geçmek ile cümle

geçmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kadın bir adamla beraber kafenin önünden geçmektedir.Taip pat kavinėje jis privertė merginą mušti vieną vaikiną.
Çin'de halen ders kitaplarında adı geçmektedir, ayrıca hayatını anlatan bir film çekilmiştir.Kinas turi būti suvokiamas, remiantis pačia kino patirtim, kuri plečiama iki gyvenimo patirties.
Başkenti Kummanni, Comana ya da Komona olarak geçmektedir.Miestas administruoja vieną kaimą, Comani.
Nüfus sayımında Karaağa'nın nüfusu 62 olarak geçmektedir.Carizmo laikotarpiu generolo feldmaršalo laipsnis suteiktas tik 64 asmenims.
Bu çölü geçmek imkânsızdır.Keliauti tokiu mišku be kirvio neįmanoma.
Marsis Dağı'na tırmanış rotası bu yayladan geçmektedir.Į rytus nuo šio kalno eina Rožcos perėja.
E-5 Karayolu mahallenin ortasından geçmektedir.IV–V a. apsigyveno Dunojaus vidurupio baseine.
İngilizler yalnızca tepeye tırmanmak değil bir de bataklığı geçmek zorunda kalmışlardı.Reikėjo ne tik iškalti statulą iš akmens, bet ir nutempti ją iki pajūrio.
Manas destanında adı geçmektedir.Pavadinta Stanislovo Narutavičiaus vardu.
Küçük şehirlerden de en az her iki saatte bir düzenli olarak trenler geçmektedir.Piko metu traukiniai gali važinėti mažiausiai kas 2 minutes.
Köyün ortasından 2 dere geçmektedir.Pro kaimą teka Duorupis.
Bu okullarda öğrenci sayısı 150'yi geçmektedir.Tuo metu mokykloje mokėsi apie 150 mokinių.
Spiritüalizm büyük dinlerde de yer yer geçmektedir.Turgelių bažnyčia iškilo Mangirdų žemėse.
Roman 1912 yılında geçmektedir.Rotušė 1912 m.
Sınavı geçmek için çok çalışıyor.Ji daug mokosi, kad išlaikytų egzaminą.
Sınavı geçmek için çok çalışıyor.Jis daug mokosi, kad išlaikytų egzaminą.
Dikkatli ve çalışkan olmak gereklidir, fakat bu kursu geçmek için yeterli değildir.Reikia būti atidžiu ir darbščiu, tačiau norint išlaikyti šį kursą to nepakanka.
Filmin konusu 19. yüzyılın sonlarında geçmektedir.Filmi tegevus toimub 19. sajandi lõpul.
Oyun City 14 ve çevresinde geçmektedir.Mängu tegevustik leiab aset linnas City-17 ja selle ümbruses.
Şehir belgelerde ilk defa 1017'de Ricoldinchuson, olarak geçmektedir.Asulat mainitakse esmakordselt 1017. aastal kui Ricoldinchuson.
Bu rahat yıllar 873-879 arası olarak geçmektedir.Allikais esineb ta aastail 843–879.
Oyun, New York'tan esinlenerek oluşturulmuş olan Liberty City'de geçmektedir.Mängu tegevus toimub uuesti disainitud Liberty Citys, mis on loodud New Yorgi ja New Jersey põhjal.
Eski İstanbul-Ankara Devlet Yolu buradan geçmekteydi.Ankara-İstanbuli maantee läheb sealt läbi.
Oyun Kaliforniya eyaletinin güneyini temel alarak oluşturulmuş olan San Andreas eyaletinde geçmektedir.Mängu tegevuspaik on väljamõeldud osariik San Andreas, mis põhineb Lõuna-Californial.
Filmde olaylar 18. yüzyılda Fransa'da geçmektedir.Romaani tegevus toimub 18. sajandi Prantsusmaal.
Hemen saldırıya geçmekten kaçındı ve saldırıya bir aralıktan sonra başlayınca bunu bir gayretle uygulayamadı.Kui tema mehed õigel ajal ei saabunud, alustas ta rünnakut ilma nendeta.
Yedi Yıl Savaşı döneminde geçmektedir.Osales Seitsmeaastases sõjas.
Platon'un diyaloglarında ismi geçmektedir.Platonilt pärinevad ka nende kehade nimetused.
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.Muuseumis käsitletakse apartheidi-perioodi Lõuna-Aafrika Vabariigis.
Buna ek olarak 2012 yılında hizmete açılan İzmir-Konya demir yolu hattı da ilçeden geçmektedir.Veel üks ettepanek käsitleb energiamärgiseid rehvidele, mis peaks jõustuma alates 2012. aastast.
Metinler derginin editörlerince bir inceleme sürecinden geçmektedir.Kindlasti peab reportaaži kirjutust õpetaja nägema.
Silmarillion'da bahsi geçmektedir.Esimest korda ilmus Silmarillionis.
Bahar ayları bol yağışlı geçmektedir.Ülejäänud kuudel sajab tugevalt.
Çölden 216 numaralı ulusal karayolu geçmektedir.Piirkonda läbib Hiina riiklik maantee nr 219.
