geçmeye ile cümle
geçmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.喜歡著薰,但一直無法面對自己的心情。
11.boyunca, İmparatorluğun kendisi gibi düşüşe geçmeye başladı.13世纪,该帝国开始衰落。
Judokaları teşvik etmek amacıyla her 6 ayda bir sınav yapılarak bir üst kuşağa geçmeye imkân verilir.這些人每6個月用超聲波進行篩查。
Fermi deneysel fiziğe geçmeye karar verdi ve James Chadwick'in 1932'de keşfettiği nötronu kullanmaya başladı.费米决定采用实验方法利用查德威克在1932年发现的中子来进行验证。
28 Eylül 2000'de Danimarka'da yapılan referanduma göre, oy verenlerin %53,2'si euroya geçmeye karşı çıkmıştır.2000년 9월 28일, 두 번째 국민투표가 덴마크에서 열렸는데, 53.2%가 유로존 가입을 반대한다는 결과가 나왔다.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.왜냐하면 대부분이 강에 빠져 죽어버렸기 때문이다.
İkisi de dururlar ve arkaya bakmaya çalışırken trenler geçmeye başlar ve birbirlerini göremezler.철로의 반대편에서 둘은 발걸음을 멈추고 뒤를 돌아보지만, 지나가는 기차가 그들의 눈앞을 가로막는다.
Eğer kötü bir eliniz varsa en kısa sürede pas geçmeye bakınız.혹시 비위나 마음이 약하시다면 즉시 떠나시기 바랍니다.
Özbekistan ekonomisi, serbest piyasa ekonomisine geçmeye çalışan bir geçiş ekonomisidir.כלכלת אוקראינה היא כלכלת שוק חופשי מתפתחת המנסה לייצב עצמה מאז התפרקות ברית המועצות.
Adı, 12'nci yüzyıldan itibaren belgelerde geçmeye başlar.הכינוי 'הגוץ' החל להופיע עבורו ברשומות במאה ה-12.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.עשרות נוספים נהרגו, חלקם טבעו כשניסו לחצות את הנהר בשחיה.
11.boyunca, İmparatorluğun kendisi gibi düşüşe geçmeye başladı.במהלך המאה ה-11 החל הצי המלחמתי שוקע ומתנוון, כמו האימפריה עצמה.
Osmanlı süvarileri köprüyü geçmeye çalıştılar ancak köprü yıkıldı.הפרשים העות'מאניים ניסו לחצות את גשר העץ, וגרמו לקריסתו.
Gelir vergisini sadece kurumlar ödeyecek ve oran %10'u geçmeyecektir.תמורת המימון שהיא מעניקה היא דורשת החזר תמלוגים, ולא אחוזים מהרווחים.
Henüz 10 yaşında babası ile beraber şarkı geçmeye başladı.Тя започва да пее със семейството си на 10-годишна възраст.
Marcus Antonius'un karısı Fulvia harekete geçmeye karar verdi.Фулвия, жената на Марк Антоний е водена от други подбуди.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Много от войниците докато отстъпват се давят пресичайки реката.
Tur sonunda ilk üçe giren takım ikinci tura geçmeye hak kazanmıştır.Правото да удвои има последният приел.
Kaynaklar harekete geçmeye yeterli mi?Postoje li strojevi za zaustavljanje kretanja tijela?
Ayrıca Romanya'yı, Mihver safından Müttefik Devletler safına geçmeye zorladı.Također, Rumunjska je bila prisiljena prijeći sa strane Sila Osovine na stranu Saveznika.
11.boyunca, İmparatorluğun kendisi gibi düşüşe geçmeye başladı.U 19. stoljeću započeo je strmovit pad Carstva.
Nehri geçmeye çalışırken leventlerinin çoğu hayatını kaybetti.Pri prechode cez rieku prišli o väčšinu ťažkej výzbroje.
28 Eylül 2000'de Danimarka'da yapılan referanduma göre, oy verenlerin %53,2'si euroya geçmeye karşı çıkmıştır.28. septembra 2000 so Danci s 53,2 % na referendumu zavrnila pridružitev.
Önce ordusundan hiçbir Arap asker bu köprüyü geçmeye girişmiyordu.Tako daleč ni s svojo vojsko prodrl še noben faraon.
De Warenne kalktıktan sonra yine İngiliz ordusu yavaş yavaş köprüyü geçmeye başladı.Ko se znoči, Nicholson ponosno koraka po mostu.
Bu sayede yiyecekler ince bağırsağın her bölümünden geçmeye devam ederler.Po teh trakovih se pretakajo hranilne snovi v vse dele drevesa.
Marcus Antonius'un karısı Fulvia harekete geçmeye karar verdi.Fulvija, Marko Antonijaus žmona, nusprendė imtis veiksmų.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.Simpatizavo Baro konfederacijai, bet prie jos neprisijungė.
Modern dünya tarihindeki soydan geçmeyen ilk kadın devlet başkanıdır.Pirmasis prezidentas šalies istorijoje be komunistinės praeities.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.Nende perekonnasõber Mardile Reet meeldib ja ta ei suuda näha teda kannatamas.
