geçiyor ile cümle

geçiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Artık saçlarını kesmenin zamanı geldi de geçiyor.Ya va siendo hora de que te cortes el pelo.
Saat onu dokuz geçiyor.Son las diez y nueve.
Köyümüzün önünden nehir geçiyor.El río fluye en frente de nuestra aldea.
Biz yaşamayı beklerken hayat gelip geçiyor.La vida se nos va mientras esperamos para vivir.
Sic transit gloria mundi, (Latince:"İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.")Sic transit gloria mundi (así pasa la gloria del mundo).
Oyun distopik bir gelecek olan 2052 senesinde geçiyor.El juego transcurre en un futuro distópico en el año 2052.
E-2A İlk üretim versiyonu, 1962'den önce W2F-1 olarak geçiyordu.E-2A Versión inicial de producción, denomina W2F-1 hasta 1962.
O kadar çok şey için adım geçiyor ki inanamıyorum.Hay tantas cosas que no puedo entender.
Yolda tuhaf küçük bir kızın yanından geçiyorlar.En el camino se encuentra con un niño pequeño en el otro lado de una puerta cerrada con llave.
Böylece yıllar geçiyor ve Albay büyüyordu.Los años pasan, y los niños crecen.
Beraber geçiyorduk, beraber kalıyorduk.Estábamos juntos, sin parar, todos nosotros.
Öykü yeri belli olmayan bir hayal ülkesinde ve belirsiz bir zamanda geçiyor.La acción se desarrolla en un país imaginario, en época indeterminada.
Seni tanıdığımdan beri hep bir gemi geçiyor içimden.Conozco este barco porque lo he visto con frecuencia.
Hikâye, Hatti Kraliyetinde geçiyor.Procesión de rey en la silla.
Raquel Barbella (ismi Pamela Segall olarak geçiyor) Mitchell Whitfield ....Sargento Raquel Barbella Mitchell Whitfield .....
Monday (ismi Catherine Silvers olarak geçiyor) Steve Park ....Teniente primero Monday Steve Park .............
Benim için odak nokta şuydu: o kadar zaman geçiyor ama değişen çok bir şey yok.Es uno de esos momentos no deseados, pero las cosas cambian.
Bu, demokrasi güçlerinin kuracağı birliktelikten geçiyor.Su propia existencia impulsará la hiperdemocracia.
Aynı şey Sunless Sea içinde de geçiyor.Lo mismo pasa con Sonneville.
Saat sekizi çeyrek geçiyor.Sono le otto e un quarto.
Buna ihtiyacı yoktu – çünkü doğru koşullarda hikayeler kendi kendilerini ekerek harekete geçiyordu.”Non aveva bisogno di farlo in quanto, nelle giuste condizioni, le storie si attivavano, disseminandosi."
Seni tanıdığımdan beri hep bir gemi geçiyor içimden.Conosco la sua nave poiché l'ho vista spesso.
Film daha çok aksiyon türündeki filmlerle dalga geçiyor.Si vergogni di fare film come questi.
Oyun, Rönesans Dönemi'nde İtalya'da geçiyor.Il gioco è ambientato in Italia durante il periodo del Rinascimento.
Dr. Dolittle filminde az olarak filmin başında sesi geçiyor.È stata anche inserita nella colonna sonora del film Il dottor Dolittle.
Ancak, Stéphan yine zor bir dönemden geçiyordu.A un certo punto ritorna anche Stephen complicando le cose.
Duke Nuke 3D isimli PC oyununda filmden alınma replikler geçiyor.La maggior parte delle armi presenti nel gioco è ripresa da Duke Nukem 3D.
Yani spor salonu orada oturmuş bizimle dalga geçiyor diyebiliriz."Imparare a stare insieme con lo sport… A che punto siamo?”.
Kronolojik olarak "Sonic and Knuckles" 'tan sonra geçiyor.Sonic Mania si colloca cronologicamente dopo gli avvenimenti di Sonic & Knuckles.
Dalga mı geçiyorsun?Издеваешься?
Yol konağın bahçesinin önünden geçiyordu.Дорога шла мимо барского сада.
DHZB'nin erişkin hastalarının % 40 kadarı pediatrik kardiyoloji bölümünde özel tedaviden geçiyor.До 40 % взрослых пациентов DHZB проходят специализированное лечение в отделении детской кардиологии.
