geçmeye ile cümle
geçmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1240 yılından itibaren kayıtlarda adı geçmeye başlar.Po roku 1120 zaczęto pisać na papierze.
O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek.Nie pragnę zajmować czyjegoś tronu.
Marcus Antonius'un karısı Fulvia harekete geçmeye karar verdi.Fulvia, Marcus Antonius hustru, beslutade sig då för att gå till handling.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Många drunknade när de försökte korsa floden Düna.
Poseidon'un oğlu Halirrthotios, Ares'in kızı Alkippe'nin ırzına geçmeye kalkıştı.En dag såg Ares hur Poseidons son Halirrhotios försökte våldta Alkippe.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.De gillar wrestling precis som Jakob, men de låter honom aldrig vara med på deras lekar.
Gayriresmî bir ifadeyle bu tanım, Neptün yörüngesini hiç geçmeyen cisimleri içerir.Якщо говорити простіше, визначення включає лише ті об'єкти, які ніколи не перетнуть орбіту Нептуна.
Bu filmle birlikte kariyerinde yükselişe geçmeye başlamıştır.ЇЇ акторська кар'єра стрімко пішла вгору.
Daha sonra Türk vatandaşlığına geçmeye karar vermiştir.Згодом він визнав турецьку зверхність.
Tom'un sınavı geçmeyeceğini biliyordum.Я знав, що Том не здасть екзамен.
Çünkü Kur'an'da zina suçunun karşılığı olarak geçmeyen bu ceza hadislere dayandırılmaktadır.Korán (až na zabití, krádež a nevěru) nestanovuje za porušení svých pravidel žádné tresty.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Při překonávání řeky mnoho Greutungů utonulo.
1 yıl sonra La Trobe Üniversitesi Yaratıcılık Sanatları bölümüne geçmeye karar verdi.O rok později se rozhodl zapsat na Kreativní umění na univerzitě La Trobe a sehnal si hereckého agenta.
Bu filmle birlikte kariyerinde yükselişe geçmeye başlamıştır.A tam se jeho kariéra začala obracet vzhůru.
11.boyunca, İmparatorluğun kendisi gibi düşüşe geçmeye başladı.Zpočátku velké říše se tak záhy rozpadají.
İl genel meclisleri her ayın ilk pazartesinden itibaren beş günü geçmeyecek şekilde toplanırlar.Spolek se pravidelně schází každé první pondělí v měsíci.
Bizi bu sene Kursk'a saldırmaya, dahası Doğu Cephesi'nde saldırıya geçmeye zorlayan sebep nedir?."Care este rațiunea care ne forțează să atacăm în acest an la Kursk, sau, și mai mult, pe frontul de răsărit?
Bazı projeler bu tür yapılandırılmış planlama ve gözetleme aşamalarından da geçmeyebilirler.Unele proiecte nu parcurg faze structurate de planificare și/sau monitorizare.
Bu aşama boyunca Segal, resimden gerçek hayata geçmeye çalışıyordu.Prin acest studiu el a dorit să zugrăvească o imagine vie a vieții din satele de la noi.
Daha sonra Bolluca olarak geçmeye başlamış. daha sonra söyleyiş tarzından dolayı Buluca olmuş.Ulterior, el a devenit o simplă dependință, fiind folosit ca depozit.
Daha önce Doğu Karadeniz'de yaşayan kavimler de Hıristiyanlığa geçmeye başladılar.Polonezii din sud începuseră deja să se creștineze.
Mamo yolculuğa devam edip, sınırı geçmeye kararlıdır.Mámorossá teszi az utazás, szorongva várja a határátlépést, .
Eğer kötü bir eliniz varsa en kısa sürede pas geçmeye bakınız.Észrevehető romlás esetén mielőbb szemészhez kell fordulni.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.Viola nagyon szeret focizni, de nem veszik be a csapatba.
Fokas, kendini imparator ilan etti, Küçük Asya'nın büyük kısmını geçmeye başladı.Hän julisti itsensä keisariksi ja valloitti suurimman osan Vähä-Aasiaa.
Anlatılanlara göre Ptolemaios 13 Ocak MÖ 47 tarihinde Nil nehri'ni geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Ptolemaios hukkui 13. tammikuuta 47 eaa. ylittäessään Niiliä.
Poseidon'un oğlu Halirrthotios, Ares'in kızı Alkippe'nin ırzına geçmeye kalkıştı.Poseidonin rakastama poika Hallihurthos yritti raiskata Aglauloksen ja Areen tyttären Alkippen.
Kaynaklar harekete geçmeye yeterli mi?Yliveteli → Vetelilähde?
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Useat hukkuivat jokeen yrittäessään päästä täysille veneille.
28 Eylül 2000'de Danimarka'da yapılan referanduma göre, oy verenlerin %53,2'si euroya geçmeye karşı çıkmıştır.Vuoden 2000 kansanäänestyksessä 53,2 % vastusti liittymistä yhteisvaluuttaan.
Bununla birlikte kurak geçmeyen yıllardaki yağış, ziraat için yeterli olmaktadır.Mutta koska pitkään aikaan ei ollut satanut, puro kuivui..
Alıcı Marion’dan yana geçmeye karar verir.Yksi niistä lensi Marion lähelle.
