Nuh. Nuhun oğulları: Sam, Ham, Yafet. metinde geçmemektedir.Ное, Сим, Хам и Яфет.
Nuh. Nuhun oğulları: Sam, Ham, Yafet. metinde geçmemektedir.Ной, Сим, Хам и Иафет.
Nuh. Nuhun oğulları: Sam, Ham, Yafet. metinde geçmemektedir.נח שם חם ויפת׃
Nuh. Nuhun oğulları: Sam, Ham, Yafet. metinde geçmemektedir.نوح سام حام يافث
Nuh. Nuhun oğulları: Sam, Ham, Yafet. metinde geçmemektedir.拉 麥 生 挪 亞 、 挪 亞 生 閃 、 含 、 雅 弗
Nuh. Nuhun oğulları: Sam, Ham, Yafet. metinde geçmemektedir.拉麥生 挪亞 、 挪亞 生閃 、 含 、 雅弗
O halde, tüm bunlar geçmem gereken farklı farklı dallar, ve son olarak, minicik dallara girmem gerekiyor.И так все это разные ветви, через которые нужно пройти, и наконец, я попадаю в крошечные маленькие ветви,
O halde, tüm bunlar geçmem gereken farklı farklı dallar, ve son olarak, minicik dallara girmem gerekiyor.そしてたどりついたのがここ どれくらい小さくなったかわかるかな
Parlak leke geçmemiş ama yayılmamışsa, bu çıban kabuğudur. Kâhin kişiyi temiz ilan edecektir.Ale ak stojí lesklá škvrna na svojom mieste a nerozšírila sa, celinou vredu je, a kňaz ho vyhlási za čistého.
Parlak leke geçmemiş ama yayılmamışsa, bu çıban kabuğudur. Kâhin kişiyi temiz ilan edecektir.Còn nếu vít cầm cự một chỗ, không ăn lan ra, ấy là thẹo của mụt chốc; thầy tế lễ phải định người là tinh sạch.
Parlak leke geçmemiş ama yayılmamışsa, bu çıban kabuğudur. Kâhin kişiyi temiz ilan edecektir.De ha elébbi állapotában marad a folt, nem terjedt: a kelevény forradása az, azért tisztának ítélje azt a pap.
Parlak leke geçmemiş ama yayılmamışsa, bu çıban kabuğudur. Kâhin kişiyi temiz ilan edecektir.그러나 그 색점이 여전하고 퍼지지 아니하였으면 이는 종기 흔적이니 제사장은 그를 정하다 진단할지니라
Parlak leke geçmemiş ama yayılmamışsa, bu çıban kabuğudur. Kâhin kişiyi temiz ilan edecektir.Mutta jos pilkku pysyy alallansa eikä leviä, on se paiseen arpi, ja pappi julistakoon hänet puhtaaksi.
Parlak leke geçmemiş ama yayılmamışsa, bu çıban kabuğudur. Kâhin kişiyi temiz ilan edecektir.ואם תחתיה תעמד הבהרת לא פשתה צרבת השחין הוא וטהרו הכהן׃
Parlak leke geçmemiş ama yayılmamışsa, bu çıban kabuğudur. Kâhin kişiyi temiz ilan edecektir.لكن ان وقفت اللمعة مكانها ولم تمتد فهي اثر الدمّلة فيحكم الكاهن بطهارته
Parlak leke geçmemiş ama yayılmamışsa, bu çıban kabuğudur. Kâhin kişiyi temiz ilan edecektir.火 斑 若 在 原 處 止 住 、 沒 有 發 散 、 便 是 瘡 的 痕 跡 、 祭 司 就 要 定 他 為 潔 淨
Parlak leke geçmemiş ama yayılmamışsa, bu çıban kabuğudur. Kâhin kişiyi temiz ilan edecektir.火 斑 若在 原 處 止住 、 沒 有 發散 、 便是 瘡 的 痕跡 、 祭司 就 要 定 他 為潔淨
Poppy! Karşıya geçmem için yardım edin.Poppy! j'ai besoin d'aide pour traverser !
Prenses saraya bu kadar çabuk geçmemeliydi, bunu asla kabullenemem.Il n'y a pas moyen que j'accepte cette sorte d'intrusion sournoise dans le Palais.
Prenses saraya bu kadar çabuk geçmemeliydi, bunu asla kabullenemem.Semmiképp nem fogom elfogadni ezt az alattomos beköltözést a palotába.
Prenses saraya bu kadar çabuk geçmemeliydi, bunu asla kabullenemem.Το ότι η Πριγκίπισσα μπήκε στο Παλάτι τόσο βιαστικά, δεν μπορώ ποτέ να το εγκρίνω.
Prenses saraya bu kadar çabuk geçmemeliydi, bunu asla kabullenemem.الاميرة تدخل القصر بشكل متسرع, لن اقبل ابدا باالامر
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.-43-figlio di Iacat, figlio di Gherson, figlio di Levi
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.A synovia Samuelovi: prvorodený Vašni a Abiáš.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.Các con trai của Sa-mu-ên là: Con trưởng nam là Va-sê-ni, con thứ hai A-bi-gia.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.Các con_trai của Sa-mu-ên là : Con trưởng_nam là Va-sê-ni , con_thứ hai A-bi-gia .
