Ana içeriğe geç
Sözlük

geçmem ile cümle

geçmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Hikâyede babasının ismi geçmemektedir.Meno otca však neprezradila.
Yapılmış kontrollü klinik çalışmaların süresi 12 ayı geçmemektedir.Celková lehota väzby pri prečinoch nesmie presiahnuť dvanásť mesiacov.
Bununla birlikte bu dönemlere ait herhangi bir buluntu ele geçmemiştir.V tom veku však necvičil s činkami, čo sa prejavilo.
Şehir yedi yüzyıl önceki bir Galyalı istilasından beri yabancı bir gücün kontrolüne geçmemişti.Mesta ni do tedaj osvojila nobena tuja vojska od invazije Galcev pred kakšnimi osmimi stoletji.
John ve Basil hiçbir yerli Hristiyan'ın Zengi'nin tarafına geçmemesini sağladı.Ivan in Bazilij sta zagotovila, da noben v mestu rojeni kristjan ne bo prebegnil k Zengiju.
Külliyeye ait olan kervansaray da Vakfiyede geçmemektedir.Prav tako se vsi, ki uporabljajo splet, ne včlanijo v panela.
Gezi, James’ın umduğu gibi geçmemişti, yaptığı işler onu heyecanlandırmıyordu.Toda Jess ne verjame da so se odselili, temveč da se jim je zgodilo nekaj groznega.
Kuşşara'nın, yeri konusunda net bir kanıt henüz ele geçmemiştir ve farklı görüşler ileri sürülmektedir.Natančen namen hriba ni znan, čeprav so znana različna mnenja.
1 mW 'ı geçmemektedir.Velikost ni več omejena na 1 MB.
Sözleşmede tam maliyet geçmemesine rağmen Azerbaycan hükûmeti, mekânın inşası için 6 milyon AZN tahsis etti.Nors pilnos išlaidos sutartyje nebuvo paminėtos, vyriausybė skyrė 6 milijonus manatų už vietą statybai.
Henüz faaliyete geçmemiştir.Dar nepalaikė transakcijų.
İkinci sezonun diğer bölümlerinde yoktur ve adı da hiç geçmemiştir.Yra žaidę kelis sezonus antroje pakopoje, bet joje neįsitvirtino.
Gebeli adı 1845 tarihine kadar hiçbir belgede geçmemekte.Fuerte vardas niekur nebeminimas nuo 1840 metų.
Evin dibinden bir yol geçmemektedir.Tänava äärde hoonestust rajatud ei ole.
Formal bir eğitimden geçmemiş olmasına rağmen kazandığı paralarla kitaplar alıp kendini eğitmeye çalışmıştır.Kuigi ta enam formaalset haridust ei saanud, ostis ta teenitud raha eest õpikuid ning õppis iseseisvalt.
Karen’ın çocukluğu ailesinin ona karşı tutumu nedeniyle hiç de iyi geçmemişti.Davidi õpilased ei saanud tema raske iseloomu pärast temaga kõige paremini läbi.
Harekete geçmemenin etkisi ne olabilir?Mis ei võimalda tal imposantne olla?
Roma imparatorluğu dönemlerinde şehir ismi belgelerde pek geçmemektedir.Vaatamata oma nimele ei vallanud keisririik enamuse aja oma ajaloost Rooma linna.
Hiç evlenmemiş ve bir aşk söylentisinde adı geçmemiştir.On inimesi, kes poleks kunagi olnud armunud, kui nad poleks kuulnud kõneldavat armastusest.
AK-47'lerin, suçluların eline geçmemesini sağlamak istediğinizi söylemiştiniz.AK-47 aus den Händen der Verbrecher zu halten wollte.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.Az ipari modellről át kell térni az organikus modellre, melyben minden iskola virágozhat holnaptól.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.그리고, 산업모델로부터 농업모델로 탈바꿈하여야 합니다. 그러면, 학교가 저마다 미래에 번영할 수 있게 될 것입니다.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.Ma dobbiamo passare dal modello industriale ad un modello agreste, così che ogni scuola possa fiorire domani.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.Mais nous devons passer du modèle industriel à un modèle agricole, où chaque école peut fleurir demain.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.Musimy zmienić model z industrialnego na bardziej rolniczy, gdzie szkoły zaczną kwitnąć.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.Але ми повинні відійти від індустріальної моделі до аграрної, де кожна школа зможе завтра розквітнути.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.אבל עלינו להשתנות מהמודל התעשייתי למודל החקלאי, שבו כל בית-ספר יכול לפרוח מחר.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.ولكن علينا أن ننتقل من النموذج الصناعي للنموذج الزراعي، حيث بإمكان كل مدرسة أن يصبح لديها غد مزدهر.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.農業的なモデルへと変わらねばなりません そうなれば 学校はすぐに生気を取り戻すでしょう そこで子供たちは本来の生き方を見つけるのです
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz.Ale to nie może być pretekstem do bezczynności.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz. Biz, bundan daha iyisini yapabiliriz.ولكن هذا ليس عذراً لنا لكي نتخاذل. بالتأكيد، نستطيع ان نقوم بأفضل من هذا.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz. Biz, bundan daha iyisini yapabiliriz.トゥーソン オーロラ オーククリーク ニュータウンや それ以前にコロンバインからブラックスベリーの地域を襲った
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz. Biz, bundan daha iyisini yapabiliriz.但這不是不有所作為的理由,能肯定的是,我們能做得更多
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz.Mais cela ne peut pas servir d'excuse pour ne pas agir.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz.Nhưng chúng ta không thể vin vào đó để không làm gì cả.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz.Pero eso no puede ser un pretexto para la falta de acción.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz.Questa, tuttavia, non può essere una scusa per l'inazione.
