geçiyor ile cümle
geçiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Jag vandrade i skogen som min mormor berättat om.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Je marchais à travers les forêts des contes de ma grand-mère.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.저는 제 할머니가 저한테 들려주시던 여러 이야기에 나오는 숲속을 걸으며 많은 시간을 보냈지요.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Mă plimbam prin pădurile din basmele bunicii mele.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Nagyanyám meséinek erdőiben sétáltam.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Passeggiavo nelle foreste dei racconti di mia nonna.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Prechádzala som sa morom príbehov mojej starej mamy.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Procházela jsem se lesy příběhů mojí babičky.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Saya berjalan melewati hutan dari dongeng nenek saya.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Szłam przez lasy z opowiadań mojej babci.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Tôi đang đi bộ qua những khu rừng trong những câu chuyện của bà tôi.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Yo caminaba por los bosques de los relatos de mi abuela.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Περπατούσα στα δάση των ιστοριών που μου έλεγε η γιαγιά μου.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Разхождах се през горите, за които баба ми ми беше разказвала.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Я гуляла лісом із казок моєї бабусі.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Я гуляла по лесам из рассказов моей бабушки.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.ארץ הולדתי, פולין. הלכתי ביערות של סיפורי סבתי.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.كنت اسير عبر الغابات الموجودة في حكايات جدتي.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.我行過嫲嫲故仔入邊 唧森林。
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.森の中を歩いていました どこの土を踏んでもその下には墓があり
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.Die enorme lading werd doorgegeven aan mensen die dit vlees aten.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.Diese Belastung wurde an die Leute weitergegeben, die dieses Fleisch aßen.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.E quella quantità così concentrata passava negli esseri umani che mangiavano quella carne.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.Et ces sommes importantes passaient dans le corps des gens qui mangeaient cette viande.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.Iar acea cantitate enormă trecea prin oamenii care consumau această carne.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.그리고 그 축적물은 인간에게 전달 됩니다. 이 고기들을 먹으면서요
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.Và lượng lớn đó đi vào trong cơ thể những người mà ăn loại thịt này.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.И огромное количество этих веществ попадало в организм людей, которые это мясо ели.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.И това огромно количество преминаваше в хората, които ядат това месо.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.וכמויות הענק האלה עברו לבני האדם שאכלו את הבשר הזה.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.و هذه الكميات الكبيرة كانت تنتقل إلى الناس الذين يأكلون هذه الوجبة.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.人間の体に流れ込みます 事実 大量のイルカが
Büyütme o kadar. Sen kimle dalga geçiyorsun? Yıkatırsın n'olcak.I chcę pomóc.
Bu yüzden de Voyager-1 Satürn'ün yanından geçmekle kalmayıp, altından geçiyor.이 모든 것을 할 수 있기 때문에 보이저 1호가 단순히 토성 옆을 지나치는 것만은 아니라는 점을 제가 보여드릴 수 있습니다. 사실 토성의 아랫쪽을 지나갑니다.
Bu yüzden de Voyager-1 Satürn'ün yanından geçmekle kalmayıp, altından geçiyor.Dzięki temu widać, że Voyager 1 nie przelatuje koło Saturna, a właściwie pod nim.
Bu yüzden de Voyager-1 Satürn'ün yanından geçmekle kalmayıp, altından geçiyor.Voyager 1 không chỉ bay xung quanh sao Mộc
Bu yüzden de Voyager-1 Satürn'ün yanından geçmekle kalmayıp, altından geçiyor.ובגלל זה, אני יכול להראות לכם לא רק שוויאג'ר 1 חולפת על פני שבתאי. למעשה היא חולפת מתחת לשבתאי.
Bu yüzden de Voyager-1 Satürn'ün yanından geçmekle kalmayıp, altından geçiyor.ولذلك، يمكن أن أريكم أن فوياجر 1 لا يحلق فقط بجوار زحل. هو في الواقع يحلق تحت زحل.
Bu yüzden de Voyager-1 Satürn'ün yanından geçmekle kalmayıp, altından geçiyor.通過しただけではない事を お見せすることができるんです 実は土星の下を飛んでいくんです 土星の下を通過する過程で
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.Au début du siècle, internet décolle, la télé réalité s'est installée.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.Bij de eeuwwisseling komt het internet op, reality-televisie is populair geworden.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.El internet repunta en el cambio de siglo, los programas de telerrealidad se afianzan.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.세기가 바뀌면서 인터넷이 물러나고 리얼리티쇼가 자리를 차지합니다.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.La răscrucea dintre secole, internetul decolează, televiziunea de tip reality a preluat controlul.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.Na mudança de século, a Internet levanta voo. a televisão da vida real ganha o seu espaço.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.Na przełomie wieków Internet odnosi sukces, reality show zadomawiają się na dobre.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.Nel cambio di secolo, Internet decolla, i reality si installano.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.Pada pergantian abad, Internet lepas landas, televisi realitas tertahan.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.Um den Jahrtausendwechsel startet das Internet durch, Reality-TV etabliert sich.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.Vào đầu thế kỉ này, Internet trở nên phổ biến, chương trình truyền hình thực tế cũng phát triển mạnh mẽ.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.Στο γύρισμα του αιώνα, απογειώνεται το ίντερνετ. Η τηλεόραση ριάλιτι κυριαρχεί.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.В началото на новия век Интернета започва да се издига, реалностната телевизия се застоява.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.На зламі століть, інтернет мережа стає популярною, реаліті-шоу на телебаченні беруть гору.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.На рубеже веков Интернет набирает обороты, реалити-телевидение прочно закрепляет свои позиции.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.בתחילת המאה, האינטרנט תופס תאוצה, טלוויזית הריאליטי תפסה אחיזה.
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.في مطلع القرن، والإنترنت يقلع ، برامج تلفزيون الواقع تصعد
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.リアリティTVが主流になります テレビに求められるのは何でしょうか?
Çin büyüyor ve artık o derece eşit değil, ve burada görülüyor, Amerika Birleşik Devletleri'ni geçiyor.Ano Chiny się rozwijają, pojawiły się różnice. i pojawia się tutaj, górując nad USA.
Çin büyüyor ve artık o derece eşit değil, ve burada görülüyor, Amerika Birleşik Devletleri'ni geçiyor.China creşte, nu mai este deloc aşa de egal, şi apare aici, uitându-se peste SUA.
Çin büyüyor ve artık o derece eşit değil, ve burada görülüyor, Amerika Birleşik Devletleri'ni geçiyor.China groeit, het is niet meer zo gelijk, en het glijdt hier over de VS.