Oslo tramvayının bütün hatları buradan geçmektedir.Seda läbivad kõik Tallinna trammiliinid.
Şehrin içinden demiryolu geçmektedir.Linna läbib raudtee.
Babaların yoluda köyceğizden geçmektedir.Nad ratsutavad nii, nagu nende isad ratsutasid.
Tüm oyun tipleri ABD'nin Chicago kentinde geçmektedir.Kogudus kuulus USA Chicago praostkonda.
İsa, Kur’an’da adı 25 defa geçmektedir.Jeesust on kirjas mainitud 2 korda.
Ortasından Devrekani Çayı geçmektedir.Keskjooksul suundub kakku.
Nüfusu 100'ü biraz geçmektedir.Elanike arv on veidi üle 100.
US Route 66 şehrin ortasından geçmektedir.Linna läbis ka Route 66.
Bu sorunun önüne geçmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir.Nende probleemide lahendamiseks on arenenud mitmed täiendavad standardid.
Köprüden araba yolunun dışında tramvay yolu da geçmektedir.Üle silla kulgab Ollimäe–Koluvere maantee.
Sungur Adı dünyanın birçok yerinde gerek ad gerekse yer olarak geçmektedir.Abaka on mitme asula nimi maailmas.
16,000 askeri komuta eden Stubblebine, duvardan geçmekteki mütemadi başarısızlığı karşısında şaşkındı.박았습니다. 1만6천명의 부하를 지휘하는 스터블바인은 벽을 뚫고 걸어가는 것에 계속 실패하자 어리둥절했습니다.
16,000 askeri komuta eden Stubblebine, duvardan geçmekteki mütemadi başarısızlığı karşısında şaşkındı.Stubblebine, care comanda 16.000 de soldaţi, a fost consumat de eşecul lui continuu de a trece prin perete.
16,000 askeri komuta eden Stubblebine, duvardan geçmekteki mütemadi başarısızlığı karşısında şaşkındı.Stubblebine, chỉ huy của 16,000 binh lính, bị bẽ mặt bởi những thất bại liên tiếp khi cố đi xuyên tường.
16,000 askeri komuta eden Stubblebine, duvardan geçmekteki mütemadi başarısızlığı karşısında şaşkındı.Stubblebine, joka johti 16 000 sotilasta, hämmästyi alinomaista epäonnistumistaan kävellä seinän läpi.
16,000 askeri komuta eden Stubblebine, duvardan geçmekteki mütemadi başarısızlığı karşısında şaşkındı.Stubblebine, který velel 16.000 vojáků, nedokázal pochopit, jaktože se mu stále nedaří projít zdí.
16,000 askeri komuta eden Stubblebine, duvardan geçmekteki mütemadi başarısızlığı karşısında şaşkındı.Stubblebine, który dowodził 16 tys. żołnierzy był zażenowany porażką w przechodzeniu przez ściany.
16,000 askeri komuta eden Stubblebine, duvardan geçmekteki mütemadi başarısızlığı karşısında şaşkındı.Stubblebine, ktorý velil 16000 vojakom, bol udivený svojimi neúspešnými pokusmi prechádzať cez stenu.
16,000 askeri komuta eden Stubblebine, duvardan geçmekteki mütemadi başarısızlığı karşısında şaşkındı.Stubblebine, qui commandait 16 000 soldats, fut abasourdi par son échec répété à traverser le mur.
16,000 askeri komuta eden Stubblebine, duvardan geçmekteki mütemadi başarısızlığı karşısında şaşkındı.Stubblebine, quien comandaba 16,000 soldados, estaba perplejo por su fracaso para atravesar de la pared.
16,000 askeri komuta eden Stubblebine, duvardan geçmekteki mütemadi başarısızlığı karşısında şaşkındı.Stubblebine, yang memimpin 16.000 tentara, merasa terhina oleh kegagalannya berjalan menembus dinding.
16,000 askeri komuta eden Stubblebine, duvardan geçmekteki mütemadi başarısızlığı karşısında şaşkındı.Стъбълбайн, който командваше 16 000 войника, бе объркан от постоянния си провал да мине през стената.
16,000 askeri komuta eden Stubblebine, duvardan geçmekteki mütemadi başarısızlığı karşısında şaşkındı.סטבלביין, שתחת פיקודו 16,000 חיילים, נדהם מכשלונו החוזר ונשנה לעבור דרך הקיר.
16,000 askeri komuta eden Stubblebine, duvardan geçmekteki mütemadi başarısızlığı karşısında şaşkındı.مكتبه. ستابلباين الذي قاد 16 الف جندي، كان متحيرا من فشله المتواصل في السير من خلال الحائط.
16,000 askeri komuta eden Stubblebine, duvardan geçmekteki mütemadi başarısızlığı karşısında şaşkındı.どうしても壁を通り抜けられずに困惑していました 彼はこの能力がいつの日か一般的な軍事手段になると信じていました
170 milyon kilometrekare. Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.65 triệu dặm vuông và đề chèo thẳng xuyên qua nó sẽ là khoảng 8,000 dặm.
İlgili Sayfalar