geçmez ile cümle

geçmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ama sıklıkla geçmez.Mutta liian usein näin ei ole.
Ama sıklıkla geçmez.Nhưng thường thì không.
Ama sıklıkla geçmez.Pero muy a menudo, no lo es.
Ama sıklıkla geçmez.Príliš často však nie.
Ama sıklıkla geçmez.Tapi seringkali tidak.
Ama sıklıkla geçmez.Vendar prepogosto ne.
Ama sıklıkla geçmez.Αλλά πάρα πολύ συχνά δεν είναι.
Ama sıklıkla geçmez.Але надто часто це не так.
Ama sıklıkla geçmez.Но слишком уж часто это далеко не так.
Ama sıklıkla geçmez.Но твърде често, не е.
Ama sıklıkla geçmez.אבל לעיתים קרובות מדיי, הוא לא.
Ama sıklıkla geçmez.ولكن في كثير من الأحيان، هو ليس كذلك.
Ama sıklıkla geçmez.現在世界中で 教育システムの
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Ale akonáhle prešli okolo, začalo sa to trhavým pohybom šplhať po stene.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Ale gdy tylko przeszli obok, zaczynało się zrywami wspinać po ścianie.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Ale jakmile prošli okolo, začalo to šplhat po stěně trhavým pohybem.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Dar de îndată ce trec de el, va începe să se ridice pe zid, dând impresia că tremură sau se smucește.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.De amint elhaladtak mellette, döcögősen elkezdett felfelé mászni a falon.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.하지만 곧 그들이 이를 지나치자마자 그것은 육포같이 떨면서 벽을 타고 올라가기 시작합니다.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Ma appena qualcuno passava, cominciava a risalire il muro in modo incerto.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Maar zodra ze voorbijkwamen, begon het schokkerig tegen de muur op te klimmen.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Mais dès qu'il l'apercevront de profil, il commencerait à grimper sur le mur d'une façon saccadée.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Mas, assim que passavam por ele, ele começava a subir pela parede de forma irregular.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Men så snart de gick förbi den så började den klättra upp för väggen i ryckande rörelser.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Namun segera setelah mereka lewat, obyek ini mulai memanjat dinding dengan gaya yang khas.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Nhưng chỉ cần mọi người đi ngang qua thì nó sẽ bắt đầu bò lên tường theo cách cực kỳ cứng nhắc.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Pero en cuanto pasaran al lado, empezaría a trepar la pared de forma espasmódica,
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Sobald sie aber daran vorbeigingen, begann es, ruckartig die Wand hochzuklettern.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Αλλά μόλις το προσπερνούσαν, αυτό άρχιζε να σκαρφαλώνει στον τοίχο με σπασμωδικές κινήσεις.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Але як тільки вони проходять повз, він рухається вгору по стіні.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Но веднага щом минеха покрай него, то започваше да се изкачва пъргаво по стената.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.Но как только они проходили мимо, он начинал ползти вверх по стене отрывистыми движениями.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.אבל ברגע שהיו עוברים את זה, זה היה מתחיל לטפס על הקיר בתנועה תזזיתית.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.لكن بمجرد أن يمروا بجانبه، يبدأ في تسلق الحائط بطريقة متشنجة.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.これは壁を奇妙によじ登ります 疲れたら落ちる仕組みになっています
Asla faal hale geçmezler.Те никога няма да се проявят.
Asla faal hale geçmezler.法律は、「教育」と「充足」でカバーできるのだ。
Bölgeler Komitesi üyelerinin sayısıüç yüz elliyi geçmez.Il numero dei membri del Comitato delle regioni non è superiore a 350.
Bölgeler Komitesi üyelerinin sayısıüç yüz elliyi geçmez.Le nombre des membres du Comité des régions ne dépasse pas trois cent cinquante.
Bölgeler Komitesi üyelerinin sayısıüç yüz elliyi geçmez.Numărul membrilor Comitetului Regiunilor nu depăşeşte trei sute cincizeci.
Bölgeler Komitesi üyelerinin sayısıüç yüz elliyi geçmez.Počet členov Výboru regiónov neprekročí 350.
Bu fırsat bir daha eline geçmez!Det här är din chans!
Bu fırsat bir daha eline geçmez!Druga taka szansa się nie trafi.
Bu fırsat bir daha eline geçmez!Não terás outra oportunidade como esta!
Bu fırsat bir daha eline geçmez!Non avrai più una simile chance!
Bu fırsat bir daha eline geçmez!Nu har du chancen!
Bu fırsat bir daha eline geçmez!¡Nunca volverás a tener una oportunidad como esta!
Bu fırsat bir daha eline geçmez!Tämä tilaisuus ei toistu.
Bu fırsat bir daha eline geçmez!Δεν θα έχεις άλλη τέτοια ευκαιρία!
Bu fırsat bir daha eline geçmez!У тебя не будет другой такой возможности!
Caine herhangi bir pasaja uğramadan geçmez.Caine musí jít do každé herny, kterou vidí.
Caine herhangi bir pasaja uğramadan geçmez.(voix off) Caine ne passe jamais devant une salle de jeux sans s'y arrêter.
Çünkü zenginlik kalıcı değildir Ve taç kuşaktan kuşağa geçmez.Boć nie na wieki trwa bogactwo, ani korona od narodu do narodu.
Çünkü zenginlik kalıcı değildir Ve taç kuşaktan kuşağa geçmez.Căci nici o bogăţie nu ţine vecinic, şi nici cununa nu rămîne pe vecie. -
Çünkü zenginlik kalıcı değildir Ve taç kuşaktan kuşağa geçmez.Car la richesse ne dure pas toujours, Ni une couronne éternellement.
Çünkü zenginlik kalıcı değildir Ve taç kuşaktan kuşağa geçmez.Denn Gut währt nicht ewiglich, und die Krone währt nicht für und für.
Çünkü zenginlik kalıcı değildir Ve taç kuşaktan kuşağa geçmez.For gods varer ikke til evig tid, og en krone ikke gjennem alle slekter.
Çünkü zenginlik kalıcı değildir Ve taç kuşaktan kuşağa geçmez.Kajti premožnost ni za vekomaj, in ostane li krona za vse rodove?
Çünkü zenginlik kalıcı değildir Ve taç kuşaktan kuşağa geçmez.karena kekayaan tidak akan kekal, bahkan kuasa untuk memerintah pun tidak akan tetap selama-lamanya
Çünkü zenginlik kalıcı değildir Ve taç kuşaktan kuşağa geçmez.대저 재물은 영영히 있지 못하나니 면류관이 어찌 대대에 있으랴

İlgili Sayfalar