geçiyor ile cümle

geçiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Finans Bakanlığı sırasında ülke dengesiz bir ekonomik büyüme devresinden geçiyordu.Under hans ämbetstid genomgick Ryssland en exempellös period av ekonomisk tillväxt.
Hat Spandau'da başlıyor, Neukölln'ün altından geçiyor ve Rudow'da bitiyor.Den börjar i Spandau (Rathaus Spandau) och går via Neukölln till Gropiusstadt och Rudow.
Kronolojik olarak "Sonic and Knuckles" 'tan sonra geçiyor.Det utvecklades parallellt med Sonic & Knuckles.
Bu yeni film, Barton Fink, büyük ve terk edilmiş gibi görünen bir otelde geçiyordu.Новий фільм, Бартон Фінк, було знято у великому, покинутому готелі.
Buna ihtiyacı yoktu – çünkü doğru koşullarda hikayeler kendi kendilerini ekerek harekete geçiyordu.”Йому було це не потрібно — тому що будучи подані в правильних умовах, історії сіяли самі себе“.
Sic transit gloria mundi, (Latince:"İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.")Sic transit gloria mundi – Так проходить слава світу.
Cevap doğru ise öğretmen sonraki sözcük çiftine geçiyordu.Якщо ж відповідь правильна, вчитель переходить до наступного питання.
Bu konserler de çok başarılı geçiyordu.Концерти проходили з великим успіхом.
Öyle ki duyguları çoğu zaman aklının önüne geçiyor.Іноді його почуття переважають над розумом.
Serinin üçüncü filminin konusu 1938 yılında geçiyordu.Дія фільму відбувається восени 1938 року.
Hoplitler geri çekildiğinde ise saldırıya geçiyorlardı.Коли ординці кидалися в наступ — давали відсіч.
Öykü yeri belli olmayan bir hayal ülkesinde ve belirsiz bir zamanda geçiyor.Події відбувається у місті Л. у невідомій країні та у невідомий час.
Oyun Philadelphia' da geçiyor.Справа провернули у Філадельфії.
Sadece dalga geçiyorum.Я лише жартую.
Video, bir alışveriş merkezi ve bowling salonunda geçiyor.V areálu je i centrum bowlingu a videoher.
Oyun, Rönesans Dönemi'nde İtalya'da geçiyor.Hra se odehrává v období renesance, v Itálii.
Kendime gönderme yaparak ne hale geldiğim ile dalga geçiyordum" dedi.Byl jsem otrávený tím, že mě odvedla od mé skutečné práce."
Filin konusu küçük bir kasabada geçiyor.Z legrace jsme se zeptali v té malé uličce.
Birliğindeki pek çoğu, kardeşi Henrich de dahil taraf değiştirerek Philip yanına geçiyordu.Mnoho jeho spojenců včetně bratra Jindřicha poté přešlo na Filipovu stranu.
O kadar çok şey için adım geçiyor ki inanamıyorum.Tyhle výsledky jsou pro mě neuvěřitelné.
Bu konserler de çok başarılı geçiyordu.Koncerty měly mimořádný úspěch.
O zamanlar KR'nin ilk adı Fótboltafélag Reykjavíkur veya Reykjavik Futbol kulübü olarak geçiyordu.Byl založen pod názvem Fótboltafélag Reykjavíkur.
Jim Jarmusch'un hayatı New York ile Upstate New York'taki Catskill Mountains arasında geçiyor.Pitnou vodu získává New York z Catskill Mountains.
Özel ^ "Milliyet Şampiyonlar Geçiyor dergisi yarın çıkıyor".Jedná se o studiové album. „Zítřek je mezníkem.
Oyun, Üçüncü Haçlı Seferi döneminde geçiyor.Acest eveniment va conduce apoi la cea de-a treia cruciadă.
Filin konusu küçük bir kasabada geçiyor.Vei domni peste o țară măruntă.
Final turuna geçiyoruz." demişti.Ne îndreptăm în ultimul tur."
Film, 1990 yılının Minnesota'sında geçiyor.Filmările au avut loc în anul 1990 la Constanța.
Seni tanıdığımdan beri hep bir gemi geçiyor içimden.Odată ajunși la bord, rămânem mereu la bord.
Beraber geçiyorduk, beraber kalıyorduk.Eram împreună nonstop, noi trei.
