geçmesine ile cümle

geçmesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Aylar geçmesine rağmen hala ortada bir konsey yok.Months passed, but still no council.
Sadece 1 aylık ön başvuru yapan kişilerin sınırı geçmesine izin verilir.Only persons with pre-application of 1 month are allowed to cross the border.
Prens Rupert'ın küpünün geçmesine izin verecek büyüklükte bir delik açılmış bir birim küp.A unit cube with a hole cut through it, large enough to allow Prince Rupert's cube to pass
Bir düğmeye basarak başvuranın bir sonraki tura geçmesine oy verirler.They vote for the passage of the applicant to the next round by pressing a button.
Bu kod, saldırganın başka bir kullanıcının yerine geçmesine izin verir.This code can allow the attacker to impersonate another user.
Yardım kamyonlarının sınırı geçmesine izin veriliyor, ancak sınır kesinlikle bireylere kapalı.[1]Aid trucks are still welcome to cross the border, but it is strictly closed to individuals.[65]
Anne sütüne geçmesine ilişkin bilgi bulunmamaktadır.Zum Übertritt in die Muttermilch liegen keine Angaben vor.
Su buharının tekrar su haline geçmesine de yoğunlaşma denir.Frost wird das Wasser dann wieder erstarren lassen.
Bulduklarından ötürü kendinden geçmesine rağmen, Mike'a söylememeyi seçer.Bien que désemparée par la découverte, elle choisit de ne pas le dire à Mike.
"Örneğin, körlerin sokaklarda karşıdan karşıya geçmesine yardım etmeyi çok seviyordum.Aussi, elle aime beaucoup regarder par sa fenêtre les gens s'activer dans les rues.
Beş sene geçmesine rağmen onu hala hatırlıyorum.Han pasado cinco años, aún lo recuerdo.
Ancak, günümüzde anlar geçmesine rağmen Bart, dört yıllık daha büyük bir zaman yolculuğundan döndü.Pero mientras pasaban los meros momentos en el presente, Bart regresó de su viaje de cuatro años más.
20 yıldan fazla geçmesine rağmen potansiyel hala devam ediyordu.Ha durado más de 20 años pero ya es hora de moverse.
Desteklenen ürünlerin destek tarihinin bitiminden geçmesine neden olur.A la conclusión del período de apoyo, el producto llega al final de su vida.
(Yalıtkan maddelere bir gerilim uygulandığında akımın geçmesine izin vermezler.)(Generalmente se saca el sombrero con violencia cuando se enoja).
Bu kadar sene geçmesine rağmen suçlu veya suçlular bulunamamıştır.Dopo tre anni di indagini, non fu trovato nessun colpevole.
"Örneğin, körlerin sokaklarda karşıdan karşıya geçmesine yardım etmeyi çok seviyordum.Gli piaceva anche aggirarsi per le strade in incognito in mezzo alla gente.
Bu başarısızlık, avantajın Ruslara geçmesine sebep oldu.A causa della fretta degli attaccanti, la vittoria fu dei russi.
Onun sınavı geçmesine şaşmamalı.Неудивительно, что он сдал экзамены.
Adında Chelsea geçmesine rağmen Chelsea FC'nin merkezi aslında Chelsea değil, komşusu Fulham'dır.Несмотря на своё название, клуб располагается не в районе Челси, а в соседнем Фулеме.
Ancak bu videonun bir şekilde internete sızması Bill'le birçok kişinin dalga geçmesine sebep olur.В этот раз всё идёт наперекосяк Билл случайно убивает мужчину.
"Örneğin, körlerin sokaklarda karşıdan karşıya geçmesine yardım etmeyi çok seviyordum.Именно поэтому писатель обожал бродить по многолюдным улицам.
Zaman geçmesine rağmen, 'böyle bir şeyi neden yapıyorum?' sorusunu kendime sormaya devam ettim.Я до сих пор задаю себе вопрос: «Как, черт возьми, они это сделали?».
Yaz aylarının kısa geçmesine rağmen yeterli güneşlenme olanağı bulunur.Коротким летом на несколько месяцев невысоко поднимается полярное солнце.
Sonny aradan zaman geçmesine rağmen parasını hala alamamıştır ve sürekli telefon açarak baskı kurmaya çalışır.Пол просит её не возвращаться до тех пор, пока он всё не сделает, и время от времени звонить.
Başbakan, Fransız ordusunun Portekiz'e ulaşmak için İspanyol topraklarından geçmesine de izin verdi.صرح رئيس الوزراء بمرور الجيش الفرنسى للاراضى الإسبانية للوصول إلى البرتغال.
Ağabeyi Karl'ın 1761 yılında ölümü üzerine, onun babasının Toskana Büyük Dükalığına geçmesine karar verildi.حينما توفي أخوه الأكبر تشارلز في عام 1761، قرر بأن يخلف حكم أبيه لتوسكانا.
Sharapova üç settede 3-0 öne geçmesine rağmen Janković maçı kazanmasını bildi.تقدمت شارابوفا 3-0 في المجموعة الثالثة قبل أن تتجه يانكوفيتش للفوز بالمباراة.
Bu da değişik kültürlerin iç içe geçmesine sebep olmuştur.Isto fez com que o desenvolvimento de outras diversas culturas.
Filmin konusunun Batı Teksas'ta geçmesine rağmen çekimler Doğu New Mexico'da yapıldı.Apesar da história se passar no Novo México, as filmagens foram em Utah.
Saat: Pirinç maddesinin katı halden gaz haline geçmesine neden olur.Ex.: A causa da gripe é o consumo de arroz.
