejiny osídlenia však siahajú do hlbšej minulosti.
4,000 civarında sivil çatışmalar üzerine Türkiye'ye geçmişlerdir.Do tureckého zajatia sa dostalo v dôsledku bitky asi 4000 mužov.
Aile geçmişleri ve evleri ile gurur duymaktadırlar.Ponosen je na svojo družino, dom in delo.
Bu çatışmada muhalif gruplar birlikte muazzam bir direnişe geçmişlerdir.Na južnem delu pa so napadalci naleteli na izjemen odpor.
Daha sonraki stadyumları Vicente Calderón'a 1966'da geçmişlerdir.Stadion Metropolitano je bil v uporabi do leta 1966, ko so se preselili na novi stadion Vicente Calderón.
Dokuz Yıl Savaşı döneminde ise Fransızlar bir adım öne geçmişlerdir.Ob francoskem zavzetju 13 let kasneje je mesto pridobilo številne privilegije.
KOAH tanısı konulan insanların genelde uzun süren "nezle" geçmişleri vardır.Osebe s KOPB imajo pogosto zgodovino prehladov, ki trajajo dlje časa.
Aile geçmişleri ve evleri ile gurur duymaktadırlar.Jį ragaudavo su šeima ir draugais.
Kimmerler, Lidyalılarla savaşmak için buradan geçmişlerdi.Šie gladiatoriai buvo sugalvoti kovoms su reciarijais.
KOAH tanısı konulan insanların genelde uzun süren "nezle" geçmişleri vardır.KOK-i põdevatel inimestel on sageli juba pikka aega olnud "tavaline nohu".
İzibüyük Köyü'nün tarihi çok uzun geçmişlere dayanmaktadır.Lasnamäe asustuse ajalugu ulatub väga kaugesse minevikku.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.( 41 : 8 ) Cái nầy hàng lại với cái kia , Dính với nhau , không hề rời_rã .
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.(41:8) Cái nầy hàng lại với cái kia, Dính với nhau, không hề rời rã.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.(41:8) Ce sont des frères qui s`embrassent, Se saisissent, demeurent inséparables.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.41:9 Es hängt eine an der andern, und halten zusammen, daß sie sich nicht voneinander trennen.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.(41:9) один с другим лежат плотно, сцепились и не раздвигаются.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.Angriberens Sværd holder ikke Stand, ej Kastevåben, Spyd eller Pil.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.Angripes han med ett svärd, så håller det ej stånd, ej heller spjut eller pil eller pansar.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.drug na drugem vise trdno, med sabo staknjeni se ne ločijo.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.Een zwaard is een nutteloos wapen tegen hem en ook andere wapens halen niets uit.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.Egyik a másikhoz tapad, egymást tartják, egymástól elszakadhatatlanok.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.Gdy się podnosi, drżą mocarze, a od strachu oczyszczają się.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.Jeho dvihnutia sa boja i najsilnejší; zlyhajú od zdrtenia.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.Jos sen kimppuun käydään miekoin, ei miekka kestä, ei keihäs, ei heittoase eikä panssari.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.서로 연하여 붙었으니 능히 나눌 수도 없구나
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.Meč stihající jej neostojí, ani kopí, šíp neb i pancíř.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.Pegadas están unas con otras; están trabadas entre sí y no se podrán separar
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.Perisai itu begitu kuat bertautan sehingga tak mungkin diceraikan
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.Quando si alza, si spaventano i forti e per il terrore restano smarriti
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.Rammes den med sverd, så biter det ikke på den, heller ikke lanse, pil eller kastespyd.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.Sînt ca nişte fraţi cari se îmbrăţişează, se apucă, şi rămîn nedespărţiţi.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.Umas �s outras se ligam; tanto aderem entre si, que não se podem separar.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.ειναι προσκεκολλημεναι η μια μετα της αλλης συνεχονται ουτως, ωστε δεν δυνανται να αποσπασθωσιν.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.Прилепени са една за друга, Държат се помежду си тъй щото не могат да се отделят.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.איש באחיהו ידבקו יתלכדו ולא יתפרדו׃
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.كل منها ملتصق بصاحبه متلكّدة لا تنفصل.
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.都 是 互 相 聯 絡 、 膠 結 不 能 分 離
Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.都 是 互相 聯絡 、 膠結 不 能 分離
Bu dillerin Finlandiya’da uzun geçmişleri bulunmaktadır.Ambos idiomas tienen una tradición arraigada en el país.
Bu dillerin Finlandiya’da uzun geçmişleri bulunmaktadır.Båda språken har långa traditioner i Finland.
Bu dillerin Finlandiya’da uzun geçmişleri bulunmaktadır.Ces deux langues ont une longue tradition en Finlande.
Bu dillerin Finlandiya’da uzun geçmişleri bulunmaktadır.Näillä kielillä on pitkä perinne Suomessa.