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.E os filhos de Samuel: Joel, seu primogênito, e Abias, o segundo.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.et les fils de Samuel, le premier-né Vaschni et Abija.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.In sinova Samuelova: prvenec Vašni-Joel, drugi Abija.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.Ja Samuelin pojat olivat esikoinen Vasni ja Abia.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.사무엘의 아들들은 맏아들 요엘이요 다음은 아비야며
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.Los hijos de Samuel fueron Joel el primogénito y Abías el segundo
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.muel fiai pedig: az elsõszülött Vásni, a [második] Abija.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.Och Samuels söner voro Vasni, den förstfödde, och Abia.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.Og Samuels sønner var Vasni, hans førstefødte, og Abia.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.Samoels Sønner: Joel, den førstefødte, og den anden Abija.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.Samuel mempunyai dua anak laki-laki: Yoel yang sulung, dan Abia yang bungsu
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.şi fiii lui Samuel, întîiul născut: Vaşni şi Abia. -
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.Syna Semejowego, syna Jachatowego, syna Giersonowego, syna Lewiego.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.Synové pak Samuelovi: Prvorozený Vasni a Abia.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.Und die Kinder Samuels waren: der Erstgeborene Vasni und Abia.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.Και οι υιοι του Σαμουηλ, Βασνι ο πρωτοτοκος και Αβια.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.А Самуилови синове: първородният Иоил , а вторият Авия.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.Сыновья Самуила: первенец Иоиль, второй Авия.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.ובני שמואל הבכר ושני ואביה׃
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.وابنا صموئيل البكر وشني ثم ابيا.
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.撒 母 耳 的 長 子 是 約 珥 、 次 子 是 亞 比 亞
Samuelin oğulları: İlk oğlu Yoel, ikincisi Aviya. ad Masoretik metinde geçmemektedir.撒母耳 的 長子 是 約珥 、 次子 是 亞比亞
Sanırım, tolerans fikrinin ötesine geçmemizin ve diğerini takdir etmemizin zamanı geldi.Cred că e timpul să avansăm de la ideea de tolerare către aprecierea celuilalt.
Sanırım, tolerans fikrinin ötesine geçmemizin ve diğerini takdir etmemizin zamanı geldi.Ha llegado el momento de traspasar la idea de tolerancia y pasar a la apreciación mutua.
Sanırım, tolerans fikrinin ötesine geçmemizin ve diğerini takdir etmemizin zamanı geldi.Ik denk dat het tijd is dat we het idee van de tolerantie voorbijgaan en verder naar waardering voor de ander.
Sanırım, tolerans fikrinin ötesine geçmemizin ve diğerini takdir etmemizin zamanı geldi.Je pense qu'il est temps que nous allions outre l'idée de tolérance et vers une appréciation de l'autre.
Sanırım, tolerans fikrinin ötesine geçmemizin ve diğerini takdir etmemizin zamanı geldi.저는 우리가 관용을 지나 타인에 대한 이해와 존중으로 나아가야 할 때가 되었다고 생각합니다.
Sanırım, tolerans fikrinin ötesine geçmemizin ve diğerini takdir etmemizin zamanı geldi.Myslím, že je čas posunúť sa za hranice tolerancie a priblížiť sa k úcte k ostatným.
Sanırım, tolerans fikrinin ötesine geçmemizin ve diğerini takdir etmemizin zamanı geldi.Penso que está na altura de ultrapassarmos a ideia da tolerância e passarmos para a apreciação do próximo.
Sanırım, tolerans fikrinin ötesine geçmemizin ve diğerini takdir etmemizin zamanı geldi.Penso sia ora di superare il concetto di tolleranza e di andare verso l'apprezzamento dell'altro.
Sanırım, tolerans fikrinin ötesine geçmemizin ve diğerini takdir etmemizin zamanı geldi.Sądzę, że czas wyjść poza ideę tolerancji i ruszyć w kierunku doceniania drugiego człowieka.
Sanırım, tolerans fikrinin ötesine geçmemizin ve diğerini takdir etmemizin zamanı geldi.Szerintem itt az ideje, hogy a tolerancia elméletén túllépjünk, és egymás méltánylása felé tegyünk lépéseket!
Sanırım, tolerans fikrinin ötesine geçmemizin ve diğerini takdir etmemizin zamanı geldi.Πρέπει να ξεπεράσουμε πια νομίζω την ιδέα της ανεκτικότητας και να φτάσουμε στην εκτίμηση του άλλου.
Sanırım, tolerans fikrinin ötesine geçmemizin ve diğerini takdir etmemizin zamanı geldi.Мисля, че е време да минем отвъд идеята за толерантност и се придвижим към ценене на другия.