geçiyor ile cümle
geçiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çin büyüyor ve artık o derece eşit değil, ve burada görülüyor, Amerika Birleşik Devletleri'ni geçiyor.Čína rastie, už nie je tak rovnomerná, a objavuje sa tu, odkiaľ sa pozerá na USA.
Çin büyüyor ve artık o derece eşit değil, ve burada görülüyor, Amerika Birleşik Devletleri'ni geçiyor.Čína roste, už není tak stejnorodá, a objevuje se tady, odkud shlíží na USA.
Çin büyüyor ve artık o derece eşit değil, ve burada görülüyor, Amerika Birleşik Devletleri'ni geçiyor.평등하지 않고, 미국을 힐끗 보며 여기에서 나타나고 있습니다.
Çin büyüyor ve artık o derece eşit değil, ve burada görülüyor, Amerika Birleşik Devletleri'ni geçiyor.Китай расте, и не е толкова хомогенен вече, появява се тук, издигайки се над САЩ.
Çin büyüyor ve artık o derece eşit değil, ve burada görülüyor, Amerika Birleşik Devletleri'ni geçiyor.והיא מופיעה כאן, משקיפה מעל ארצות הברית.
Çin büyüyor ve artık o derece eşit değil, ve burada görülüyor, Amerika Birleşik Devletleri'ni geçiyor.وكما يظهر هنا، فهي تخطت الولايات المتحدة
Çin büyüyor ve artık o derece eşit değil, ve burada görülüyor, Amerika Birleşik Devletleri'ni geçiyor.なんだか お化けのようですね
Çincesi'nde başka hiçbir yerde kullanılmayan bu karakter geçiyor.Ce caractère apparaît en chinois et à aucun autre endroit.
Çincesi'nde başka hiçbir yerde kullanılmayan bu karakter geçiyor.이 한자가 나타나고 다른 위치에서는 나타나지 않습니다.
Çincesi'nde başka hiçbir yerde kullanılmayan bu karakter geçiyor.הסימן הזה מופיע בסינית, ולא בשום מקום אחר.
Çincesi'nde başka hiçbir yerde kullanılmayan bu karakter geçiyor.يظهر هذا الرمز بالصينية وليس في مكان آخر
Çincesi'nde başka hiçbir yerde kullanılmayan bu karakter geçiyor.さらに見ていきましょう
Çocuk: Gördün mü adamım, sen sadece benle dalga geçiyorsun.Attento, amico, non prendermi in giro.
Çocuk: Gördün mü adamım, sen sadece benle dalga geçiyorsun.Bác à, bác chỉ lấy cháu làm trò cười thôi.
Çocuk: Gördün mü adamım, sen sadece benle dalga geçiyorsun.Człowieku, czepiasz się.
Çocuk: Gördün mü adamım, sen sadece benle dalga geçiyorsun.이봐요, 지금 나 화나게 하려고 놀려 먹고 있는 거죠.
Çocuk: Gördün mü adamım, sen sadece benle dalga geçiyorsun.Mira hombre, ya me estás haciendo enfurecer.
Çocuk: Gördün mü adamım, sen sadece benle dalga geçiyorsun.Siehst du, Mann, jetzt verarscht du mich einfach nur.
Çocuk: Gördün mü adamım, sen sadece benle dalga geçiyorsun.Tu vois, tu commence à me faire chier maintenant.
Çocuk: Gördün mü adamım, sen sadece benle dalga geçiyorsun.Виж човече, вече започваш да ме ядосваш.
Çocuk: Gördün mü adamım, sen sadece benle dalga geçiyorsun.ילד: עכשיו אתה מעצבן אותי.
Çocuk: Gördün mü adamım, sen sadece benle dalga geçiyorsun.انظر يا رجل، أنت فقط تسخر مني الآن.
Çocuk: Gördün mü adamım, sen sadece benle dalga geçiyorsun.パンサー党だな
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Beaucoup de gens accèdent à l'autotranscendance dans la nature.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.많은 사람들이 자연에서 자기초월을 발견 하기도 합니다.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Mnozí lidé nalézají sebetranscendenci v přírodě.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Molti trovano l'autotrascendenza nella natura.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Mucha gente encuentra autotrascendencia en la naturaleza.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Muitas pessoas encontram a auto-transcendência na natureza.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Mulţi oameni îşi transcend sinele în mijlocul naturii.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Rất nhiều người tìm thấy sự chuyển hóa đó trong tự nhiên.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Rengeteg ember lel rá az öntranszcendenciára a természetben.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Veel mensen vinden zelfoverstijging in de natuur.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Viele Menschen finden Selbsttranszendenz in der Natur.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Wielu znajduje autotranscendencję na łonie natury.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Πολλοί άνθρωποι βρίσκουν την αυτο-υπέρβαση στη φύση.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Многие выходят за пределы себя, созерцая природу.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Много хора успяват да се издигнат над егото си в природата.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.אנשים רבים מוצאים התעלות בטבע.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.كثيرٌ من الناس يجدون السمو بالذات في الطبيعة.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.別の人たちはレイブで自我を克服しています。
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.A făcut o trecere foarte joasă, doar la câteva sute de kilometri distanţă de suprafaţă.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Bol to veľmi nízky prelet, len niečo okolo stovky kilometrov nad povrchom.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Et elle a fait un passage très bas, à quelques centaines de kilomètres au-dessus de la surface.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Ha volato molto bassa, solo poche centinaia di chilometri sopra la superficie.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Hizo una pasada a muy baja altura, a unos pocos cientos de kilómetros sobre la superficie.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.이 사진은 위성 표면으로부터 불과 수백 km 상공에서 찍은 겁니다.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Nagyon alacsonyan repült, csak néhány száz kilométerrel a felszín felett.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Passou a muito pouca distância, a poucas centenas de quilómetros da superfície.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Så den gjorde en väldigt låg genomfart, bara några hundratals kilometer över ytan.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Sie flog sehr niedrig vorbei, nur einige hundert Kilometer über der Oberfläche.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Takže udělala velmi nízký přelet, jen několik stovek kilometrů nad povrchem.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Vì nó di chuyển thấp, chỉ vài trăm kilometers bên trên bề mặt
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Ze voerde een zeer lage passage uit, een paar honderd kilometer boven het oppervlak.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Οπότε έκανε ένα πολύ χαμηλό πέρασμα, λίγες εκατοντάδες χιλιόμετρα μόλις πάνω από την επιφάνεια.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Мина много ниско, само на няколкостотин километра над повърхността.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Он сделал очень близкий проход, всего лишь пару сотен километров над поверхностью.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.כך שהוא עבר במסלול נמוך רק כמה מאות קילומטרים מעל פני השטח
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.المسبار اتخذ مسارا قريبا جدا من سطح القمر انسليداس بضعة مئات من الكيلومترات فوق سطحه
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.数百km上空を通りました これも氷が噴出している本物の写真です