geçmişe ile cümle

geçmişe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ben beklenmedik bir geçmişe sahip... ...çağdaş bir sanatçıyım.Sunt un artist contemporan cu un trecut puţin neaşteptat.
Ben beklenmedik bir geçmişe sahip... ...çağdaş bir sanatçıyım.Tôi là một nghệ sĩ đương đại với một xuất thân khá lạ thường.
Ben beklenmedik bir geçmişe sahip... ...çağdaş bir sanatçıyım.Είμαι ένας σύγχρονος καλλιτέχνης με κάπως απροσδόκητο υπόβαθρο.
Ben beklenmedik bir geçmişe sahip... ...çağdaş bir sanatçıyım.Аз съм съвременен творец с малко неочакван произход.
Ben beklenmedik bir geçmişe sahip... ...çağdaş bir sanatçıyım.Я современный художник со слегка неожиданным прошлым.
Ben beklenmedik bir geçmişe sahip... ...çağdaş bir sanatçıyım.אני אמן עכשווי עם רקע קצת לא צפוי.
Ben beklenmedik bir geçmişe sahip... ...çağdaş bir sanatçıyım.أنا فنان معاصر لدي خلفية مختلفة قليلًا
Ben beklenmedik bir geçmişe sahip... ...çağdaş bir sanatçıyım.生い立ちはちょっと変わっています 生まれて初めて美術館に行ったのは20代になってからで
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.60年続くクグスの店なんです そう?
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Ayahku adalah seorang koki, dan restoran mienya sudah berdiri selama 60 tahun.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Ba cháu là đầu bếp. còn tiệm mì của ba có truyền thống 60 năm rồi đấy ạ.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Mein Vater ist ein Chefkoch. und sein Nuddel Restaurant hat eine 60 jährige Geschichte.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Mijn vader is een chef, En zijn noedelrestaurant heeft een geschiedenis van 60 jaar.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Min pappa är en kock, och hans nudel resturang har en 60år gammal historia.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Mio padre è uno chef, e il suo ristorante di spaghetti ha una storia di più di 60 anni.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Moj oče je glavni kuhar, njegova restavracija pa ima 60 let zgodovine.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Mój tata jest kucharzem, I jego restauracja ma 60-letnią tradycję.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Mon père est chef, et son restaurant de nouilles est une tradition de 60 ans.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Tatal meu este bucatar, si are un restaurant de 60 de ani vechime.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Ο μπαμπάς μου είναι σεφ, και το εστιατόριο του με νουντλς έχει ιστορία 60 χρόνων.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.Мой папа - шеф-повар, и у его ресторанчика лапши 60-летняя история.
Benim babam bir şef, ve 60 yıllık geçmişe sahip bir erişte restoranı var.والدى طباخ ومطعم النودل الخاص به لديه تاريخ 60 سنه
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.Intrăm pe un teren virgin şi încă expertiza şi sistemele noastre se bazează pe trecut.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.Kita memasuki daerah yang masih gelap, namun keahlian dan sistem kita didasarkan pada masa lalu.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.우리는 가보지 못한 영역으로 들어가고 있습니다. 하지만 우리의 전문성과 체제라는 건 과거에 의존하고 있거든요.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.Nous entrons dans un territoire inexploré, et encore notre expertise et nos systèmes sont basés sur le passé.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.Vstupujeme na nepreskúmané územie, a predsa naše systémy a expertíza vychádzajú z minulosti.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.We wagen ons op onbekend terrein, maar onze expertise en onze systemen zijn gebaseerd op het verleden.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.Wir betreten Neuland und bis jetzt stammen unser Wissen und unsere Systeme aus der Vergangenheit.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.Wkraczamy na nieznany ląd, a nasze ekspertyzy i nasze systemy bazują na przeszłości.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.Ми вступаємо в незвідану територію, і, поки що, наш досвід і наші системи грунтуються на минулому.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.Мы ступаем на неизведанную территорию, но наш опыт и наши системы основаны на прошлом.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.Навлизаме в немаркирана територия и все пак, оценката ни и системите ни са основани на миналото.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.אנו נכנסים לשטח לא ידוע ועם זאת המומחיות שלנו והמערכות שלנו מבוססים על העבר.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.نحن ندخل في اماكن غير مكتشفة حتى الان، ولكن كل خبراتنا وأنظمتنا مبينة على احداث الماضي.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.私たちの知識やシステムは 過去の成果をベースとしています 「定常性」とは過去を基に未来を
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.Azért gondolom így, mert a múlt okot ad erre.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.Dan diantara alasan kenapa saya berpikir demikian adalah melihat masa lalu.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.Ein Teilgrund weshalb ich so fühle ist der Blick in die Vergangenheit.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.En ik denk gedeeltelijk zo, door naar het verleden te kijken.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.E o que me leva a sentir isso passa por olhar para o passado.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.Et cela me vient en partie en regardant l'histoire.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.In parte, é la Storia a farmelo pensare.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.Jedním z důvodů, proč se tak cítím, je ohlédnutí do minulosti.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.Jedným z dôvodov, prečo sa tak cítim, je pohľad do minulosti.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.제 과거가 저한테 그렇게 말해주더군요.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.Một trong những lý do khiến tôi lạc quan như vậy là khi nhìn vào lịch sử.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.Podstawą mojego nastawienia jest przeszłość.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.Si motivul pentru care cred este ceea ce vad cand ma uit in urma.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.Y parte de la razón que me hace sentir así es mirar el pasado.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.Και μέρος του λόγου που αισθάνομαι έτσι είναι είναι ότι κοιτάω το παρελθόν.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.И одна из причин по которым я так думаю, это взгляд в прошлое.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.Част от причината да се чувствам така е погледа в миналото.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.וחלק מהסיבה שאני חש כך הוא כי אני מתבונן בעבר.
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.وجزء من سبب هذا الشعور هو النظر إلى الماضي
Böyle düşünmemin bir nedeni de, geçmişe bakmam.過去100年の間、人間の平均寿命は2倍以上になりました。
Böyle yerlere girince, direk olarak geçmişe ulaşıyorsunuz çünkü on yıllarca enlememiş bir şekilde duruyorlar.Al entrar en un espacio como este, se accede directamente al pasado porque se mantienen intactos por décadas.
Böyle yerlere girince, direk olarak geçmişe ulaşıyorsunuz çünkü on yıllarca enlememiş bir şekilde duruyorlar.Amikor ilyen helyekre vetődsz, közvetlenül érintkezel a múlttal, hiszen évtizedekig érintetlenül várnak.
Böyle yerlere girince, direk olarak geçmişe ulaşıyorsunuz çünkü on yıllarca enlememiş bir şekilde duruyorlar.Când mergi în astfel de locuri, accesezi, în mod direct, trecutul deoarece sunt neatinse de decenii.
Böyle yerlere girince, direk olarak geçmişe ulaşıyorsunuz çünkü on yıllarca enlememiş bir şekilde duruyorlar.사실 이런 장소에 가는 것은 직접 과거에 가는 것과도 마찬가지예요. 왜냐하면 이들은 그 상태 고대로 지금까지 방치돼 왔거든요.

İlgili Sayfalar