geçmesine ile cümle

geçmesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bununla birlikte, pasaport sahiplerinin Mısır'a özgürce geçmesine izin verilmedi.Mereka diberikan "Paspor Seluruh Palestina" dan tidak diizinkan masuk secara bebas ke Mesir.
Otuz tümenin sınıra ilerlemesine rağmen (ve bazı yerlerde geçmesine), çatışma hiç yaşanmadı.Meskiput 30 divisi maju ke perbatasan, serangan itu tidak pernah terjadi.
Ancak dört ay geçmesine karşın, hazırlıklı bir savunmanın karşısında sonuç elde edemediler.Lebih dari enam bulan kemudian, dia masih belum berhasil menemukan pekerjaan.
Filmin konusunun Batı Teksas'ta geçmesine rağmen çekimler Doğu New Mexico'da yapıldı.Meskipun ini bergenre Barat, film ini diambil di Milltown, New Jersey.
1986 ve 1991 de iki kez yalan makinasından geçmesine rağmen yakalanamamıştır.Bulgaria đã từng hai lần tham dự Euro vào các năm 1996 và 2004, tuy nhiên đều không vượt qua được vòng bảng.
Messi topa çıkarken, eliyle topa dokunarak kaleci Carlos Kameni'nin yanından geçmesine sebep oldu.Messi lao tới và dùng tay để đưa bóng vào lưới thủ thành Carlos Kameni.
Bu kadar sene geçmesine rağmen suçlu veya suçlular bulunamamıştır.Cả năm vụ trước cảnh sát đều không tìm ra được thủ phạm.
O halde sadece istenilen sinyali geçmesine izin verecek özel bir filtre uygulayabiliriz.すると、適切なフィルタを適用することにより欲しい信号のみを通すことができる。
20 yıldan fazla geçmesine rağmen potansiyel hala devam ediyordu.20年以上露天に置かれていたにもかかわらず、再び稼働状態にすることができた。
Otuz tümenin sınıra ilerlemesine rağmen (ve bazı yerlerde geçmesine), çatışma hiç yaşanmadı.人類の歴史をみると(一部の例外的な地域・時期はあるにしても)、概して、戦争はたえたことがない。
Bu başarısızlık, avantajın Ruslara geçmesine sebep oldu.こうした資質がソ連を勝利へと導いたのだ。
Birkaç çok kısıtlı ağ sadece ICMP veya DNS paketlerinin geçmesine izin verir.有少數限制很多的網路只允許通過ICMP或DNS的封包。
Ölmeden önce Hükümdarlık Asasının varisine geçmesine izin vermeyen ilk Numenor Kralıdır.조선 건국 이후 최초로 왕세자를 역임하지 않고도 왕으로 추존된 인물이기도 하다.
T-3 saniyede, mekik başlama moduna geçmesine izin verilir.ברמה 60 ניתן להתקדם לקידום העבודה השני.
3 gün geçmesine rağmen talepleri yerine getirilmez.כעבור שלושה ימים הוא כמובן לא מקבל את הכסף.
"Örneğin, körlerin sokaklarda karşıdan karşıya geçmesine yardım etmeyi çok seviyordum.Най-много от всичко аз обичам да гледам как играят децата на двора.
Hatta Amalia da korkmuştur fakat aşkı bu durumu es geçmesine neden olur.Амелиа също е ужасена, но въпреки това не се отказва от любовта си към него.
25 Ocak 2009'da çıktığı ilk Serie A maçında takımının Sampdoria'yi 1-0'la geçmesine katkı sağladı.Дебютът му в Серия А настъпва на 25 януари при победата на Интер над Сампдория с 1:0.
Messi topa çıkarken, eliyle topa dokunarak kaleci Carlos Kameni'nin yanından geçmesine sebep oldu.Messi se odrazio prema lopti i rukom je proslijedio pokraj vratara Carlosa Kamenog.
Anne sütüne geçmesine ilişkin bilgi bulunmamaktadır.Podataka o prelaženju lijeka u majčino mlijeko nema.
Filmin konusunun Batı Teksas'ta geçmesine rağmen çekimler Doğu New Mexico'da yapıldı.Iako se radnja filma zbiva u istočnoj Europi, snimanje je obavljeno u Škotskoj.
Köprü ağır kuşatma aletlerinin geçmesine izin vermiyordu.Stroj bol príliš ťažký na to, aby prešiel cez mosty.
O halde sadece istenilen sinyali geçmesine izin verecek özel bir filtre uygulayabiliriz.Na to je určený rad filtrov, ktorý možno na vybranú fotografiu aplikovať.
Fiş devresi elektriği geçirmiyorsa ana kart asansörün harekete geçmesine izin vermez.Če na dvigalko samo pritisnemo, se ne bo zgodilo ničesar.
Ağabeyi Karl'ın 1761 yılında ölümü üzerine, onun babasının Toskana Büyük Dükalığına geçmesine karar verildi.Toda po smrti brata Carla leta 1456, je dobil vso njegovo zemljo.
