geçmişi ile cümle

geçmişi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bankanın geçmişi 1855 yılına kadar uzanmaktadır.De voorgeschiedenis van de bank gaat terug tot 1850.
Bu sırada Jack, Kate'in geçmişi hakkında bir şeyler öğrenir.Verder in het seizoen komt Jack te weten van hun affaire.
Ümmü Gülsüm, kendisini olduğundan farklı hiç göstermedi ve köylü geçmişinden asla utanmadı.Het is van oorsprong een gehucht en het heeft nooit een eigen dorpskern gehad.
Geçmişindeki bir şeyden kaçıyordu.Dat lijkt hem iets uit het verleden.
Locke'ın geçmişinde yaşadığı talihsiz olayları göstermektedir.Het is bekend dat Shuya in het verleden nare dingen heeft meegemaakt.
Eski ve yeni isminin nereden geldiği ve geçmişi bilinmemektedir.Over de herkomst van de oude of de huidige naam valt niets met zekerheid te zeggen.
Bunun için bütün geçmişini ve hayatını siler.Daarin zijn verleden en toekomst volledig vervat.
Köyün geçmişi yaklaşık 1850'li yıllara dayanır.De landgoederen stammen uit ongeveer 1850.
Projenin geçmişi 1986 yılında hazırlanan bir rapora kadar dayanmaktadır.De huidige editie is gebaseerd op een nieuwe update die plaatsvond in 1986.
Lohan'ın ailesinin karmaşık bir geçmişi vardır.De familie Lutters heeft een merkwaardige oorsprong.
Geçmişini pek hatırlayamaz.Hij weet lange tijd niks van zijn verleden.
Sildavya halkının geçmişi belirsizdir.De latere geschiedenis van de Lugiërs is onduidelijk.
Tom'un geçmişini daha iyi araştırmalıydın.Jij moest Toms achtergrond grondig doornemen.
1400 yıllık bir geçmişi vardır.Köy KESKOİ Aşiretidir.1400 rok to wielka katastrofa dla miasta.
Her yaştan hayranı onun şarkı söyleyişini, dans edişini görmek ve geçmişin müziğini tatmak için oradaydı.Fani w każdym wieku przychodzili by zobaczyć ją śpiewającą i tańczącą i poczuć smak muzyki przeszłości.
Geçmişindeki bir şeyden kaçıyordu.Zdaje się uciekać przed swoją przeszłością.
Geçmişin İzleri.Ślady przeszłości.
İsrail'in kuruluşundan bu yana Ligat ha'Al'de 49 sezonluk geçmişi vardır.Zespół brał udział w 48 sezonach Ligat ha’Al od czasu założenia państwa Izrael.
Ana madde: WWE Divas Championship sahipleri listesi WWE Divas Championship geçmişiOficjalna historia tytułu WWE Divas Championship
Üniversitenin geçmişine bakıldığında Leeds Tıp Okulu 1831 yılında kurulmuştur.Pierwotną uczelnią była założona w 1831 Leeds School of Medicine.
Eski belediye binasının geçmişi üzerine)" (Almanca).Z historie obce Staré Město (cz.). .
Köyün geçmişi çok uzun yıllar öncesine dayanmaktadır.Z tego wynika, że wieś istniała wiele lat wcześniej.
Uzun bir süre için Ay'ın geçmişine ilişkin temel soru kökeni oldu.Przez długi czas podstawową zagadką dotyczącą historii Księżyca było jego pochodzenie.
Ancak geçmişine dair önemli bir sırr saklıyor.Ukrywa on przed światem swoją wielką tajemnicę.
Konferansın konusu "İnanç, Akıl ve Üniversite - Hatıralar ve Geçmişin Değerlendirilmesi" idi.Wykład nosił tytuł: Wiara, rozum i uniwersytet – wspomnienia i refleksje – /(niem.)
Tarihi geçmişi diğer köylerle aynıdır.Historia trzech pierwszych wsi jest podobna.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Czynnikami ryzyka są: anatomia kobieca, aktywność seksualna oraz występowanie choroby w rodzinie.
Bu karşılaşma, onun acı dolu geçmişiyle başa çıkmasına yardımcı olacaktır.To odejście konfrontuje ją z jej przeszłością.
10 yıllık profesyonel basketbol geçmişi var.Przez 10 lat grał w zawodowej lidze koszykówki.
