geçmeye ile cümle
geçmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Distimitria: Her şeyin içinden geçmeye yarayan büyüdür.Comme par magie, tout se met en route.
Bizi bu sene Kursk'a saldırmaya, dahası Doğu Cephesi'nde saldırıya geçmeye zorlayan sebep nedir?."¿Cuál es la razón por la que nos obliga a atacar este año en Kursk, o incluso más, en el Frente Oriental?
Bazı yarışçılar 14:57'ye, patlamalardan 8 dakika sonrasına kadar bitiş çizgisini geçmeye çalıştı.Algunos corredores continuaban cruzando la línea hasta las 14:57, ocho minutos después de las explosiones.
O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek.Y el reino mismo no será pasado a ningún otro pueblo.
Kaynaklar harekete geçmeye yeterli mi?¿Hay algún mecanismo para parar los cuerpos en movimiento?
Sucre ise Maricruz’la bağlantıya geçmeye çalışmaktadır.Sucre planea encontrarse con Maricruz después de escapar.
Marcus Antonius'un karısı Fulvia harekete geçmeye karar verdi.Fulvia, mujer de Antonio también proscribía por su parte.
Judokaları teşvik etmek amacıyla her 6 ayda bir sınav yapılarak bir üst kuşağa geçmeye imkân verilir.Los fabricantes recomiendan verificar este tipo de alarma cada seis meses.
Daha sonra Bolluca olarak geçmeye başlamış. daha sonra söyleyiş tarzından dolayı Buluca olmuş.Después siguió haciendo apariciones tras tomar el tratamiento.
Mahkeme hakimlerinin güçlerini artırarak yolsuzluğun önüne geçmeye çalışır.Todo esto puede atentar contra la independencia del juez frente a sus superiores.
1970'lerin sonuna doğru değişen moda ile birlikte lav lambaların da modası geçmeye başladı.A finales de los 70 cambiaron las tendencias y las lámparas de lava se pasaron de moda.
Filmde Augustus Phillips, Charles Ogle ve Mary Fuller gibi isimleri jenerikte geçmeyen oyuncular rol almıştır.Il cast, composto da Augustus Phillips, Charles Ogle e Mary Fuller, non è accreditato.
Anlatılanlara göre Ptolemaios 13 Ocak MÖ 47 tarihinde Nil nehri'ni geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.13 gennaio Tolomeo XIII muore annegato, mentre attraversa il Nilo.
Genellikle yerde ya da yüksekliği iki metreyi geçmeyen çalılıklarda besin ararlar.Questi animali si nutrono a terra o su arbusti che non superano i due metri dal suolo.
Bu aşama boyunca Segal, resimden gerçek hayata geçmeye çalışıyordu.Per tutta la vita Boccadoro ricercò tale immagine.
Tedavi sonucunda ağrıları geçmeyen kişilerin doktora tekrar başvurmaları gerekir.Se i disturbi persistono consultare il medico.
Kertenkelelerin kuyrukları koptuğu zaman bir ayı geçmeyen bir zaman içinde yeni bir kuyruk meydana gelir.Poco prima che i cuccioli vengano svezzati, avviene un nuovo ciclo di accoppiamento.
Tepe, yüksekliği 200 metreyi geçmeyen yatık yamaçlı yer biçimidir.È un paese molto pianeggiante in cui nessun punto supera i 200 m di altitudine.
Bütün haftadır seninle irtibata geçmeye çalışıyorum.Я всю неделю пытаюсь связаться с тобой.
Tom benim yerime geçmeye gidiyor.Том собирается занять мое место.
Tom’la irtibata geçmeye çalışıyoruz.Мы пытаемся связаться с Томом.
O zaman neden yerime geçmeye çalışıyorsun?Тогда почему ты пытаешься занять моё место?
Tom'un yerine geçmeye çalışmıyorum.Я не пытаюсь занять место Тома.
Bizi bu sene Kursk'a saldırmaya, dahası Doğu Cephesi'nde saldırıya geçmeye zorlayan sebep nedir?."Что заставляет нас наступать в этом году под Курском или в любом другом месте Восточного фронта?»
Değinmeden geçmeyelim.Не прогибаться.
1970'lerin sonuna doğru değişen moda ile birlikte lav lambaların da modası geçmeye başladı.В конце 1970-х гг. мода изменилась, и лавовые лампы устарели.
Yeni bir grup kurarak profesyonel hayata geçmeye karar verdiler.Для воплощения идеи в жизнь была подобрана профессиональная команда.
İmparator, Leontius'u bir ordu ile Illus'a yolladı fakat Illus, Leontius'u kendi tarafına geçmeye ikna etti.Тогда император послал Леонтия с армией против Илла, но тому удалось убедить Леонтия перейти на его сторону.
Cadı Kral, bunun üzerine Eärnur'la dalga geçmeye başladı.Король Чародей насмехался над Эарнуром.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.Симпатизирует Ямаде, но добиться её внимания не может.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Многие утонули, пытаясь переплыть Рио-Гранде.
