geçmemiş ile cümle

geçmemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Her iki uçak test edilmiş olup üretime geçmemiştir.Flyet blev testet, men ikke sat i produktion.
Sağlık ocağı ve sağlık evi inşaatı yapılmış ancak faaliyete geçmemiştir.Da hadde selve bygningen blitt restaurert, men ikke apoteket.
Bu öyküde Baker'ın adı geçmemiştir.Namun, Baker tidak mau mengambil nama ini.
Ancak görünüşe göre krallık bu oğullardan birine geçmemiştir.Ia pastinya tidak pernah berperilaku lebih dari putra seorang raja.
Alexander von Humboldt'un çocukluğu ne sağlık ne de zekâ açısından pek ümit verici geçmemiştir.Khi còn nhỏ, Alexander von Humboldt không phải là đứa trẻ đặc biệt thông minh hoặc khỏe mạnh.
Serhas, dört gün boyunca saldırıya geçmemiş, beşinci gün Geçit'e taarruz etmiştir.她苦求四日,在第五天逝世。
İlk anlar hareket için pek iyi geçmemişti.커피에 대한 처음 반응은 그다지 좋지 않았다.
Dokuzuncu sırada çıkması gereken Teela, yarışma sahasında kimseyi geçmemişti.테니스는 19세기말에도 잘 알려진 운동이긴 했지만 이번 대회에는 어떤 정상급 선수도 참가하지 않았다.
Yerel savunma binaları onarımdan geçmemişti.ניסיונות חילוץ יבשתי לא צלחו.
Hiç evlenmemiş ve bir aşk söylentisinde adı geçmemiştir.בהמשך חייו לא התחתן ולא היה בקשר רומנטי עם אשה.
Disiplin ve yargılama, her ne kadar icraata geçmemişse de konunun ana mesajıdır.כל הוראתו, מוזרה ככל שתהיה, הפכה מיד לחוק.
Ancak bu çalışmaların günümüze kadar hiçbir parçası ele geçmemiştir.עם זאת, חשש זה לא התממש עד היום בנושאים דומים.
Şehir yedi yüzyıl önceki bir Galyalı istilasından beri yabancı bir gücün kontrolüne geçmemişti.Градът не е попадал в чужди ръце откакто галите извършват едно нападение преди около седем столетия.
Dizide ise soyadının bahsi geçmemiştir.Не пророкувахме ли в Твое име?
Futbol dönemi pek parlak geçmemiştir.Футболната му кариера не преминава особено бляскаво.
Mesnevî tarzında kaleme alınan bu eser henüz ele geçmemiştir.Разискваният тук исторически въпрос трябва да се приеме за все още неразрешен.
Yazı diline geçmemiştir.Езикът е безписмен.
Yazı diline geçmemiştir.Ostao sam bez teksta...
Ancak bütün bu maden buluntular bakır ve tunçtur, altın ve gümüş buluntu ele geçmemiştir.Rudnika nisu imali, a zlato su sakupljali po rijekama i izrađivali od njega naušnice i nosne ukrase.
Bununla birlikte bu dönemlere ait herhangi bir buluntu ele geçmemiştir.V tom veku však necvičil s činkami, čo sa prejavilo.
Şehir yedi yüzyıl önceki bir Galyalı istilasından beri yabancı bir gücün kontrolüne geçmemişti.Mesta ni do tedaj osvojila nobena tuja vojska od invazije Galcev pred kakšnimi osmimi stoletji.
Gezi, James’ın umduğu gibi geçmemişti, yaptığı işler onu heyecanlandırmıyordu.Toda Jess ne verjame da so se odselili, temveč da se jim je zgodilo nekaj groznega.
Kuşşara'nın, yeri konusunda net bir kanıt henüz ele geçmemiştir ve farklı görüşler ileri sürülmektedir.Natančen namen hriba ni znan, čeprav so znana različna mnenja.
Henüz faaliyete geçmemiştir.Dar nepalaikė transakcijų.
İkinci sezonun diğer bölümlerinde yoktur ve adı da hiç geçmemiştir.Yra žaidę kelis sezonus antroje pakopoje, bet joje neįsitvirtino.
Formal bir eğitimden geçmemiş olmasına rağmen kazandığı paralarla kitaplar alıp kendini eğitmeye çalışmıştır.Kuigi ta enam formaalset haridust ei saanud, ostis ta teenitud raha eest õpikuid ning õppis iseseisvalt.
Karen’ın çocukluğu ailesinin ona karşı tutumu nedeniyle hiç de iyi geçmemişti.Davidi õpilased ei saanud tema raske iseloomu pärast temaga kõige paremini läbi.
