geçmesi ile cümle
geçmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak bu başarısızlık King Crimson’un hayata geçmesi için bir basamak işlevi görmüştür.В этом смысле может рассматриваться как кульминация данной фазы существования King Crimson.
Bu modelin seri üretime geçmesiyle de üretilen uçaklar F-14B olarak adlandırıldı.Эти же двигатели устанавливались и на окончательный вариант самолета - F-14D.
Caddenin Lenin Meydanı (günümüz Cumhuriyet Meydanı)'ndan geçmesi de planlandı.От площади начинается улица Ленина.
Halid, düşmana Fırat'ı geçmesi için bir süre verdi.Халид дал врагу возможность пересечь Евфрат.
Fakat ilerleyen yıllarda Napolyon'un başa geçmesiyle demokrasiden oldukça uzaklaştı.Эти манёвры отняли у Наполеона много времени.
Tüm tehlikelere rağmen, sancağın düşman eline geçmesini önlemek.Вопреки Вашим ожиданиям, ничего не остаётся, кроме как передать остров в руки противника.
Atlı okçuların Roma ordusu üzerine saldırıya geçmesiyle savaş başlamıştır.Сражение началось с наступления римской армии.
Onun sonraki hedefi imparatorluğun kalıtsal yolla geçmesini sağlamaktı.Тогда он позволил своему посланнику наконец открыть истинную цель миссии.
"Örneğin, körlerin sokaklarda karşıdan karşıya geçmesine yardım etmeyi çok seviyordum.Именно поэтому писатель обожал бродить по многолюдным улицам.
Şimdi sadece insanların gecmesi için demir köprü vardır.Сейчас на месте парома стоит железобетонный мост.
1812'de bölgenin bir kez daha İngilizlerin eline geçmesiyle, adı yeniden Georgetown olarak değiştirildi.В 1812 году город, ставший британским, получил название Джорджтаун.
Zaman geçmesine rağmen, 'böyle bir şeyi neden yapıyorum?' sorusunu kendime sormaya devam ettim.Я до сих пор задаю себе вопрос: «Как, черт возьми, они это сделали?».
Yaz aylarının kısa geçmesine rağmen yeterli güneşlenme olanağı bulunur.Коротким летом на несколько месяцев невысоко поднимается полярное солнце.
Chris Billy'e onu ezerek geçmesini söyler.Фон Берн умоляет его не вмешиваться.
Sonny aradan zaman geçmesine rağmen parasını hala alamamıştır ve sürekli telefon açarak baskı kurmaya çalışır.Пол просит её не возвращаться до тех пор, пока он всё не сделает, и время от времени звонить.
29 Mart'ta -seçim günü geldiğinde- seçimin başa baş geçmesi bekleniyordu.Если же полнолуние произойдёт 29 марта, то может реализоваться любой из вышеперечисленных вариантов.
Hitler’in başa geçmesinden sonra KPD yasa dışı ilan edilmiş ve parti üyeleri tutuklanmıştır.После суда над Гитлером ударный отряд был расформирован и запрещён, а его участники осуждены.
Yani buhar halindeki suyun, sıvı hale geçmeden, doğrudan donması, buz haline geçmesidir.И вот пока довезём эту воду, она, конечно, уже в лёд превращается.
Tam tüy değişimi için bir ya da iki yıl daha geçmesi gerekebilir.Облачение в совершенстве может занять ещё год или два.
Afşin kendisinden sonra oğlunun başa geçmesini vasiyet etmişti.После этого старик доводит решение до сына.
Başbakan, Fransız ordusunun Portekiz'e ulaşmak için İspanyol topraklarından geçmesine de izin verdi.صرح رئيس الوزراء بمرور الجيش الفرنسى للاراضى الإسبانية للوصول إلى البرتغال.
Ağabeyi Karl'ın 1761 yılında ölümü üzerine, onun babasının Toskana Büyük Dükalığına geçmesine karar verildi.حينما توفي أخوه الأكبر تشارلز في عام 1761، قرر بأن يخلف حكم أبيه لتوسكانا.
Sadece hizmet sektöründe iş bulabilen siyahların sokaklarda beyazların yanından geçmesi bile problem oluyordu.كان هناك مشكلة حتى في عبور الزنوج الذى اختصر عملهم في مجال الخدمة بجانب البيض .
Fakat, Arap-İsrail savaşlarının tırmanışa geçmesiyle Avrupa antisemitizmi modern edebiyatta kendine yer buldu.ومع ذلك، مع صعود الصراع العربي الإسرائيلي، بدأت معاداة السامية الأوروبية تحظى بالقبول في الأدب الحديث.
Bunun için çok uzun yılların geçmesi gerekir.وما سوف يحدث لسنوات طويلة قادمة.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.يُنصح جميع المصابين بالسكري النمط الثاني بإجراء فحص العيون بانتظام.
Bir grup Galyalı doğu yakasında toplandı, ordunun karşıya geçmesini önlemek amacındaydılar.تجمعت مجموعة من قبيلة "فولكاي" الغاليّة على الضفة الشرقية، عازمة على منع الجيش من العبور.
İlk yumurtlamanın ardından, bir sonraki yumurtlamaya kadar iki gün geçmesi gerekir.فترة الخصوبة من ستة أيام قبل وضع أول بيضة إلى الثانية حتى وضع آخر بيضة.
Köyde asfalt yol bulunmaktadır, ancak bu yol tankerlerin geçmesi sonucu tahrip olmuştur.يوجد بها طريق أسفلتي، و لكنها دُمِرَ نتيجة مرور ناقلات البترول.