Film, 1990 yılının Minnesota'sında geçiyor.Действие фильма разворачивается в Миннесоте в 1990 году.
Sic transit gloria mundi, (Latince:"İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.")«Sic transit gloria mundi» (Так проходит мирская слава).
Bu yüzden birçok çocuk onunla dalga geçiyor.Ему многие смеются.
Film 1930'ların Fransız işgalindeki Antakya'sında geçiyor.Действие фильма происходит во Французском Индокитае 1930-х годов.
Yolda tuhaf küçük bir kızın yanından geçiyorlar.По дороге они чуть не сбивают молодую девушку.
Sınavdaki başarı oranı %60'ı geçiyorsa kontenjan sayısına göre öğrenci yerleştirilir.Для успешного прохождения экзамена необходимо правильно ответить как минимум на 60 % вопросов.
Bu konserler de çok başarılı geçiyordu.Концерты проходили с успехом.
Oyun, 1700'lü yıllarda geçiyor ve "Korsanlığın Altın Çağı" olarak adlandırılan dönemi konu alıyor.Расцвет пиратства пришёлся на 1700—1730 годы — это время называют золотым веком пиратства.
Kendime gönderme yaparak ne hale geldiğim ile dalga geçiyordum" dedi.Я жил и поступал так, что оправдать моё поведение могут только великие деяния»).
Program oldukça komik bir içerik taşıyor ve rakip güreşçiler ile dalga geçiyordu.Во время съёмок режиссёр много пил, грубо обращался со съёмочной группой.
Vostok 1, merkezi Rusya'dan geçiyordu.ГУССТ № 1 при Спецстрое России.
Benim için odak nokta şuydu: o kadar zaman geçiyor ama değişen çok bir şey yok.Многое с тех пор изменилось, но, как ни удивительно, очень многое при этом осталось без перемен.
Oyunun hikâyesi 2054 yılında geçiyor.Действие картины происходит в 2045 году.
Yüzük Kardeşliği’nde, Yüzük Kardeşliği Anduin nehrinde elf kayıklarıyla ilerlerken bu araziden geçiyorlar.В «Братстве Кольца» Братство проходит мимо этой области в эльфийских лодках, плывя вниз по Андуину.
Oyun, Rönesans Dönemi'nde İtalya'da geçiyor.Техника использовалась различными способами в Италии в эпоху Ренессанса.
Finans Bakanlığı sırasında ülke dengesiz bir ekonomik büyüme devresinden geçiyordu.В конце правления Филиппа страна переживала необычайный экономический подъём.
İkilinin boş zamanları, artık parti için ajitasyon çalışmalarıyla geçiyordu.Все своё свободное время девушки отныне посвящают тренировкам.
Daha öncesinde bazı kaynaklarda papa biyografileri ara ara geçiyordu.Считается, что он некоторое время проповедовал на Гебридах.
Oyun, Üçüncü Haçlı Seferi döneminde geçiyor.عاش في فترة الحملة الصليبية الثالثة.
Film, 1990 yılının Minnesota'sında geçiyor.في فيلم "Regression"الفيلم يأخذ مكان في ولاية مينيسوتا، في عام 1990.
Türkiye’de Hükûmet, kamu bankaları eliyle İslamî bankacılığı güçlendirmek üzere harekete geçiyor.حسب صندوق النقد الدولي فإن هذه الصفقة، من شأنها أن تسرع القروض لدعو الإصلاح المصرفي في تركيا.
Bu, demokrasi güçlerinin kuracağı birliktelikten geçiyor.هذا ما سمح كومز الديمقراطي لتأمين الموقف.
Kendime gönderme yaparak ne hale geldiğim ile dalga geçiyordum" dedi.أبنائي قد ارسلوا هذا ليسخر مني... "
İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.وبدأت من هنا شهرته العالمية.
Bu yeni film, Barton Fink, büyük ve terk edilmiş gibi görünen bir otelde geçiyordu.O novo filme, Barton Fink, foi criado em um grande hotel, aparentemente abandonado.
Outsourced 'un konusu, Hindistan'ın Mumbai şehrinde bir çağrı merkezinde geçiyor.Outsourced é localizado em um call center na cidade de Mumbai, Índia.
Bu konserler de çok başarılı geçiyordu.Foram concertos com muito sucesso.
Aralarındaki sınır doğu Alplerinin ortasından geçiyordu.A linha divisória corria ao longo da parte central dos Alpes orientais.

İlgili Sayfalar