Bu çarpışmalar Fatimiler ağır süvari hücumuna geçmeye fırsat bulamadan Haçlılar lehinde gelişti.Битва была закончена раньше, чем успела вмешаться тяжелая кавалерия фатимидов.
Hendek, geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukurdur.Перелаз - это низкий забор, через который можно переступить.
Kaynaklar harekete geçmeye yeterli mi?Что за силы направляют движение?
Otomobil üreticileri boyu 4,5 m'yi geçmeyen ve adına kompakt denen daha küçük otomobiller tasarlamaya başlar.وبدأ صانعي السيارات بتصميم سيارات أصغر حجماً وأسماها مدمجة ولا تتجاوز ال4,5م.
Uykuya daldıktan yarım ya da bir saat sonra beyin dalgaları tekrar aktif sürece geçmeye başlar.بعد ساعة ونصف من عدم حركة السريعة، تبدأ موجات الدماغ بإظهار نمط نشط مرة أخرى.
Procopius gayet rahat bir biçimde bu askerleri kendi tarafına geçmeye ikna etti.قرر فابيوس أن يتقاسما القوات بدلاً من ذلك.
Yahudiler bu durumu engellemek için harekete geçmeye karar verdi.لقد حاول اليهود أن يُغطّوا على هذه الحقيقة.
Tartışmalı bir dönemden sonra Madonna'nın kişisel yaşamı, müzikal kariyerinin önüne geçmeye başlamıştı.Após um período de bastante controvérsia, a vida pessoa de Madonna começou a dominar sua carreira musical.
Sucre ise Maricruz’la bağlantıya geçmeye çalışmaktadır.Sucre vai a procura de Maricruz.
Musk başlangıçta birleşmeyi desteklerken, Yönetim kurulunu birleşmeden geçmeye ikna etti.Enquanto Musk inicialmente apoiou a fusão, ele persuadiu o Conselho de Administração a são proceder.
Dans dünyasındaki üstünlüğü Mariinski Tiyatrosu'na geçmeye başladı.Teve as primeiras atuações profissionais como dançarina no teatro Mariinsky.
O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek.Um Rei nunca poderá dar xeque a outro Rei.
Kent dışında otomobillerin hızı saatte 30 kilometreyi geçmeyecektir.Obriga ao motorista a não ultrapassar 30 km/h.
Ailenin eline az da olsa ilk kez düzenli olarak para geçmeye başlar.Do modo de o obrigar as primeiras vezes a paſſar de mão.
Adı, 12'nci yüzyıldan itibaren belgelerde geçmeye başlar.Começa com provavelmente 12 anos pois está a entrar no ciclo preparatório.
11.boyunca, İmparatorluğun kendisi gibi düşüşe geçmeye başladı.Durante o século XI, a marinha, tal como o próprio Império, entrou em declínio.
Bu tarihlerde İzmir şehri dağılmış, halk civarda bulunan küçük yerleşim alanlarına geçmeye başlamıştır.A humanidade se esforça em sobreviver neste mundo em ruínas, divididos em pequenas populações e impérios.
Efendisinin hanımı tarafından ırzına geçmeye çalıştığı iftirasına uğradı ve zindana atıldı.A empregada quer falar mal de sua patroa e é punida pelo destino.
Fokas, kendini imparator ilan etti, Küçük Asya'nın büyük kısmını geçmeye başladı.Labienus, die door zijn troepen werd uitgeroepen tot Imperator, rukte op naar Klein-Azië.
Chris Gueffroy (21 Haziran 1968 - 6 Şubat 1989) Berlin Duvarı'nı geçmeye çalışırken öldürülen son kişi.Het laatste slachtoffer was Chris Gueffroy op 6 februari 1989 aan de Berlijnse Muur.
Yeni bir grup kurarak profesyonel hayata geçmeye karar verdiler.Een nieuwe groep van beroepswiskundigen trad toe.
Osmanlı süvarileri köprüyü geçmeye çalıştılar ancak köprü yıkıldı.De vier willen eroverheen lopen maar de brug verdwijnt.
Oyun, Silent Hill'de geçmeyen ilk ve tek Silent Hill oyunudur.Het is een "her-verzinning" van de eerste Silent Hill.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Duizenden verdronken toen ze probeerden om de rivier over te zwemmen.
28 Eylül 2000'de Danimarka'da yapılan referanduma göre, oy verenlerin %53,2'si euroya geçmeye karşı çıkmıştır.28 września 2000 roku Duńczycy w referendum większością 53,2% głosów odrzucili euro.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Wielu z nich utonęło podczas próby przeprawy rzeki.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.Janasz Korczak kocha Jadzię, ale nie stara się o jej rekę.
Böylece esirliği daha rahat şartlar altında geçmeye başladı.Pod jej wpływem zaczął łagodniej traktować więźniów.
Sahra Çölü'nü geçmeye teşebbüs eden ilk Avrupalı kadın olarak bilinir.Była pierwszą Europejką, która próbowała przemierzyć Saharę.