geçirmiş ile cümle

geçirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
2013 yılında, başka bir tadilat daha geçirmiştir.W 2013 roku odnotowano tam kolejne trzęsienie ziemi.
2012'de bir beyin kanaması geçirmiş, sonra tekrar yaşama bağlanmıştır.W 2012 przeszła udar mózgu, w związku z czym zmuszona była ograniczyć działalność publiczną.
825 yılında babası adına Kent'i ele geçirmiş, babasına bağlı şekilde Kent kralı olmuştur.W 825 r. w imieniu ojca wyprawił się na Kent, który przyłączył do jego władztwa.
En son olarak Delfi civarını ele geçirmişlerdi.Ostatecznie całą piątkę ocaliła Delfi.
Kariyerini San Marino'da geçirmiştir.Triumfowała w San Marino.
Yaralanmış, felç geçirmiştir.Był ranny i kontuzjowany.
Biz tamamının önceden ayrıcabir metamorfizma geçirmiş oldukları düşüncesindeyiz.Przyznał się również, że wcześniej uzależnił się od metamfetaminy.
Babası ise bunu öğrendiği zaman şok geçirmişti.Niemniej była w szoku, gdy usłyszała powód.
Zamanla değişim geçirmiş olmakla beraber, değişik çeşitleri de mevcuttur.Oprócz zmian w czasie, jak się wydaje, mamy tu do czynienia także ze zróżnicowaniem społecznym.
Çocukluğunun büyük kısmını ailesi ile seyahat ederek geçirmiştir.Większość dzieciństwa spędziła podróżując z rodzicami.
Ertesi sezon geri dönmüş ve büyük bir sakatlık geçirmiştir."Come Back And Stay", która stała się wielkim przebojem.
Bütün yaşamını Amsterdam'da geçirmiştir.Ostatnie lata życia spędził w Amsterdamie.
Eddie zorlu bir yaşam geçirmiştir.Harry przeżywa trudne chwile.
Bizanslılar 1045'te yöreyi ele geçirmiştir.Hrabstwo Gâtinais odziedziczył w 1045 r.
İtalya tüm Akdeniz'i ele geçirmiştir.Chce on zawładnąć całą Planet Ireland.
Böylece Carranza gücü eline geçirmiş oldu.Posiada go każdy Carranger.
Timur ve tümenleri Bursa ve İznik'i ve sonra İzmir'i ele geçirmişler; talan edip yakıp yıkmışlardır.Wówczas ona posłała mu jego sygnet, sznur i laskę informując, że należą do mężczyzny, z którym współżyła.
Ruslar bu savaşla birlikte ayrıca 33 Türk topunuda ele geçirmişlerdir.Rosjanie opanowali cały obóz nieprzyjaciela oraz zdobyli wszystkie 33 tureckie działa.
Hayatının büyük çoğunluğunu Paris'te geçirmiştir.Większość swojego życia spędziła w Paryżu.
Zamanının bir çoğunu köşeye çekilip kendi kendine gitarını tınlatarak geçirmiştir.Przez większość czasu cień jedynie rozmawia ze swoim duchem.
Asırlık çınar ağacı büyük bir yangın tehlikesi geçirmiş, ancak çok büyük bir zarar görmeden kurtarılmıştır.Gruba kora chroni drzewo przed ogniem, chyba że jest bardzo silny.
Zagreb’de Zagreb Üniversitesi Felsefe Fakültesinde doktora eğitimini geçirmiştir.Na uniwersytecie w Zagrzebiu zdobył tytuł doktora na Wydziale Filozofii.
Hopiler dünyanın üç kez yıkım geçirmiş olduğuna inanırlar.Indianie wierzyli, że świat zostanie czterokrotnie zniszczony.
Kariyerinin en başarılı yılını 2012'de geçirmiştir.2006 rok był najbardziej udany w jej karierze.
Kısa sürede Alman birlikleri Varşova'yı ele geçirmiştir.Siły niemieckie wtedy odcięły Warszawę od wschodu.
Daha sonraki hayatını rahibe manastırında geçirmiştir.Resztę życia chce spędzić w klasztorze sióstr pokutnic.
Hayatının çoğunu hasta olarak geçirmiştir.Przez większość życia cieszyła się dobrym zdrowiem.
2008-2009 NBA sezonunu Denver Nuggets'da geçirmiştir.W sezonie 2008-2009 był zawodnikiem Denver Nuggets.
Profesyonel kariyerinin tamamını Dinamo Kyiv kulübünde geçirmiştir.Całą sportową karierę spędził w stołecznym klubie Dinamo.
Bu sırada Britanyalılar Afganistan'ın büyük bölümünü ele geçirmişlerdi.W odpowiedzi na to Brytyjczycy wysłali znaczne siły do Afganistanu.
Sonuçta Pers istilası Yunanistan anakarasının büyük bir bölümünü ele geçirmiş bulunmaktadır.Tymczasem Gradassowi udaje się zająć większą część Hiszpanii.
