geçmişler ile cümle
geçmişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu dillerin Finlandiya’da uzun geçmişleri bulunmaktadır.Эти языки имеют долгие традиции в Финляндии.
Bu dillerin Finlandiya’da uzun geçmişleri bulunmaktadır.يوجد تقليد طويل لهاتين اللغتين في فنلندا.
Finlandiya yasalarına göre geçmişlerine ve yaşlarına bakılmaksızın bütün çocuklar eşittirler.Enligt Finlands lag är alla barn jämställda oavsett bakgrund eller ålder.
Finlandiya yasalarına göre geçmişlerine ve yaşlarına bakılmaksızın bütün çocuklar eşittirler.Selon la loi finlandaise, tous les enfants sont égaux indépendamment de leur origine familiale ou de leur âge.
Finlandiya yasalarına göre geçmişlerine ve yaşlarına bakılmaksızın bütün çocuklar eşittirler.Suomen lain mukaan kaikki lapset ovat tasa-arvoisia taustasta ja iästä riippumatta.
Finlandiya yasalarına göre geçmişlerine ve yaşlarına bakılmaksızın bütün çocuklar eşittirler.В соответствии с законодательством Финляндии все дети равны вне зависимости от происхождения и возраста.
Finlandiya yasalarına göre geçmişlerine ve yaşlarına bakılmaksızın bütün çocuklar eşittirler.حسب القانون الفنلندي فإن جميع الأطفال هم متساوون بغض النظر عن خلفيتهم أو أعمارهم.
Finlandiya yasalarına göre geçmişlerine ve yaşlarına bakılmaksızın bütün çocuklar eşittirler.芬兰法律规定,无论其背景或年龄,所有儿童均享受平等权利。
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Canalizo sus historias para que tengan un lugar a dónde volver y mirar sus vidas y sus posibilidades.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Le canalizez trecutul, ca să aibă un loc în care să se întoarcă să îşi privească viaţa şi posibilităţile ei.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Megidézem a történetüket, hogy legyen, ahová visszamehessenek és láthassák az életüket és a lehetőségeket.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Przetwarzam ich historie żeby mieli do czego wracać aby spojrzeć na swoje życie i możliwości.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Sleduji jejich historii tak, aby měli místo kam se vracet a dívat se na svůj život a jeho možnosti.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Usmerňujem ich dejiny, aby tak mali miesto, kam sa vrátiť a pozrieť sa na svoj život a jaho možnosti.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Насочвам техните истории за да имат те място, на което да се върнат и да видят живота си и възможностите си.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Я направляю их историю, чтобы им было, куда вернуться, взглянуть на свою жизнь и возможности.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Я спрямовую їхню історію так, щоб їм було куди повернутись, поглянути на своє життя та можливості.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.אני מתעלת את ההיסטוריה שלהם כך שיהיה להם מקום לשוב אליו להתבונן בחייהם והאפשרויות הגלומות בם.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.وأوجه تاريخهم ليجدوا مكانًا يعودوا إليه ويتأملوا حياتهم بكل احتمالاتها
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.人生とその可能性に目を向けるための 場所を提供するのです それらをフロイトの街と読んでいます
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Chceme jít za starými lidmi, být s nimi a zaznamenat jejich životní příběhy.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Chcemy spędzać czas ze starszymi osobami, słuchać i nagrywać ich opowieści.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Haluamme viettää aikaa vanhusten kanssa ja kuunnella heidän tarinoitaan ja nauhoittaa ne.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.우리는 노인들과 함께 시간을 보내며 그들의 이야기를 듣고 구전 역사를 기록하고 싶어요.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz."Nous voulons passer du temps avec les personnes âgées pour écouter leurs histoires voire les enregistrer."