2016 yılında toplamda 100.000 projenin hayata geçmesine vesile olduğunu duyurmuştur.E em 2016, a SEEK adquiriu 100% das ações.
Bulduklarından ötürü kendinden geçmesine rağmen, Mike'a söylememeyi seçer.Embora completamente perturbada pela descoberta, ela não menciona isso para Mike.
Ozon tabakası bu ışınların geçmesine izin verir.Esta radiação ioniza os gases por onde passa.
Bergman'ın 1944 yılında Helsingborg Şehir Tiyatrosunun başına geçmesine kadar onun oyunlarında yer almıştır.Bergman startte zijn carrière in 1944 als regisseur bij het stedelijk theater van Helsingborg.
Zararlarının salgın hâle geçmesine çok defa insan sebep olur.Mensen kunnen de ziekte meerdere malen oplopen.
Albüm, aradan yıllar geçmesine rağmen halen olumlu eleştiriler almaktadır.Het album was commercieel geen succes, maar kreeg in de loop van de jaren wel veel positieve kritieken.
Messi topa çıkarken, eliyle topa dokunarak kaleci Carlos Kameni'nin yanından geçmesine sebep oldu.Messi wyskoczył do piłki i za pomocą ręki przerzucił piłkę nad interweniującym bramkarzem, Carlosem Kamenim.
Bu askerler kontrol noktalarinda konumlanıp karakterin o yerden geçmesine izin vermemektedir.Jestem odpowiedzialny za konwój i nie pozwolę wam na kontrolę!
Bu olaylar ayrıca Suriye'de Hafız Esed'in başa geçmesine olanak sağladı.Wyraził również obawy, iż Syria może wpaść w ręce islamistów.
Zaten Anthemius'un durumu da harekete geçmesine izin vermiyordu.Nie chciał go również wpuścić Eustachy.
Evliliklerinin ardından 2 yıl geçmesine karşın çiftin çocukları olmaz.Trwające dwa lata małżeństwo nie doczekało się dzieci.
Ptolemaios hanedanı üyeleri hükümdarlar Mısır'ın MÖ 30'da Romalıların eline geçmesine kadar hüküm sürdüler.Ptolemaios familj härskade över Egypten till den romerska erövringen 30 f.Kr..
Bununla birlikte, pasaport sahiplerinin Mısır'a özgürce geçmesine izin verilmedi.Ledsagarservice har inte beviljats för en semesterresa till Egypten.
Adında Chelsea geçmesine rağmen Chelsea FC'nin merkezi aslında Chelsea değil, komşusu Fulham'dır.Незважаючи на свою назву, клуб розташований не в районі Челсі, а в сусідньому Фулемі.
Başbakan, Fransız ordusunun Portekiz'e ulaşmak için İspanyol topraklarından geçmesine de izin verdi.Musel také umožnit průchod francouzské armády dále do italského vnitrozemí.
Filmin konusunun Batı Teksas'ta geçmesine rağmen çekimler Doğu New Mexico'da yapıldı.Deși acțiunea filmului are loc în Texasul de Vest, filmările au avut loc în estul statului New Mexico.
Messi topa çıkarken, eliyle topa dokunarak kaleci Carlos Kameni'nin yanından geçmesine sebep oldu.Messi a sărit împingând mingea în poartă pe lângă portarul lui Espanyol Carlos Kameni.
Ancak, günümüzde anlar geçmesine rağmen Bart, dört yıllık daha büyük bir zaman yolculuğundan döndü.Când Boas s-a întors acasă, și-a dat seama că au trecut patru ore.
Bergman'ın 1944 yılında Helsingborg Şehir Tiyatrosunun başına geçmesine kadar onun oyunlarında yer almıştır.Din 1944 Bergmann este și director al teatrului de stat din Helsingborg.
Beş sene geçmesine rağmen onu hala hatırlıyorum.Cu toate că au trecut cinci ani, încă îmi amintesc de el.
Beş sene geçmesine rağmen onu hala hatırlıyorum.Cu toate că au trecut cinci ani, încă îmi amintesc de ea.
Messi topa çıkarken, eliyle topa dokunarak kaleci Carlos Kameni'nin yanından geçmesine sebep oldu.Messi a labdáért ugrott, és kézzel ütötte el azt a kapus, Carlos Kameni mellett.
Bu olaylar ayrıca Suriye'de Hafız Esed'in başa geçmesine olanak sağladı.Ezen kívül arra szólítota fel a részes feleket, hogy a problémát Szírián belül oldják meg.
Bu da değişik kültürlerin iç içe geçmesine sebep olmuştur.Emiatt a különféle kultúrák találkozásának központja lett.
Kendisine saygı gösterilmesi koşuluyla İngiliz birliklerinin zarar görmeden geçmesine izin verdi.Még mindig azt a parancsot követtük, hogy lehetőség szerint ne okozzunk veszteséget a briteknek.
Anne sütüne geçmesine ilişkin bilgi bulunmamaktadır.Imeytymisestä äidinmaitoon ei ole tietoa.
(Yalıtkan maddelere bir gerilim uygulandığında akımın geçmesine izin vermezler.)(Esimerkiksi rattijuopumus luvattoman poistumisen yhteydessä.)
O, yaşlı bir adamın yolu geçmesine yardım etti.Hän auttoi vanhaa miestä ylittämään tien.
Bu mültecilerin Antiokus'un hattını geçmesine izni yoktu.Disse flyktningene fikk tillatelse til å passere gjennom linjene til Antiokos.

İlgili Sayfalar