geçmez ile cümle
geçmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Aklınızdan geçmez diyemiyorum, hani "ya benden hoşlanıyorsa?" gibi.Cela change leur perspective.
Aklınızdan geçmez diyemiyorum, hani "ya benden hoşlanıyorsa?" gibi.Eso cambia completamente la perspectiva
Aklınızdan geçmez diyemiyorum, hani "ya benden hoşlanıyorsa?" gibi.Isso muda totalmente a perspectiva
Aklınızdan geçmez diyemiyorum, hani "ya benden hoşlanıyorsa?" gibi.Questo cambierebbe completamente la prospettiva.
Aklınızdan geçmez diyemiyorum, hani "ya benden hoşlanıyorsa?" gibi.To całkowicie zmienia perspektywę
Aklınızdan geçmez diyemiyorum, hani "ya benden hoşlanıyorsa?" gibi.あなたは"同性に好かれてる?"と 思うかもしれない
Ama bu mutasyonlar benim çocuklarıma geçmez하지만 그것은 제 자손에 영향을 주지 못합니다
Ama bu mutasyonlar benim çocuklarıma geçmez Ve ben bunu vurgulamak istiyorum.Quiero aclarar bien ese punto.
Ama bu mutasyonlar benim çocuklarıma geçmezהוא לא יועבר לצאצאים בדור הבא.
Ama bu mutasyonlar benim çocuklarıma geçmezلتؤثر على نسلي
Ama ona yapılanlardan sonra, Scar bir süre harekete geçmez.Mas, depois de tudo o que sofreu, o Scar não agirá por uns tempos.
Ama ona yapılanlardan sonra, Scar bir süre harekete geçmez.Μετά από όσα έγιναν, ο Σκαρ δεν θα δράσει για λίγο.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu.Aber man überquert ihn nicht einmal.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu.Ale nepřekračujete ji jednou.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu.Dar acest râu nu se trece o singură dată.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu.De nem egyszer léped át.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu. Durmaksızın gidip gelirsiniz.Ale nie przekracza się jej raz. przekracza się ją tam i z powrotem, w nieskończoność.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu. Durmaksızın gidip gelirsiniz.Maar deze steek je niet één keer over, je gaat eindeloos op en neer.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu. Durmaksızın gidip gelirsiniz.Vamos de um lado para o outro incessantemente.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu. Durmaksızın gidip gelirsiniz.Минаваш насам-натам безкрайно.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu.그러나 그 강을 한 번 만 건너는 게 아닙니다.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu.Mais on ne la traverse pas qu'une fois.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu.Ma non lo traversi una volta sola.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu.Nhưng bạn băng qua nó không chỉ một lần.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu.Tapi anda tidak menyeberanginya sekali.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu.Αλλά δεν διασχίζει κάποιος τον ποταμό μόνο μία φορά.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu.Но она не такая, что перейти можно только раз.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu.אבל אתה לא חוצה אותו פעם אחת.
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu.ولكنك لا تعبره مرة واحدة
Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu.終わる事なく行ったり来たりする
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››ako pa ne pojdejo oboroženi z vami na ono stran, naj imajo posestva med vami v deželi Kanaanski.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Ale keby neprešli ozbrojení s vami, dostanú državie medzi vami v zemi Kanaána.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››A ruszywszy się z Hesman, położyli się obozem w Moserot.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Dar dacă nu vor merge înarmaţi împreună cu voi, să se aşeze în mijlocul vostru în ţara Canaanului.``
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Ha pedig nem mennek át fegyveresen veletek, akkor veletek kapjanak birtokot a Kanaán földén.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››그러나 그들이 만일 너희와 함께 무장하고 건너지 아니하거든 가나안 땅에서 너희 중에 산업을 줄 것이니라
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Ma se non passano armati con voi, avranno la loro proprietà in mezzo a voi nel paese di Canaan»
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Men om de icke draga väpnade ditöver med eder, så skola de få sin besittning ibland eder i Kanaans land.»
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Pakli by nešli v odění s vámi, tedy dědictví míti budou u prostřed vás v zemi Kanán.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››se, porém, não passarem armados convosco, terão possessões entre vós na terra de Canaã.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››ziehen sie aber nicht mit euch gerüstet, so sollen sie unter euch erben im Lande Kanaan.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››εαν ομως δεν θελωσι να διαβωσιν ωπλισμενοι με σας, τοτε θελουσι λαβει κληρονομιαν μεταξυ σας εν τη γη Χανααν.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››если же не пойдут они с вами вооруженные, то они получат владение вместе с вами в земле Ханаанской.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Но ако не щат да преминат с вас въоръжени, тогава да вземат наследство между вас в Ханаанската земя.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››ואם לא יעברו חלוצים אתכם ונאחזו בתככם בארץ כנען׃
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››ولكن ان لم يعبروا متجردين معكم يتملكوا في وسطكم في ارض كنعان.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››倘 若 他 們 不 帶 兵 器 和 你 們 一 同 過 去 、 就 要 在 迦 南 地 你 們 中 間 得 產 業
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››倘若 他 們不帶兵器 和 你 們一同 過去 、 就 要 在 迦南 地 你 們中間 得 產業
Ama sıklıkla geçmez.Ale často tomu tak není.
Ama sıklıkla geçmez.De túl gyakran nem ez történik.
Ama sıklıkla geçmez.Doch allzu oft tut sie das nicht.
Ama sıklıkla geçmez.Însă prea des, nu se întâmplă.
Ama sıklıkla geçmez.Jednak tak nie jest.
Ama sıklıkla geçmez.실은 별로 그렇질 못해요.
Ama sıklıkla geçmez.Maar te vaak is dit niet het geval.
Ama sıklıkla geçmez.Mais trop souvent, ce n'est pas le cas.
Ama sıklıkla geçmez.Mas frequentemente, não é.
Ama sıklıkla geçmez.Ma troppo spesso non è così.
Ama sıklıkla geçmez.Men alldeles för ofta, är det inte.
Ama sıklıkla geçmez.Men alt for ofte, er det ikke.