geçmişe ile cümle
geçmişe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.E un fel de afecţiune nostalgică, ce le amintește de tinereţe.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Ez olyan nosztalgikus szeretet, ami eszükbe juttatja a fiatalságukat.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.그건 향수를 불러일으키는 애정같고 젊은 시절을 떠올리게 만듭니다.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Một sự yêu mến đầy hoài niệm, vì chúng khiến họ nghĩ về tuổi trẻ.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Seperti rasa suka akan sesuatu yang mereka rindukan, dan membuat mereka memikirkan masa muda.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.To nostalgiczna sympatia, bo chmury przypominają o młodości.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Μοιάζει με μια νοσταλγική οικειότητα που τους κάνει να θυμούνται τα νιάτα τους.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Ностальгическую нежность; они навевают на них воспоминание о детстве.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Това е като носталгична привързаност, и те ги карат да мислят за тяхната младост.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Це своєрідне ностальгічне замилування, адже хмари навіюють їм спогади з дитинства.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.יודו בכך שיש להם חיבה מוזרה לעננים.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.وكأنه ولع الحنين فالسحب تذكرهم بشبابهم
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.子ども時代のことを思い出させます 誰でも子どものころには
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Akan lebih banyak dari kita yang mengakar di masa depan atau di hari ini, sebanyak masa lalu.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Alltfler av oss är lika rotade i framtiden eller i nutiden som i dåtiden.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Coraz więcej z nas ma korzenie w przyszłości, teraźniejszości lub przeszłości.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.De plus en plus d'entre nous ont leurs racines dans le futur ou dans le présent autant que dans le passé.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Egyre többünket határozza meg a jövő vagy a jelen, legalább annyira, mint a múlt.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Estamos cada vez mais enraizados no tempo futuro ou presente do que no passado.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Flere og flere af os er lige så rodfæstede i fremtiden eller i nutiden som i fortiden.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.점점 더 많은 사람들이 과거가 아닌 미래와 현재에 뿌리내리고 있습니다.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Más y más de nosotros estamos tan enraizados al futuro o al presente, como al pasado.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Mehr und mehr Menschen sind in der Zukunft oder Gegenwart ebenso verankert, wie in der Vergangenheit.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Molti di noi sono ancorati al futuro o al presente quanto al passato.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Ngày càng nhiều trong số chúng ta đặt gốc rễ vào tương lai hoặc hiện tại bằng với vào quá khứ.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Steeds meer mensen richten zich op de toekomst of op het 'nu', zowel als op het verleden.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Tot mai mulți suntem axați pe viitor sau în prezent la fel de tare ca în trecut.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Yhä useampi meistä on kiinnittynyt tulevaisuuteen tai nykyisyyteen vähintään yhtä paljon kuin menneeseen.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Όλο και περισσότεροι από εμας ριζώνουν στο μέλλον ή στο παρόν όσο και στο παρελθόν.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Все більше й більше з нас закорінюються у майбутньому чи теперішньому часі, ніж у минулому.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Всё больше и больше нас коренится в будущем или настоящем, нежели в прошлом.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.Все повече хора са отправили поглед в бъдещето или в настоящето, колкото и в миналото.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.יותר ויותר אנשים נטועים בתוך העתיד או ההווה מאשר בעבר.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.المزيد والمزيد منا تضرب جذوره في المستقبل أو في الحاضر قدر ما هي في الماضي.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.現在や未来に軸足を置いて 暮らしています 故郷というのは ただ自分が生まれた場所-
Daha sonra, dışarı çıktım, geçmişe dönüşler ve kabuslar bana zor zamanlar yaşatıyordu.Et plus tard, quand je sors, les flashbacks et
Daha sonra, dışarı çıktım, geçmişe dönüşler ve kabuslar bana zor zamanlar yaşatıyordu.그리고는 나중에 제가 퇴원하고 나서는 기억이 되살아나
Daha sonra, dışarı çıktım, geçmişe dönüşler ve kabuslar bana zor zamanlar yaşatıyordu.Und später, als ich entlassen war, und Flashbacks und
Daha sonra, dışarı çıktım, geçmişe dönüşler ve kabuslar bana zor zamanlar yaşatıyordu.І пізніше, коли мене вже виписали, спогади та кошмари не давали мені спокою.
