geçmişi ile cümle
geçmişi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak kafatasının geçmişini doğrulayacak düzgün bir kanıt bulunamadı.Man har ännu idag inte lyckats klarlägga klanens ursprung fullt ut.
Kitapta Kürtlerin kökeni, tarihi ve geçmişi konu alınmıştır.Gemensamt tema för böckerna är hållbarhet, miljö och historia.
Acı geçmişi zihnine asla silinmeyecek bir şekilde kazınmıştır ama geleceğinden de umutludur.Man kommer aldrig att vara fri om vrede från det förflutna, fortfarande får vistas inombords.
Fakat Cartman geçmişi değiştirerek buna engel olmuştur.Borromini ändrade de tidigare ritningarna.
Kentin geçmişi 3.500 yıl önceye kadar dayanır, MÖ 1500 yıllarında kurulduğu bilinmektedir.Det första har man daterat till 3000 f.Kr. och det andra anses ha byggts 500 år efter detta.
Mahallenin geçmişi çok uzun değildir.Den sistnämndes landshövdingetid blev ej lång.
Orada hem kendi iç dünyasıyla hem de geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır.[1]Där blir han tvungen att konfrontera både sitt inre och sitt förflutna.[4]
Terimin uzun bir geçmişi vardır.Termen "folkfiende" har en lång historia.
Yazara göre her iki film de geçmişin önemini reddetmiyordu ve onu anlamamıza yardımcı oluyordu.Він стверджує, що обидва фільми, далеко не відкидаючи важливість минулого, доповнюють наше розуміння цього.
Peki ya geçmişinden?Як твої вчорашні справи?
Bu ülkenin bir geçmişi, tarihî duruşu var.У минулому — держава і історична область.
Lohan'ın ailesinin karmaşık bir geçmişi vardır.Луганська область має давню історію.
Geçmişi değiştirerek geleceği yeniden şekillendireceklerdir.Після повернення події минулого сильно змінять її майбутнє.
Geçmişi ET.Ç.’na kadar uzanmaktadır.Її минуле і сучасне / упоряд.
Kullanıcılar ayrıca OneDrive'da depolanan Office belgelerinin sürüm geçmişini görüntüleyebilir.Користувачі також можуть переглядати історію версій документів Office, що зберігаються на OneDrive.
Geçmişi 1709 yılına kadar gider.Так тривало аж по 1709 рік.
Ressamın geçmişi de pek temiz değildir.Сучасна історія кінотеатру не є дуже втішною.
A Jack'in geçmişinde, hayatını kurtardığı kadınla evlendiğini gösterir.Одного разу в її житті з'являється Джек, який рятує їй життя.
Geçmişi yörüktür.Оживає минувшина.
Norveç eyalet sisteminin geçmişi birkaç yüzyıla dayanmaktadır.Правова система Японії формувалася протягом багатьох століть.
Bu sırada Morgan'ın geçmişine değinilir.Це може бути результатом його кримінального минулого.
Peter Pan'ın geçmişini anlatmaktadır.Стрічка розповідає про пригоди Пітера Пена.
Geçmişi hakkında bilgi azdır.Про минуле Малінче відомо мало.
Tüm geçmişini geride bırakmaya karar verir.Він постарався забути своє минуле.
Ancak geçmişine dair önemli bir sırr saklıyor.Він приховує важке минуле.
"Transfer Geçmişi".«Передня».
Geçmişi 750 yıl öncesine dayanmaktadır.Традиція підтримується вже 750 років.
Geçmişinde BBC için bağımsız olarak muhabirlik yaptı.Деякий час протягом війни Хорватії за незалежність була кореспондентом BBC.
Yerel toplulukların önemli bir bölümü uzun bir savaş geçmişine sahipti.Багато корінних народів мали вже довгу історію воєн.
Mahallenin geçmişi Romalılara dayanıyor.Дане поселення належить до роменських городищ.