Küçük kız, çiftin yazışmalarında, Lieserl olarak geçiyordu.Amândoi erau încă minori în momentul emiterii cartei.
Nehrin karşısına geçiyorum.Trec dincolo de râu.
Nehrin karşısına geçiyorum.Trec peste râu.
Seni tanıdığımdan beri hep bir gemi geçiyor içimden.Amióta a hajómra lépett, mindig felszél fúj.
Bu yüzden birçok çocuk onunla dalga geçiyor.Sokan kigúnyolták ezért.
Bu konserler de çok başarılı geçiyordu.Ennek a koncertnek is nagy sikere volt.
Filmin konusu 18. yüzyıl'da geçiyordu.A film története a 18. században játszódik.
O kadar çok şey için adım geçiyor ki inanamıyorum.Csalást szimatoltam, mert nem tudtam elhinni a dolgot.
Hikâye Japonya'nın küçük bir köyü Sotoba'da 1990'lı yılların sıcak bir yaz ayında geçiyor.A történet egy Szotoba nevű eldugott japán faluban játszódik, egy különösen meleg nyáron, az 1990-es években.
Joseon (Çosun) Hanedanı Vakayinamelerinde yedi kez adı geçiyor.A csehben hét névszói esetet tartanak számon.
Dünyadaki ikinci büyük sulama kanalı olan Garagum Kanalı Garagum çölünden geçiyor.A sivatagot átszeli a világ második legnagyobb öntözőcsatornája, a Karakum-csatorna.
Finans Bakanlığı sırasında ülke dengesiz bir ekonomik büyüme devresinden geçiyordu.Uzziás király alatt az ország gazdasági fellendülést élt át.
Bu dönemde yönetim ile toplum arasındaki ilişkiler oldukça gergin geçiyordu.A király és az országgyűlés között gyakran feszült volt a viszony.
Birbir önünden biat ederek geçiyorlardı.Korábban szemben voltak egymással.
Oyunun hikâyesi 2054 yılında geçiyor.A Különvélemény 2054-ben játszódik.
M9 otoyolu şu anda içinden geçiyor.Jelenleg az M9-es autóút halad át rajta.
Buna ihtiyacı yoktu – çünkü doğru koşullarda hikayeler kendi kendilerini ekerek harekete geçiyordu.”Hänen ei tarvinnut – koska, oikeissa olosuhteissa, tarinat aktivoituivat kylväen itse itsensä."
Bu konserler de çok başarılı geçiyordu.Molemmat konsertit ovat olleet huippumenestyksiä.
Eğer kanatta birini geçiyorsanız ceza sahasında da geçersiniz.Saatuaan rangaistuksen pelaaja siirtyy rangaistusaitioon.
Oyun, Üçüncü Haçlı Seferi döneminde geçiyor.Meneillään on kolmas ristiretki.
Oyunun %60'ı karada, %40'ı denizde geçiyor.60 % pelistä tapahtuu maalla.
1. Kolordunun bir kısmı da buradan geçiyor.Myös osa Viiverin vesistä kulkeutuvat tänne.
O kadar çok şey için adım geçiyor ki inanamıyorum.Mutta en koskaan lähde yrittämään sellaista, josta en usko selviytyväni.
Oyun, 1700'lü yıllarda geçiyor ve "Korsanlığın Altın Çağı" olarak adlandırılan dönemi konu alıyor.Tarina sijoittuu 1700-luvulle, jolloin eletään merirosvojen kulta-aikaa.
Bu yüzden birçok çocuk onunla dalga geçiyor.Lisäksi muut työntekijät pilkkasivat häntä.
Oyunun %60'ı karada, %40'ı denizde geçiyor.Ενώ η συνεισφορά των ποταμών, σε νερό, στη θάλασσα είναι γύρω στο 1%.
Oyun Hawai'deki bir adada geçiyor.Το έργο εκτυλίσσεται σε ένα νησί του Αιγαίου.
Saat sekizi çeyrek geçiyor.Είναι οκτώ και τέταρτο.
Bu konserler de çok başarılı geçiyordu.Koncerterne blev en stor succes.
Seni tanıdığımdan beri hep bir gemi geçiyor içimden.Efter længere tid kom en båd mig til hjælp.

İlgili Sayfalar