Ulaşmaya çalıştıkları üç hedef vardı: Rusya’daki askeri malzemelerin Almanya’nın eline geçmesine engel olmak.Ja siekta trijų tikslų: Neleisti karinėms atsargoms patekti į vokiečių rankas.
Albümün çıkmasından uzun zaman geçmesine rağmen satışları hala iyi gidiyordu.Nepaisant albumo nutekėjimo į internetą, pardavimai buvo geri.
Ama aslında su kanalı gibi hareket ederler. İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Ale jednocześnie służą one głównie jako kanały przewodzące płyny lub powietrze w stanie stacjonarnym.
Ama aslında su kanalı gibi hareket ederler. İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Chúng hoạt động gần giống máng nước cho phép chất lỏng hoặc khí đi qua 1 cách đều đặn
Ama aslında su kanalı gibi hareket ederler. İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Mas estes órgãos são principalmente canais que permitem que um fluido ou o ar os atravesse num estado estável.
Belediyenin kiralık konutları için başvuruda bulundum ama zaman geçmesine rağmen konut bulunmadı.Jag lämnade en ansökan om en kommunal hyresbostad men jag har inte fått en bostad fastän det har gått tid.
Belediyenin kiralık konutları için başvuruda bulundum ama zaman geçmesine rağmen konut bulunmadı.Jätin hakemuksen kunnalliseen vuokra-asuntoon, mutta en ole saanut asuntoa, vaikka aika kuluu.
Belediyenin kiralık konutları için başvuruda bulundum ama zaman geçmesine rağmen konut bulunmadı.Solicité una vivienda de alquiler municipal, pero no he recibido ninguna, aunque ha pasado ya tiempo.
Belediyenin kiralık konutları için başvuruda bulundum ama zaman geçmesine rağmen konut bulunmadı.Я подал заявление на предоставление муниципальной арендуемой квартиры, но квартиры не получил, а время идёт.
Belediyenin kiralık konutları için başvuruda bulundum ama zaman geçmesine rağmen konut bulunmadı.لقد تركت طلباً إلى مساكن الإيجار التابعة للبلدية، ولكنني لم أحصل على مسكن على الرغم من مرور الوقت.
Belediyenin kiralık konutları için başvuruda bulundum ama zaman geçmesine rağmen konut bulunmadı.我已向市政府递交了租房申请,等了很久,还是没有空房。
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.ATP 생성효소가 있는 이 생체막은 아무 분자나 통과하도록 내버려두진 않습니다
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Esta membrana, esta sintasa ATP, no va a dejar a ninguna molécula atravesarla.
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Ini membran, ATP synthase ini, tidak akan membiarkan hanya setiap molekul untuk pergi melalui itu.
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Znajdująca się w błonie syntaza ATP nie przepuści do matriks mitochondrium dowolnej cząsteczki.
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Ни мембрана , ни АТФ синтетаза не позволят различным молекулам проникнут сквозь них .
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Тя пропуска само водородните катиони.
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Ця мембрана - АТФ-синтаза - пропускає не кожну молекулу.
Geçirgen şeyler geçmesine izin verir gelir.Medio permeable permite cosas que pasan.
Geçirgen şeyler geçmesine izin verir gelir.PRIEPUSTNÁ znamená že umožňuje časticiam prechádzať.
Geçirgen şeyler geçmesine izin verir gelir.Propustná znamená, že umožňuje částicím procházet.
Geçirgen şeyler geçmesine izin verir gelir. Yarı permeables tamamen geçirgen değil demektir.Semi-permeables innebär det inte är helt lätta.
Geçirgen şeyler geçmesine izin verir gelir.半透膜は、完全にものを通すわけではない。
Hidrojenlerin protonlarının geçmesine izin veriyor.Dovoluje procházet těmto vodíkovým kationtům.
Hidrojenlerin protonlarının geçmesine izin veriyor.Esta dejando a estos protones del oxigeno que la atraviesen.
Hidrojenlerin protonlarının geçmesine izin veriyor.Ini memungkinkan proton hidrogen untuk pergi melalui itu.
Hidrojenlerin protonlarının geçmesine izin veriyor.수소 양성자만 통과시킵니다
Hidrojenlerin protonlarının geçmesine izin veriyor.Mas permite que estes protões de hidrogénio passem.
Hidrojenlerin protonlarının geçmesine izin veriyor.Przejdą przez nią tylko protony wodoru.
Hidrojenlerin protonlarının geçmesine izin veriyor.Ето този процес, при който водородните катиони преминават, се нарича хемиосмоза.
Hidrojenlerin protonlarının geçmesine izin veriyor.Пройти можуть лише протони водню.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.De låter vätska eller luft att gå igenom i stabila tillstånd.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Dovolujete tekutině a vzduchu volně proudit.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Im stabilen Zustand lassen sie Flüssigkeiten oder Luft durchgehen.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Je laat er vloeistof of lucht door gaan in stabiele situaties.

İlgili Sayfalar