Hiç evlenmemiş ve bir aşk söylentisinde adı geçmemiştir.On inimesi, kes poleks kunagi olnud armunud, kui nad poleks kuulnud kõneldavat armastusest.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Et en un instant, ces lions sont revenus vers nous, et Beverly a pu prendre une superbe photo.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Het duurde maar even tot kwamen deze leeuwen terug naar ons toe, en Beverly deze prachtige foto kon nemen.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.딱 한 순간 뿐만이 아니었고 이 사자들도 우리쪽으로 오기 시작했습니다. 그리고 베버리는 멋진 사진을 찍을 기회를 얻게됐죠.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Momentos depois, estes leões voltaram na nossa direção, e a Beverly conseguiu uma fotografia formidável. BJ:
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Netrvalo to ani chvíľku a levy sa vracali k nám, a Beverly mohla urobiť ohromnú fotku.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Şi n-a fost un moment, şi aceşti lei se întorc înspre noi, şi Beverly a reuşit să facă o fotografie grozavă.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.To wszystko trochę trwało, te lwy wróciły w naszą stronę, a Beverly udało się zrobić świetne zdjęcie.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Y en un momento estos leones regresaron hacia nosotros y Beverly pudo tomar una gran foto.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.И не мина и момент, и тези лъвове се насочиха към нас, и Бевърли успя да направи страхотна снимка.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Минуты не прошло, как эти львы направились к нам, и Беверли смогла сделать отличную фотографию.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.לא עבר רגע וקבוצת האריות חזרו לכיווננו ובוורלי זכתה לצלם תמונה מעולה שלהם.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.ولم يمض لحظات .. حتى قدمت الينا الاسود وتمكنت بيفرلي من التقاط صور رائعة
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.ビバリーが見事な写真を収めました 私たちは
Bir kalite güvence ajansının kurulması planlanmış ama böyle bir ajans henüz faaliyete geçmemiştir.Agentúra pre zabezpečenie kvality sa plánuje, ale ešte nie je v prevádzke.
Bir kalite güvence ajansının kurulması planlanmış ama böyle bir ajans henüz faaliyete geçmemiştir.ção da qualidade no ensino, mas ainda não se encontra operacional.
Bir kalite güvence ajansının kurulması planlanmış ama böyle bir ajans henüz faaliyete geçmemiştir.E’ prevista la creazione di un ente per l’assicurazione della qualità, che però non è ancora operativo.
Bir kalite güvence ajansının kurulması planlanmış ama böyle bir ajans henüz faaliyete geçmemiştir.Este planificată o agenţie de asigurare a calităţii, dar încă nu este operaţională.
Bir kalite güvence ajansının kurulması planlanmış ama böyle bir ajans henüz faaliyete geçmemiştir.Plánuje se vznik agentury zajišťování kvality, která však dosud nefunguje.
Bir kalite güvence ajansının kurulması planlanmış ama böyle bir ajans henüz faaliyete geçmemiştir.Predvidena je agencija za zagotavljanje kakovosti, ki pa še ne deluje.
Bir kalite güvence ajansının kurulması planlanmış ama böyle bir ajans henüz faaliyete geçmemiştir.Une agence pour la qualité scolaire est prévue mais pas encore opérationnelle.
Bir kalite güvence ajansının kurulması planlanmış ama böyle bir ajans henüz faaliyete geçmemiştir.Zaplanowano utworzenie agencji ds. zapewniania jakoci, ale nie rozpoczła ona jeszcze działalnoci.
Bu arada özel işlemden geçmemiş olarak da temin edebilmek mümkün.Iztrebke lahko kupite tudi v nepredelani obliki.
Bu arada özel işlemden geçmemiş olarak da temin edebilmek mümkün.구매가 가능하다고 하더군요.
Bu arada özel işlemden geçmemiş olarak da temin edebilmek mümkün.גם בצורה הלא מעובדת.
Bu arada özel işlemden geçmemiş olarak da temin edebilmek mümkün.المادة الخام
Bu arada özel işlemden geçmemiş olarak da temin edebilmek mümkün.ご想像のとおりです
Bu fotodaki büyüleyici ve güzel olan şey, herhangi bir dijital işlemden geçmemiş olması.Az a lenyűgöző és gyönyörű benne... ez egy feldolgozatlan kép, ezt hozzá kell tennem.
Bu fotodaki büyüleyici ve güzel olan şey, herhangi bir dijital işlemden geçmemiş olması.Ce este fascinant si frumos... asta e o imagine neprelucrată, să nu uit să subliniez.
Bu fotodaki büyüleyici ve güzel olan şey, herhangi bir dijital işlemden geçmemiş olması.Ce qui est fascinant et beau ... c'est une image non transformée, au fait, je devrais préciser.
Bu fotodaki büyüleyici ve güzel olan şey, herhangi bir dijital işlemden geçmemiş olması.Čo je však fascinujúce a krásne... toto je, mimochodom, neupravená fotografia.
Bu fotodaki büyüleyici ve güzel olan şey, herhangi bir dijital işlemden geçmemiş olması.Det som är fascinerande och vackert ... för övrigt värt att nämna är att den här bilden inte redigerad.
Bu fotodaki büyüleyici ve güzel olan şey, herhangi bir dijital işlemden geçmemiş olması.정말 놀랍고 아름다운 것은... 아, 먼저 어떤 조작을 한 사진이 아니라는 것부터 말씀드려야겠군요.

İlgili Sayfalar