İntihar olgusuna Cobain ailesinin geçmişinde çok sık rastlanılmaktadır.Сім'я Седжвік часто згадується в історії штату Массачусетс.
50 yıllık geçmişinde 120'den fazla oyun sergiledi.Було інсценізовано понад 120 театральних постановок за останні 50 років.
Mürefte'nin geçmişinde deniz ticareti, şarap üretimi önemi yer tutar.Морська торгівля та виробництво вина відігравали важливу роль у минулому Мюрефте.
Çoğunlukla tipik kişisel ya da ailesel migren geçmişi olan kimselerde meydana gelir.Často se vyskytují u lidí s osobní nebo rodinnou historií typických migrén.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Mezi rizikové faktory patří ženská anatomie, pohlavní styk a rodinná anamnéza.
Uzun bir süre için Ay'ın geçmişine ilişkin temel soru kökeni oldu.Dlouho byl hlavní otázkou původ Měsíce.
Kendilerine geçmişini anlatmasını isterler.Vybízí je, aby řekli svůj příběh.
Oyunun uzun bir geçmişi vardır.Tato hra má celkem dlouhou historii.
Ressamın geçmişi de pek temiz değildir.Krátký život malíře není dokonale zmapován.
Doktor, olağandışı bir şey olup olmadığını kontrol etmek için Clara'nın geçmişini inceler.Pro zjištění přítomnosti dané protilátky se běžně používá test ELISA.
"Çernolik" Futbol Kulübünün uzun bir geçmişi vardır.Fotbalový klub v Převýšově má dlouholetou tradici.
Lohan'ın ailesinin karmaşık bir geçmişi vardır.Rod Mašínů má dlouhou historii.
Geçmişi yörüktür.Zkamenělá minulost.
Ancak geçmişi hakkında bilgi yoktur.On o její minulosti neví nic.
Geçmişimiz elimizden alınmış gibi oldu.Shodneme se, že minulost je pryč.
Bunun için bütün geçmişini ve hayatını siler.Obětuj pro ni všechen svůj čas!
(The Bourne Identity) Geçmişi Olmayan Adam (Fin filmi, 2002): Aki Kaurismäki'nin Oscar adayı olmuş filmi.Muž bez minulosti (finsky Mies vailla menneisyyttä) je finský film režiséra Akiho Kaurismäkiho.
Her volkanın farklı bir geçmişi, dolayısıyla da farklı bir yapısı oluşmaktadır.Každý typ erupce vytváří jiný tvar sopky.
Yolculuk boyunca geçmişini anımsar.Výlet do minulosti.
Çimelispor geçmişi eskilere dayanmaktadır.Historie šperkovnice sahá do minulosti.
Modern doğrusal cebirin geçmişi 1843 ve 1844 yıllarına dayanır.Moderní lineární algebra vznikla v letech 1843 a 1844.
Türkiye'nin buğday birası geçmişi oldukça yenidir.Oves: Výroba whisky z ovsa je již dávno minulostí.
Masum görünüşünün yanı sıra çok çılgın bir geçmişi vardır.Kromě tradičních případů tým odhaluje i tajemnou minulost města.
Tahminlere göre 700-800 yıllık geçmişi bulumaktadır.Historický odhad věku byl uváděn na 700 - 800 let.
Aşıq sanatının çok büyük bir geçmişi vardır.Tento způsob stravování má velkou budoucnost.
Ancak geçmişine dair önemli bir sırr saklıyor.Svoji minulost držel v tajnosti.
Tüm geçmişini geride bırakmaya karar verir.Rád by se od své minulosti definitivně odpoutal.
Mahallenin geçmişi çok uzun değildir.Historie obce není dlouhá.
Mahallenin geçmisi hakkında bilgi yoktur.O místním využití není nic známo.
İspanyolcanın ABD'de uzun bir geçmişi vardır.Různorodost španělštiny v Americe je obrovská.