İspanyolcanın ABD'de uzun bir geçmişi vardır.Pekariowate mają długą historię w Ameryce Północnej.
Banka sermayesi, sanayi sermayesiyle iç içe geçmişi ve ekonomik bir oligarşi ortaya çıkmıştır.Mnisi produkowali wino i oliwę, czego świadectwem jest budynek gospodarczy.
Ancak geçmişi hakkında bilgi yoktur.Nie wie nic o swojej przeszłości.
ABD'de bir kişinin kredi geçmişi, kredi bürosu olarak adlandırılan şirketler tarafından derlenip düzenlenir.Przygotowaniem scoringów kredytowych zajmują się także specjalistyczne firmy, zwane biurami kredytowymi.
900 yıllık bir geçmişi vardır.Posiada ponad 900-letnią historię.
Oyunun uzun bir geçmişi vardır.Turniej posiada długą historię.
Geçmişin, tanrının sana verdiği bir cezadır.Najtrudniejsza okazała się próba, której poddał go Bóg.
Büyücü dünyasının, ünlü büyücü ve cadıların geçmişi anlatılır.Poznaje prawdę o świecie wróżek i przygodach syna.
Köyün 350 yıllık geçmişi vardır.Wieś liczy ponad 350 lat.
Yeryüzü geçmişinde en azından beş başlıca buz çağı bulunmaktadır.Za 5 milionów lat na Ziemię powróciła epoka lodowcowa.
Küvetteyken kendi kendisine geçmişini düşünüyor.Marzy o własnej wannie.
Geçmişi değiştirerek geleceği yeniden şekillendireceklerdir.Znając przyszłość, zmienia bieg wypadków.
Yurt dışı ilişkiler, topluluğun geçmişinde önemli rol oynadı.Dawniej polany odgrywały ważną rolę w życiu mieszkańców.
Zamanda yolculuk yapıp geçmişi değiştirmeyi kafasına koymuştur.Może podróżować w czasie i niekiedy zmieniać przyszłość.
Ressamın geçmişi de pek temiz değildir.Tekst lekcjonarza również nie jest pełny.
Esperanto edebiyatının geçmişi Esperanto öncesine kadar dayanır.Swe badania językowe rozpoczął od nauki esperanto jeszcze w latach gimnazjalnych.
Aşağıdaki tablo, ürün sürüm geçmişi hakkında kabaca bir taslaktır.Ale dla mnie Burzum jest moją bolesną przeszłością w śmierdzącym bagnie.
Medyayı oynat Ay'ın jeolojik geçmişi kamerî jeolojik zaman cetveli denilen altı ana dönemde tanımlanmıştır.Miliony lat Historia geologiczna jest ujęta w 6 głównych epok, zwanych księżycową geologiczną skalą czasową.
Harbin, bugün hâlâ Ruslar ile olan geçmişinde çok fazla etkilenmektedir.Harbin av i dag, är fortfarande påverkat av sitt ryska förflutna.
Kendilerine geçmişini anlatmasını isterler.Han vill att hon berättar om deras tid tillsammans.
Uzun bir denizcilik geçmişine sahip bir şehirdir.Det är en mycket gammal stad som har en historia av sjöfart.
Kültürel geçmişi nedeniyle Cosenza Antik Çağ'da Calabria'nın Atina'sı olarak bilinir.Tack vare sin kulturella historia var Cosenza under antiken känd som Kalabriens Athen.
Geçmişi yörüktür.Brokiga förflutna.
Böcü köyü, 1453 İstanbul fethine dayanan bir geçmişi vardır.O, jag vet ett land av evig fröjd 143.
Ancak geçmişine dair önemli bir sırr saklıyor.Men han har ett mystiskt förflutet.
Ressamın geçmişi de pek temiz değildir.Målningens tidigaste ägare är något oklara.
Geçmişin İzleriyle Sille Mutfağı (2014).Vy över det gamla regementets kanslihuset (2014).
Bu karşılaşma, onun acı dolu geçmişiyle başa çıkmasına yardımcı olacaktır.Frågan är om han kan hjälpa dem med deras problem?
Korkmuyor musun ey düşman, kanlı geçmişimizden!Vi är ättlingar till revolutionens röda baner, betrakta vårt förflutna, hur blodigt det än är.
Kaplıcanın geçmişi 1700'lü yılları bulunmaktadır.Predikstolen är från år 1700.
Geçmişin İzleri.Det förflutnas hemlighet.

İlgili Sayfalar