Şimşek'in yeni kabinede ismi geçmeyeceği uzun süre tartışılmıştır.Sessions jätti ilmoittamatta tapaamisesta ministerinimityksensä kuulemistilaisuudessa.
O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek.Και η βασιλεία αυτή δεν θα περάσει σε άλλον λαό.
Fokas, kendini imparator ilan etti, Küçük Asya'nın büyük kısmını geçmeye başladı.Σε μια εκστρατεία ο Φωκάς αυτοανακηρύχθηκε αυτοκράτορας και κατέλαβε το μεγαλύτερο μέρος της Μικράς Ασίας.
Bu arada Marcian, tahta geçmeye niyetlendiği için imparatora şikayet edildi.Εν τω μεταξύ ο Μαρκιανός κατηγορήθηκε στον Αυτοκράτορα, ότι επιθυμεί τον θρόνο.
Değinmeden geçmeyelim.N-μεθυλοκυκλοβουτανιμίνη.
Osmanlı süvarileri köprüyü geçmeye çalıştılar ancak köprü yıkıldı.Kavaleriet rykkede frem til Meusefloden, men fandt broerne ødelagt.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Mange druknede i det kolde hav mens de ventede på at blive reddet.
Eğer kötü bir eliniz varsa en kısa sürede pas geçmeye bakınız.Hvis De tager imod det, kom snarest ad hurtigste Rute.
Bizi bu sene Kursk'a saldırmaya, dahası Doğu Cephesi'nde saldırıya geçmeye zorlayan sebep nedir?."Hva er grunnen som tvinger oss til å angripe Kursk i år, eller i det hele tatt på østfronten?»
Anlatılanlara göre Ptolemaios 13 Ocak MÖ 47 tarihinde Nil nehri'ni geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Ptolemaios skal ha druknet 13. januar 47 f.Kr. mens han forsøkte å krysse Nilen.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Mange flere druknet i forsøk på å krysse elven.
Böylece esirliği daha rahat şartlar altında geçmeye başladı.Tiden i fangenskap ble tilbragt under komfortable forhold.
O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek.Dronningen kan imidlertid ikke hoppe over andre brikker.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.Kjell er glad i å arbeide, men klarer ikke å få seg noen jobb.
Poseidon'un oğlu Halirrthotios, Ares'in kızı Alkippe'nin ırzına geçmeye kalkıştı.Ketika Halirrhotius, putra Poseidon, memperkosa Alkippe, Ares membunuh Halirrhotius.
Hazar ordusu askerleri Volga Irmağı'nın bir kıyısına yığıldılar ve karşı kıyıya geçmeye yeltendiler.Bangsa Mongol Torgut melarikan diri ke tepi sungai Volga karena takut padanya.
Anlatılanlara göre Ptolemaios 13 Ocak MÖ 47 tarihinde Nil nehri'ni geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Ptolemaios XIII được báo cáo là bị chết đuối ngày 13 tháng 1, năm 47 TCN khi cố gắng vượt qua sông Nile.
Şarkının 3 dakikayı geçmeyecek şekilde yazılması gerektiği belirtilmiştir.Bài hát không được dài quá 3 phút.
Kent dışında otomobillerin hızı saatte 30 kilometreyi geçmeyecektir.Tốc độ xe chạy trong đường hầm không được vượt quá 90 km/giờ.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.川を泳いで渡ろうとした者の多くは溺死した。
28 Eylül 2000'de Danimarka'da yapılan referanduma göre, oy verenlerin %53,2'si euroya geçmeye karşı çıkmıştır.2000年9月28日、デンマークにおいてユーロ導入の是非を問う国民投票が実施され、53.2% が反対という結果になった。
İkisi de dururlar ve arkaya bakmaya çalışırken trenler geçmeye başlar ve birbirlerini göremezler.二人は互いに背を向けながらバックの態勢になり、電車の移動もあって互いに突き合うかのごとく、出し入れを開始してしまい、そして互いに絶頂を迎えてしまう。
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.ルエルのことが好きだが、本人的には表には出していないつもり。
Şarkının 3 dakikayı geçmeyecek şekilde yazılması gerektiği belirtilmiştir.このため、1曲を3分以内とすることが義務付けられた。
Bu işaret üzerine Kartaca Ordusu'nun büyük kısmı, 900-950 metre genişlikteki ırmağı geçmeye başladılar.これを見てカルタゴ本軍は幅900メートルの川の渡河を開始した。
Distimitria: Her şeyin içinden geçmeye yarayan büyüdür.「歪」は万物をねじ曲げる魔乖咒である。
Chris Gueffroy (21 Haziran 1968 - 6 Şubat 1989) Berlin Duvarı'nı geçmeye çalışırken öldürülen son kişi.克里斯·格弗罗伊(德語:Chris Gueffroy,1968年6月21日-1989年2月6日)是最后一名在在试图翻越柏林墙离开东柏林前往西柏林的途中被射杀的人(英语:Death at the Berlin Wall)。
Efendisinin hanımı tarafından ırzına geçmeye çalıştığı iftirasına uğradı ve zindana atıldı.她們以欺騙的方式進入建築師的房子,殺了他。