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Queremos pasar tiempo con las personas mayores y escuchar y grabar sus historias.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz."Queremos passar tempo com os idosos, "ouvir e gravar as suas histórias.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vi vill spendera lite tid med gamla människor och lyssna till deras historier och spela in deras berättelser.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vi vil ud og tilbringe tid med de gamle mennesker og høre deres historier og optage deres mundtlige historier.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vogliamo passare del tempo con gli anziani, sentire i loro racconti e registrare le loro storie.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vrem să mergem la bătrîni, să stăm cu ei, să le ascultăm poveștile și să înregistrăm tradiția orală.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Wir wollen Zeit mit alten Menschen verbringen und uns ihre Geschichten anhören und aufschreiben.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Искаме да прекараме известно време с по-възрастните и да чуем и запишем техните истории.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Ми хочемо проводити час із старшими людьми, слухати їх розповіді і записувати історію з їх вуст.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Мы хотим провести время со стариками, послушать и записать их истории.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.אנחנו רוצים ללכת ולהשקיע זמן עם האנשים הזקנים ולשמוע את הסיפורים שלהם ולהקליט את ההיסטוריה שיספרו בעל פה.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.نريد أن نذهب ونقضي وقتا مع كبار السن ونسمع قصصهم ونقوم بتسجيل تاريخهم الشفهي.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.歴史を記録に残したい ドッグシェルターでボランティア
Öğrencilerin mesleki eğitim programlarına nasıl seçileceği, kendi eğitim geçmişlerine bağlıdır.Depende de la formación en cuestión sobre qué fundamentos los estudiantes son seleccionados.
Öğrencilerin mesleki eğitim programlarına nasıl seçileceği, kendi eğitim geçmişlerine bağlıdır.Grunderna för antagning av studeranden beror på utbildningen.
Öğrencilerin mesleki eğitim programlarına nasıl seçileceği, kendi eğitim geçmişlerine bağlıdır.Koulutuksesta riippuu, millä perusteella opiskelijat valitaan.
Öğrencilerin mesleki eğitim programlarına nasıl seçileceği, kendi eğitim geçmişlerine bağlıdır.Les critères d'admission des étudiants diffèrent selon les formations.
Öğrencilerin mesleki eğitim programlarına nasıl seçileceği, kendi eğitim geçmişlerine bağlıdır.Порядок набора учащихся зависит от учебного заведения.
Öğrencilerin mesleki eğitim programlarına nasıl seçileceği, kendi eğitim geçmişlerine bağlıdır.يحدد المؤهل الدراسي الذي تحمله الأساس الذي يستند إليه اختيار الطلاب.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Een signaal zou ons een glimp tonen van hun verleden, niet van hun huidige toestand.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.És a jel a múltjukba enged bepillantani, nem a jelenükbe.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Et un signal nous donnerait un aperçu de leur passé, pas de leur présent.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.E um sinal daria um vislumbre do seu passado, não do presente.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.E un segnale ci darebbe un'idea del loro passato, non del loro presente.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Iar un semnal ne-ar da o vaga idee despre trecutul lor, nu despre prezent.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.그리고 그 신호들은 그들의 현재가 아닌 과거를 살짝 보여줄 것입니다.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Sygnał, który odbieramy, to spojrzenie w przeszłość, nigdy w teraźniejszość.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Taký signál by nám poskytol útržok ich minulosti, nie ich prítomnosti.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Und ein Signal würde uns einen Blick in ihre Vergangenheit gewähren, nicht in ihre Gegenwart.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Và tín hiệu đó sẽ hé lộ cho chúng ta một chút về quá khứ của họ, không phải hiện tại của họ.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Το σήμα μας δίνει μια μικρή εικόνα από το παρελθόν, όχι από το παρόν.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.И един сигнал би ни позволил да зърнем тяхното минало, а не настоящето им.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.И сигнал приоткроет нам завесу над их прошлым, а не настоящим.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.ואות כזה נותן לנו הצצה אל העבר שלהם, לא להווה שלהם.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.والإشارة ستعطينا لمحة عن ماضيهم ، وليس حاضرهم .