geçmesi ile cümle
geçmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Demiryolunun mahalleden geçmesi mahallesin ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır.L’arrivée du chemin de fer contribue au développement important de la localité.
Febril konvülsiyonlar kısa sürer, iki dakikayı geçmesi nadirdir.Les durées de plongée sont courtes et dépassent rarement deux minutes.
Floransa yönetiminin monarşiye geçmesi durdurulamamıştır.La présidente de Montreuil ne juge pas possible une libération.
Bunun için de ava çıkmadan önce, uğurlu geçmesi için "kayberen"den yardım istenir.Il faut simplement annoncer à haute voix "chasseur" avant de le placer.
Nazilerin başa geçmesinden sonra, Anna Seghers kısa süreliğine Gestapo tarafından gözaltına alındı.Maria Rentmeister est arrêtée par la Gestapo peu après.
Benim için, çocukluğumun mecazlarla geçmesinden dolayı birçok şeyi geride bırakmak bir alışkanlık olmuştu.Ma chance a peut-être été toute une suite de longues maladies infantiles qui m’ont retenu à la maison.
Karaçal Barajı'nın faaliyete geçmesiyle birlikte yıllık, hatta yılda iki defa mahsul alınması planlanmaktadır.Le conduit de cheminée doit être ramoné au moins deux fois par an par un professionnel.
29 Mart'ta -seçim günü geldiğinde- seçimin başa baş geçmesi bekleniyordu.Le 29 mars, à la deuxième tentative seulement, l’effet recherché était atteint.
Muharebe her iki tarafında karşı tarafa hücuma geçmesi ile başladı.Elles reviennent à l'attaque en passant par les deux côtés de la passe.
Avın bereketli geçmesi için kullanılır.Elle est utilisée pour la chasse au gros gibier.
Beş sene geçmesine rağmen onu hala hatırlıyorum.Han pasado cinco años, aún lo recuerdo.
Prezarvatifler seksüel hastalıkların geçmesinden korurlar.Los preservativos ofrecen protección contra las enfermedades de transmisión sexual.
Ancak, günümüzde anlar geçmesine rağmen Bart, dört yıllık daha büyük bir zaman yolculuğundan döndü.Pero mientras pasaban los meros momentos en el presente, Bart regresó de su viaje de cuatro años más.
Eşbaşkan Sam Altman, on yıllardır sürecek olan projenin insan zekasını geçmesini beklemektedir.El copresidente Sam Altman espera que el proyecto de décadas supere la inteligencia humana.
Oktaviyos Kleopatra'ya bir haberci göndererek Antonius'u bırakıp kendi tarafına geçmesini ister.Octavio envía un mensajero para pedir a Cleopatra que entregue a Antonio y se pase a su lado.
LGA 1155, Soket H olarak da bilinen LGA 1156 ların yerine geçmesi amacıyla tasarlanmıştır.LGA 1155 está diseñado como un reemplazo al zócalo LGA 1156 (Socket H).
Aynı zamanda bu çizgi, Touchdown yapmak için topun geçmesi gereken çizginin de adıdır.Es la línea que debe ser cruzada con el fin de anotar un touchdown.
20 yıldan fazla geçmesine rağmen potansiyel hala devam ediyordu.Ha durado más de 20 años pero ya es hora de moverse.
Ancak bu teknolojinin uygulamaya geçmesi biraz zaman aldı.Se necesita un poco de tiempo de práctica para dominar esta técnica.
Üretiminin 1942'de bitmesi planlanan yüksek maliyetli Luger P08'in yerine geçmesi için geliştirilmiştir.La intención era reemplazar a la costosa Luger P08, cuyo cese de producción había sido programado para 1942.
Öyle ki yeni bir filo inşa etmek için yedi yıl geçmesi gerekti.Les tomaba tres años producir un ladrillo.
Grup isim arama aşamasındayken Ament, grup adında "pearl" (inci) sözcüğünün geçmesini önermişti.Se cuenta que el grupo tenía entre sus posibles nombres la palabra «Pearl».
Desteklenen ürünlerin destek tarihinin bitiminden geçmesine neden olur.A la conclusión del período de apoyo, el producto llega al final de su vida.
(Yalıtkan maddelere bir gerilim uygulandığında akımın geçmesine izin vermezler.)(Generalmente se saca el sombrero con violencia cuando se enoja).
Tölis'ten yeniden ordusunun başına geçmesini istedi.El militar solicitó reingresar en el ejército.
Ülkeye olan Yahudi göç dalgaları Avrupa'da Nazilerin başa geçmesiyle artışa geçti.Asimismo, varias olas de inmigración judía se produjeron durante el ascenso del nazismo en Europa.
Afşin kendisinden sonra oğlunun başa geçmesini vasiyet etmişti.Compromiso que posteriormente heredó su hijo.
Bu kelimenin çok yerde kullanılması için onca yıl geçmesi gerekmişti.Esta frase fue utilizada en su publicidad durante muchos años.
Eğer geçirgenliği yüksek ise, iyonun zardan difüzyonla geçmesi daha kolay olacak.Si hace mucha espuma se debe cortar con más fernet.
Eşbaşkan Sam Altman, on yıllardır sürecek olan projenin insan zekasını geçmesini beklemektedir.Il co-presidente Sam Altman si aspetta che questo progetto che dura decenni sorpasserà l'intelligenza umana.