Daha sonra, dışarı çıktım, geçmişe dönüşler ve kabuslar bana zor zamanlar yaşatıyordu.ו- מאוחר יותר, כשהשתחררתי והפלאשבקים
Daha sonra, dışarı çıktım, geçmişe dönüşler ve kabuslar bana zor zamanlar yaşatıyordu.و وفي وقت لاحق عندما خرجت وذكريات الماضي و
Daha sonra, dışarı çıktım, geçmişe dönüşler ve kabuslar bana zor zamanlar yaşatıyordu.後日 退院してからは フラッシュバックや 悪夢に苦しめられました
Daha sonra, dışarı çıktım, geçmişe dönüşler ve kabuslar bana zor zamanlar yaşatıyordu.然後,我出院之後 回憶同惡夢令我有段日子好痛苦
Dolasıyla, eğer geçmişe gidersek, bu yaşam ağacının iki boyutlu modeli.우리가 과거로 돌아갈 수 있다면, 이것은 전형적인 2차원적 생명의 나무일 겁니다.
Dolasıyla, eğer geçmişe gidersek, bu yaşam ağacının iki boyutlu modeli.Así que si nos movemos hacia atrás, este es un árbol de la vida típico de dos dimensiones.
Dolasıyla, eğer geçmişe gidersek, bu yaşam ağacının iki boyutlu modeli.Dacă ne întoarcem în timp acesta e un arbore tipic bidimensional.
Dolasıyla, eğer geçmişe gidersek, bu yaşam ağacının iki boyutlu modeli.Dies ist ein typischer zweidimensionaler Stammbaum.
Dolasıyla, eğer geçmişe gidersek, bu yaşam ağacının iki boyutlu modeli.Dit is een typische twee-dimensionale boom van het leven.
Dolasıyla, eğer geçmişe gidersek, bu yaşam ağacının iki boyutlu modeli.Dunque se torniamo indietro nel tempo, ecco un tipico albero della vita bi-dimensionale.
Dolasıyla, eğer geçmişe gidersek, bu yaşam ağacının iki boyutlu modeli.Joten, jos liikumme takaisin päin tässä on kaksiulotteinen tyypillinen elämänpuu.
Dolasıyla, eğer geçmişe gidersek, bu yaşam ağacının iki boyutlu modeli.Så hvis vi bevæger os tilbage, er dette et typisk todimensionelt livstræ.
Dolasıyla, eğer geçmişe gidersek, bu yaşam ağacının iki boyutlu modeli.Si on revient en arrière, voilà un arbre évolutionnaire classique en deux dimensions.
Dolasıyla, eğer geçmişe gidersek, bu yaşam ağacının iki boyutlu modeli.To dwuwymiarowe drzewo życia.
Dolasıyla, eğer geçmişe gidersek, bu yaşam ağacının iki boyutlu modeli.Если мы вернёмся обратно, это типичное двумерное дерево жизни.
Dolasıyla, eğer geçmişe gidersek, bu yaşam ağacının iki boyutlu modeli.И така, ако се върнем назад, това е типично двуизмерно дърво на живота.
Dolasıyla, eğer geçmişe gidersek, bu yaşam ağacının iki boyutlu modeli.אז אם נלך אחורה, זהו עץ חיים טיפוסי בשני מימדים. אני רוצה לתת לכם שלושה מימדים.
Dolasıyla, eğer geçmişe gidersek, bu yaşam ağacının iki boyutlu modeli.لذلك اذا رجعنا، هذه شجرة حياة نموذجي ذي بعدين.
Dolasıyla, eğer geçmişe gidersek, bu yaşam ağacının iki boyutlu modeli.三次元で示しましょう
Durup bu binaya bakmak, zaman tünelinde geçmişe gitmek gibi. .Dr. Harris: Fa andare indietro nel tempo , stare qui e guardarlo.
Durup bu binaya bakmak, zaman tünelinde geçmişe gitmek gibi. .Vracíme se v čase, když tady stojíme a díváme se na něj.