Kaynaklar harekete geçmeye yeterli mi?Kas kavatsused annavad tegutsemispõhjendeid?
Aklınızdan bir sürü tahmin geçmeye başlamıştır. Bu anı o kadar çok yaşadım ki. Hadi bakalım, başlayalım.Então, deixe-me desenhar pelo menos o primeiro e o quarto quadrante do círculo unitário.
Aklınızdan bir sürü tahmin geçmeye başlamıştır. Bu anı o kadar çok yaşadım ki.I musicie teraz promieniować spostrzegawczością bo mówiłem już to wiele razy.
Aklınızdan bir sürü tahmin geçmeye başlamıştır. Bu anı o kadar çok yaşadım ki.Und ihr müsst nun vor Vorfreude total aufgeregt sein, weil ich es ja schon so oft gesagt habe
Aklınızdan bir sürü tahmin geçmeye başlamıştır. Bu anı o kadar çok yaşadım ki.Určitě jste plní očekávání, protože jsem toto řekl už tolikrát.
Aklınızdan bir sürü tahmin geçmeye başlamıştır. Bu anı o kadar çok yaşadım ki.Y es probable que estés prestando mucha atención puesto que he dicho esto tantas veces.
Aklınızdan bir sürü tahmin geçmeye başlamıştır. Bu anı o kadar çok yaşadım ki.Και πρέπει να ξεχειλίζετε απο ανυπομονησία τώρα, επειδή το έχω πει πολλές φορές.
Aklınızdan bir sürü tahmin geçmeye başlamıştır.E ormai dovresti essere straboccante di aspettativa, perché
Aklınızdan bir sürü tahmin geçmeye başlamıştır.지금쯤 엄청 기대하고 계실 거예요
Aklınızdan bir sürü tahmin geçmeye başlamıştır.כעת אתם בטח מלאים ציפייה, כי
Aklınızdan bir sürü tahmin geçmeye başlamıştır.ويجب ان تكون محتدماً بالتوقع الآن، لأنني
Ama şimdi ATP ve NADPH olduğuna göre karanlık reaksiyonlara geçmeye hazırız.이제 ATP와 NADPH가 있으니, 이제 우리는 암반응으로 진행할 준비가 된 것입니다.
Ama şimdi ATP ve NADPH olduğuna göre karanlık reaksiyonlara geçmeye hazırız.Máme tedy ATP a NADPH, jsme připraveni pokračovat k temnostním reakcím.
Ama şimdi ATP ve NADPH olduğuna göre karanlık reaksiyonlara geçmeye hazırız.Pero ahora, que tenemos ATP y NADPH, estamos listos para avanzar hacia las reacciones "oscuras"
Ama şimdi ATP ve NADPH olduğuna göre karanlık reaksiyonlara geçmeye hazırız.Tapi sekarang kita memiliki ATP dan NADPH ini, kita siap untuk melanjutkan ke dalam reaksi gelap.
Ama şimdi ATP ve NADPH olduğuna göre karanlık reaksiyonlara geçmeye hazırız.И сега, когато имаме АТФ и НАДФ, ние сме готови да продължим с реакциите от тъмнинната фаза.
Ama şimdi ATP ve NADPH olduğuna göre karanlık reaksiyonlara geçmeye hazırız.Тепер, коли у нас є ця АТФ і ця НАДФН, ми готові перейти до темнових реакцій.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Când am auzit de albinele care dispar, de dispariția roiurilor de albine, asta m-a motivat să fac ceva.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Když jsem slyšel o mizení včel, o syndromu hroucení včelstev, podnítilo mě to k činu.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Keď som počul o miznúcich včelách, o syndróme kolapsu včelstiev, motivovalo ma to niečo urobiť.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.벌집 군집 붕괴 현상과 사라져가는 벌들에 대해 들었을 때, 저는 행동을 취할 동기를 얻었습니다.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Lorsque j'ai entendu parler du Syndrome d'effondrement des colonies d'abeilles, j'ai décidé d'agir.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.När jag hörde talas om att bin försvinner, bidöden, så motiverade det mig att agera.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Sapere della scomparsa delle api, Disturbo del Collasso della Colonia, mi ha motivato ad agire.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Wiadomość o masowym ginięciu pszczoły miodnej, zmotywowała mnie do działania.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Звістка про зникнення бджіл, про синдром раптового зруйнування колоній спонукала мене діяти.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Когда я узнал об исчезновении пчёл, о синдроме разрушения колоний, это стало для меня сигналом к действию.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.כאשר שמעתי על היעלמות הדבורים, "הפרעת התמוטטות המושבה", זה הניע אותי לנקוט פעולה.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.وعندما سمعت عن انقراض النحل وعن الخلل الذي يصيب مستعمراتهم تحمست لكي أبدأ بالعمل حيال ذلك
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.当我听到蜜蜂消失,蜂群衰落果阵, 我想即刻行动。