Oktaviyos Kleopatra'ya bir haberci göndererek Antonius'u bırakıp kendi tarafına geçmesini ister.Ottaviano manda un messaggero a chiedere a Cleopatra di consegnargli Antonio, e di allearsi con lui.
Birleşik Krallık'ta 65 yaş üzeri tüm erkeklerin taramadan geçmesi tavsiye edilir.Nel Regno Unito lo screening è consigliato a tutti gli uomini sopra i 65 anni.
Annesi Alice, prensliğin Konstans'a geçmesini istemiyor, hükümdarlığın kendisinde devam etmesini istiyordu.Sua madre Alice non voleva che il principato fosse affidato a Costanza, preferendo governare personalmente.
Sınava girdikten sonra tekrar girebilmek için 31 günün geçmesi gerekir.Passeranno 140 giorni prima che impari a volare.
Starburst tipi galaksiler, genellikle galaksilerin birleşmesiyle ya da etkileşime geçmesiyle açıklanır.Gli starburst sono spesso associati alle galassie interagenti o in via di fusione.
Ancak bu başarısızlık King Crimson’un hayata geçmesi için bir basamak işlevi görmüştür.Questa collaborazione gli aprì la strada per entrare nei King Crimson.
Trajedinin şokunun geçmesiyle Birleşik Devletler hükümeti süperlerin sicil kayıt yasasını tasarlar.Sull’onda del lutto, il governo rende obbligatoria la registrazione degli eroi mascherati.
Tahta geçmesi olası olan prens.Quindi un possibile pretendente al trono.
MAAK'ın bir parti olarak harekete geçmesi taraftarı oldu.Quindi come avrebbe fatto a partecipare già ad una festa di zuri?
Bu varlık ise Firavun 90'ın geçmesi için kapı açmalıdır.Esso darà sufficiente energia per far giungere sulla Terra il loro signore, Master Pharaoh 90.
Bu kadar sene geçmesine rağmen suçlu veya suçlular bulunamamıştır.Dopo tre anni di indagini, non fu trovato nessun colpevole.
1920-1930 yılları arasına ait bu eserler onun gerçek doygunluğa geçmesindeki önemli süreçlerden biridir.L’opera, che verrà eseguita tra il 1931 ed il 1932, costituirà una tappa importante nel suo percorso creativo.
İlk turda Trend Acid'i geçmesini bildi fakat çeyrek finalde Nigel McGuinness'a kaybederek elendi.Sconfigge l'americano Trent Acid al primo round, prima di perdere contro Nigel McGuinness ai quarti di finale.
Pat Riley takımın başına tam yetki ile geçmesiyle Lakers'i dört kez üst üste NBA Finalleri'ne taşıdı.Riley guidò i Lakers a 4 Finali NBA consecutive.
"Örneğin, körlerin sokaklarda karşıdan karşıya geçmesine yardım etmeyi çok seviyordum.Gli piaceva anche aggirarsi per le strade in incognito in mezzo alla gente.
Ancak bu sefer için Şirvanşahlar topraklarından geçmesi gerekmektedir.Una curiosità: il doganiere questa volta si trova sott'acqua.
Dragoon planının sunmuş olduğu faydalardan biri, Marsilya Limanı'nın ele geçmesiydi.Uno dei vantaggi dell'operazione fu l'utilizzo del porto di Marsiglia.
Bu başarısızlık, avantajın Ruslara geçmesine sebep oldu.A causa della fretta degli attaccanti, la vittoria fu dei russi.
Ukrayna tarafından gelen soğuklar, kışların orta seviyede karlı geçmesini sağlamaktadır.L'inverno ucraino, freddissimo, è infatti alle porte.
Macaristan, daha fazla Doğu Alman'ın Avusturya'ya geçmesini engelledi.Così migliaia di tedeschi orientali si riversarono in Ungheria, per poi passare in Austria.
Bu yer altı geçidi gemilerin geçmesi için uygun genişliktedir.Furono necessarie ben sei ore per l'attraversamento della grande nave.
Bunların kanlarının laboratuvar testinden geçmesi lazım” ifadelerini kullandı.Effetti, questi, comprovati da test di laboratorio sul sangue.
Onun sınavı geçmesine şaşmamalı.Неудивительно, что он сдал экзамены.
Eşbaşkan Sam Altman, on yıllardır sürecek olan projenin insan zekasını geçmesini beklemektedir.Сопредседатель Сэм Альтман ожидает, что десятилетний проект превзойдёт человеческий интеллект.
Öyle ki yeni bir filo inşa etmek için yedi yıl geçmesi gerekti.Ему потребовалось семь месяцев, чтобы найти новый клуб.
Zekeriya, kendisi vefat ettikten sonra yerine, akrabalarının geçmesinden endişeleniyordu.Либо получил от Зевса дар умереть, когда он пожелает.
Adında Chelsea geçmesine rağmen Chelsea FC'nin merkezi aslında Chelsea değil, komşusu Fulham'dır.Несмотря на своё название, клуб располагается не в районе Челси, а в соседнем Фулеме.
Boğazlardan uçak gemisi geçmesini yasaklamaktadır.Правила запрещают трогать парус руками.
Excubitores'ün onun yanına geçmesiyle, ciddi direnç olmadan şehre girdi.Мамука подошёл к городу, и вошёл в него без сопротивления.
Ancak bu videonun bir şekilde internete sızması Bill'le birçok kişinin dalga geçmesine sebep olur.В этот раз всё идёт наперекосяк Билл случайно убивает мужчину.
İlgili Sayfalar