Gıdanın ağızdan yemek borusuna geçmesini sağlar.الشعور بارتجاع الطعام إلى الفم.
Soyuz uzaygemisinin yerine geçmesi beklenen Kliper'in ilk uçuşlarını 2010'dan sonra yapması beklenmektedir.ومن المتوقع أن تكون أول بعثة مأهولة بالمركبة أوريون بعد عام 2020 . .
Afşin kendisinden sonra oğlunun başa geçmesini vasiyet etmişti.وتولّى الحكم من بعده ابنه ثامر بك.
Sharapova üç settede 3-0 öne geçmesine rağmen Janković maçı kazanmasını bildi.تقدمت شارابوفا 3-0 في المجموعة الثالثة قبل أن تتجه يانكوفيتش للفوز بالمباراة.
Ama tutukluluğun belirli bir süreyi geçmesi halinde artık tek başına yeterli değildir.إذا لم يكن لديه جمهورا حقيقيا سواها كان هذا يكفي لبعض الوقت.
Birçok halkın yerleşik hayata geçmesi.سلسلة من حياة أهل البيت.
Daha sonra davula Çağrı Küçükyıldız'ın geçmesiyle ilk bestelerini yaptı.ويضيف ماذا حدث عندما أجريت أول مكالمة هاتفية عبر الجوال ؟!
Tom'un sınavı geçmesi imkansız.مستحيل ان يتجاوز توم الامتحان
Bununla birlikte, Halys Nehri'nden geçmesi engellendi ve kutsal bir yere sığınmaya çalıştı.No entanto, foi impedido de atravessar o rio Hális, e buscou refúgio num local sagrado.
Ash-Wednesday Eliot'un 1927'de Anglikanizme geçmesinden sonra yazdığı ilk uzun şiiridir.Ash-Wednesday é o primeiro grande poema escrito por Eliot depois de se ter convertido ao Anglicanismo.
Birleşik Krallık'ta 65 yaş üzeri tüm erkeklerin taramadan geçmesi tavsiye edilir.No Reino Unido recomenda-se o rastreio a todos os homens com mais de 65 anos.
Bu da değişik kültürlerin iç içe geçmesine sebep olmuştur.Isto fez com que o desenvolvimento de outras diversas culturas.
Yine de 1860 yılına kadar İsveç'te Luteranların başka bir dine geçmesi yasadışıydı.Mas, até 1860, a conversão dos luteranos suecos a outra religião era ilegal.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Recomenda-se que todos os indivíduos com diabetes do tipo 2 façam regularmente exames oftalmológicos.
Korra'nın Ruhlar Dünyası'na geçmesi için rehberi olur.Ela é quem guiará Korra nas suas jornadas com os Espíritos.
Filmin konusunun Batı Teksas'ta geçmesine rağmen çekimler Doğu New Mexico'da yapıldı.Apesar da história se passar no Novo México, as filmagens foram em Utah.
Aynı yıl Kıbrıs'ın Britanya egemenliğine geçmesi üzerine Kıbrıs'a döndü.Os dois se afogaram no mesmo ano na viagem de volta à Grã-Bretanha.
Kışların ılık geçmesi Gulf Stream sıcak su akıntısının etkisi ile olur.No inverno a água é aquecida, causa da Corrente do Golfo.
Deri Yüz, Vanita'nın ırzına geçmesiyle Vanita hamile kalmıştır.No final da trama, Vanessa morre grávida e baleada por Elsa.
Bir keresinde efendisi ona, hristiyanlığa geçmesi halinde özgürlük vadetmişti.Prometeu-lhe dar a liberdade se ela consentisse em abandonar o cristianismo.
Örneğin, kurallar oyuncuya pas geçmesini zorunlu kılmaz ama çoğu oyuncular bunu yapar.Por exemplo, nenhuma regra requer que nenhum jogador dobre, mas geralmente a maioria dos jogadores o fazem.
Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.Aqui, ação estatal para a realização do valor da igualdade.
Üretiminin 1942'de bitmesi planlanan yüksek maliyetli Luger P08'in yerine geçmesi için geliştirilmiştir.O objectivo era a substituição da pistola Luger P08, cuja produção estava prevista para terminar em 1942.
Saat: Pirinç maddesinin katı halden gaz haline geçmesine neden olur.Ex.: A causa da gripe é o consumo de arroz.
Starburst tipi galaksiler, genellikle galaksilerin birleşmesiyle ya da etkileşime geçmesiyle açıklanır.A criação de estrelas está frequentemente associada com a junção ou interação de galáxias.
Bir yasanın geçmesi için iki meclis tarafından da kabul edilmesi gerekir.O acordo ainda exige a ratificação por ambos os parlamentos para entrar em vigor.
İlk turda Trend Acid'i geçmesini bildi fakat çeyrek finalde Nigel McGuinness'a kaybederek elendi.Ele derrotou Trent Acid na primeira rodada, antes de ser derrotado por Nigel McGuinness nas quartas de final.
Ülkeye olan Yahudi göç dalgaları Avrupa'da Nazilerin başa geçmesiyle artışa geçti.Com a ascensão do nazismo, a situação dos judeus piorou na Alemanha.
Aynı zamanda sistemin yer kesimi iyileştirmelerine geçmesi sağlanmıştır.Ele também lhe diz que o tempo vai curar tudo.
2016 yılında toplamda 100.000 projenin hayata geçmesine vesile olduğunu duyurmuştur.E em 2016, a SEEK adquiriu 100% das ações.
Sonuçta Manuel'in tahta geçmesi kesin değildi.Consequentemente, a sucessão de Manuel não foi imediatamente segura.
İlgili Sayfalar