Oyunculuk kariyerini Montreal Canadiens ve Colorado Avalanche takımlarında kaleci olarak geçirmiştir.Wieloletni zawodnik Montréal Canadiens i Colorado Avalanche.
1950'ler ve 1960'larda kulüp oldukça başarılı zamanlar geçirmiştir.Lata 50. i 60. były latami największych sukcesów klubu.
Bu arada Romana, bilinmeyen nedenlerden dolayı rejenerasyon geçirmiştir.Chorował na śródmiąższowe zapalenie nerek o nieznanej przyczynie.
İslam peygamberi, Hac gibi terk edilen İbrahim geleneği, tekrar hayata geçirmiştir.Vallfärden har sina rötter i berättelsen om profeten Abraham som upprättade Kaba i Mecka för dyrkan av Gud.
Brett bir sonraki bahar döneminde tekrar bir hemoroid operasyonu geçirmiştir.Brett genomgick ytterligare en hemorrojdoperation följande vår.
1897 yılının mart ayında Çehov, Moskova'yı ziyaret ederken akciğerlerden büyük bir kanama geçirmiştir.Under ett besök i Moskva i mars 1897 fick Tjechov en större blödning i lungorna.
Çehov, üst sınıfı da ziyaret etmiş ve bunu not defterine geçirmiştir: "Aristokratlar?Tjechov besökte även överklassen, och han gjorde bland annat följande anteckning: "Aristokrater?
Zamanının çoğunu Nazca'da evinde yalnız geçirmiştir.Hon tillbringade den mesta tiden ensam i sitt hem i Nasca.
McClellan, son yıllarını seyahat ederek ve kitap yazarak geçirmiştir.McClellans sista år ägnade han åt att resa och skriva.
(Sabiî geleneğine göre, dünya bugüne dek üç büyük felaket dönemi geçirmiştir.)(Nuvarande standard är 3 gånger så lång.)
Bella ve Edward balayını burada geçirmiştir.Bella och Edwards smekmånad spelades in i Brasilien.
Uzayda 541 gün geçirmiştir.Han har hunnit med över 350 dagar i rymden.
Kariyerini San Marino'da geçirmiştir.Turneringen hölls i San Marino.
Ömrünün büyük bir kısmını burada geçirmiştir.Den tillbringar större delen av sin tid där.
Ayrıca Korint körfezinde bulunan limanların kontrolünü ele geçirmiştir.Han fick snart kontroll över hamnarna vid Korintiska viken.
Yunanlar ise Güney Makedonya'nın tamamını ele geçirmiştir.Under tiden besatte ryssarna hela södra Finland.
3. sezon sonunda kalp krizi geçirmiştir.Han dog av hjärtproblem i säsong 1.
Kurşunlu Han, geçirdiği onarımlar sırasında bazı değişiklikler geçirmiştir.Interiören som är av salkyrkotyp har genomgått flera förändringar vid ett antal renoveringar.
Üç başarısız evlilik geçirmiştir.De beskriver tre olyckliga äktenskap.
Sonuç olarak, Alman kuvvetleri Polonya kuvvetlerini arkadan kuşatarak tüm batı Polonya'yı ele geçirmiştir.Tyskarna överflyglade de polska styrkorna och erövrade hela västra Polen.
Fethiye, pek çok önemli depremler geçirmiştir.Rhodos har upplevt ett flertal allvarliga jordbävningar.
2009-2010 sezonunu Sparta Prag'da kiralık olarak geçirmiştir.Säsongen 2001/02 gjorde han åter en säsong hemma i Sparta Praha igen.
Genbox 1993 yılında yayımlanan DOS sürümünden bu yana büyük çaplı bir değişim geçirmiştir.C'est Bon Anthology har existerat i tre olika versioner sedan den startades 2001.
İngilizler bu haklarını daha sonra Güney Denizi Şirketi'ne geçirmişlerdir.Männen rodde därefter mot den engelska kusten.
Ekim ortası itibarıyla IŞİD şehrin yarısını ele geçirmiş durumdaydı.Hösten samma år hade ungefär hälften av kommunerna lytt rådet.
En parlak dönemini Antalyaspor'da geçirmiştir.Den är allra tydligast på lekande hanar.
Bu sırada Britanyalılar Afganistan'ın büyük bölümünü ele geçirmişlerdi.Detta ledde till att britterna efter hand erövrade större delen av landet.
Giysiler, konfor ve hareket serbestliğini ön plana çıkaran formalara doğru evrim geçirmiştir.I offentliga sammanhang använde hon sig av smycken och kostymering designat för att ge ett kungligt intryck.
Gece boyu işitilen silah sesleri Osmanlı karargâhlarını alarma geçirmişti.Enligt ett vittnesmål gjorde det öronbedövande larmet att artilleristernas öron blödde.

İlgili Sayfalar