Ancak, bu bizim eyleme geçmemizi engelleyecek bir bahane olamaz.Но нет прощения бездействию.
Atmosferde günümüzde var olan sera gazlarının miktarı bu noktayı geçmemiz halinde ikiye katlanabilir.대기에 있는 온난화 오염물질의 총량을 비교해볼때, 이 기점을 지나면 그 양은 두배가 될 수 있습니다.
Atmosferde günümüzde var olan sera gazlarının miktarı bu noktayı geçmemiz halinde ikiye katlanabilir.この臨界点を越えると2倍になりえます 既にアラスカの浅い湖では
Az yağlı diyete geçmek ve geçmemek arasındaki kilo kaybının gerçek farkını bulmaya çalışıyoruz. -Skutečný rozdíl ve váhovém úbytku mezi skupinou na nízkotučné dietě a tou na běžné stravě.
Başarı şansınıza göre harekete geçip geçmemeyi düşünmeyi bıraktığınızda ancak o başarı mümkün olur.Det är bara när du slutar basera ditt engagemang på oddsen för framgång som framgång alls blir möjligt.
Başarı şansınıza göre harekete geçip geçmemeyi düşünmeyi bıraktığınızda ancak o başarı mümkün olur.Dopiero gdy przestaniesz myśleć o tym, czy się uda lub nie uda, możesz osiągnąć sukces.
Başarı şansınıza göre harekete geçip geçmemeyi düşünmeyi bıraktığınızda ancak o başarı mümkün olur.Het is alleen wanneer je stopt je betrokkenheid te baseren op kansen op succes,
Başarı şansınıza göre harekete geçip geçmemeyi düşünmeyi bıraktığınızda ancak o başarı mümkün olur.Μόνο όταν σταματήσουμε να απενοχοποιούμε τους εαυτούς μας θα μπορέσουμε να κάνουμε εφικτή την αλλαγή πορείας.
Başarı şansınıza göre harekete geçip geçmemeyi düşünmeyi bıraktığınızda ancak o başarı mümkün olur.فقط عندما تتوقف عن تحديد سقف مشاركتك بمدى فرص نجاحك , وقتها يصبح النجاح ممكنآ.
Ben kendimi bokla dolu akıntı olarak görüyorum. (Gülüşmeler) (Alkış) Bunun bir üzerinden geçmemiz gerek.Tôi tự cho mình là cơn thuỷ triều rác rưởi đó đấy (Cười) (Vỗ Tay)
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Et en un instant, ces lions sont revenus vers nous, et Beverly a pu prendre une superbe photo.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Het duurde maar even tot kwamen deze leeuwen terug naar ons toe, en Beverly deze prachtige foto kon nemen.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.딱 한 순간 뿐만이 아니었고 이 사자들도 우리쪽으로 오기 시작했습니다. 그리고 베버리는 멋진 사진을 찍을 기회를 얻게됐죠.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Momentos depois, estes leões voltaram na nossa direção, e a Beverly conseguiu uma fotografia formidável. BJ:
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Netrvalo to ani chvíľku a levy sa vracali k nám, a Beverly mohla urobiť ohromnú fotku.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Şi n-a fost un moment, şi aceşti lei se întorc înspre noi, şi Beverly a reuşit să facă o fotografie grozavă.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.To wszystko trochę trwało, te lwy wróciły w naszą stronę, a Beverly udało się zrobić świetne zdjęcie.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Y en un momento estos leones regresaron hacia nosotros y Beverly pudo tomar una gran foto.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.И не мина и момент, и тези лъвове се насочиха към нас, и Бевърли успя да направи страхотна снимка.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.Минуты не прошло, как эти львы направились к нам, и Беверли смогла сделать отличную фотографию.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.לא עבר רגע וקבוצת האריות חזרו לכיווננו ובוורלי זכתה לצלם תמונה מעולה שלהם.
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.ولم يمض لحظات .. حتى قدمت الينا الاسود وتمكنت بيفرلي من التقاط صور رائعة
Bir dakika geçmemişti ki bu aslanlar bize doğru geldi... ...ve Beverly harika bir fotoğraf çekebildi.ビバリーが見事な写真を収めました 私たちは
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod