geçirmek ile cümle

geçirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sağlık konusunda farklı bir bakış açısını harekete geçirmek için kullanacağım çalışma,그리고 저는 필립 랜드리건의 최근 연구를
Sağlık konusunda farklı bir bakış açısını harekete geçirmek için kullanacağım çalışma,Vou usar este estudo recente de Philip Landrigan para dar uma noção diferente de saúde.
Sağlık konusunda farklı bir bakış açısını harekete geçirmek için kullanacağım çalışma,Wykorzystam najnowsze badania Philipa Landrigana, by uzasadnić nowe spojrzenie na zdrowie.
Sağlık konusunda farklı bir bakış açısını harekete geçirmek için kullanacağım çalışma,И я воспользуюсь последними исследованиями
Sağlık konusunda farklı bir bakış açısını harekete geçirmek için kullanacağım çalışma,ואני אשתמש במחקר הזה, מחקר עדכני של פיליפ לנדריגן
Sağlık konusunda farklı bir bakış açısını harekete geçirmek için kullanacağım çalışma,وأود أن استخدام هذه الدراسة ، دراسة حديثة أجراها فيليب لاندريجان ( عالم وبائيات أمريكي )،
Sağlık konusunda farklı bir bakış açısını harekete geçirmek için kullanacağım çalışma,ここでフィリップ・ランドリガンの 最近の研究を使って 健康の概念に別の角度から 光を当てたいと思います
Sana gereken tek şey güzel zaman geçirmek!Alles was du brauchst ist eine schöne Zeit!"
Sana gereken tek şey güzel zaman geçirmek!Quel che ti serve č un po' di divertimento.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Brak szacunku, znudzenie zbyt wiele Facebooka, seks pozamałżeński.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Falta de respeito, tédio, demasiado tempo no Facebook, terem relações sexuais com outras pessoas.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Falta de respeto, aburrimiento, demasiado tiempo en Facebook, tener sexo con otras personas.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Gebrek aan respect, verveling, te veel tijd spenderen op Facebook, seks met andere mensen.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Le manque de respect, la monotonie, trop de temps sur Facebook, coucher avec quelqu'un d'autre.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Lipsa de respect, plictiseala, prea mult timp pe Facebook, sex cu alte persoane.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Mancanza di rispetto, noia, troppo tempo su Facebook, tradimento.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Mangelnder Respekt, Langeweile, zu viel Zeit auf Facebook,
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Nedostatek respektu, nuda, moc času na Facebooku, sex s jinými lidmi.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Rasa saling tidak hormat, bosan, terlalu banyak bermain Facebook, berhubungan seks dengan orang lain.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Respektlöshet, tristess, alltför mycket tid på Facebook, att ha sex med andra personer.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Sự coi thường, chán nản, dành quá nhiều thời gian trên Facebook, quan hệ tình dục với người khác.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Tiszteletlenség, unalom, túl sok eltöltött idő a Facebook-on, szex más emberekkel.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Έλλειψη σεβασμού, βαρεμάρα πολύς χρόνος στο Facebook, σεξ με άλλους.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Неуважение, скука, прекалено много Фейсбук, секс с други хора.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Неуважение, скука, слишком много времени на Facebook... секс с другими людьми.
Seninle vakit geçirmekten bahsederdi. Kaçan günleri telafi için.Falava acerca de passar mais tempo contigo.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Acum, un weekend la Paris, un weekend la Roma, acestea sunt lucruri diferite.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Ahora, un fin de semana en París o un fin de semana en Roma son cosas diferentes.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Avšak víkend v Paříží a víkend v Římě to jsou dvě rozdílné možnosti.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Bây giờ, một kì nghỉ cuối tuần ở Paris, ở Roma, đây là 2 việc khác nhau.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.En weekend i Paris eller Rom. Det är två olika saker.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Hétvége Párizsban, Rómában, különböző élmény.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.자, 이제 로마여행과 파리여행은 다른 것이죠.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Nun, ein Wochenende in Paris, ein Wochenende Rom, dies sind unterschiedliche Dinge.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Ora, un weekend a Parigi, uno a Roma, sono due cose diverse.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Um fim de semana em Paris ou em Roma, são coisas diferentes.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Un weekend à Paris, un weekend à Rome, ce sont des choses différentes.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Viikonloppu Pariisissa tai Roomassa on eri asia.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Víkend v Paríži a víkend v Ríme sú dve rôzne veci.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Vikend v Parizu in vikend v Rimu sta dve različni zadevi.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Weekend w Paryżu czy w Rzymie to dwie różne rzeczy.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Welnu, een weekendje Parijs of een weekendje Rome, dat zijn verschillende dingen.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Τώρα ένα σαββατοκύριακο στο Παρίσι και ένα σαββατοκύριακο στη Ρώμη είναι διαφορετικά πράγματα.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Сега, почивка в Париж и почивка в Рим са две различни неща.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.Так вот, уик-энд в Париже и уик-энд в Риме — это разные вещи.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.עכשיו, סופ"ש בפריז, סופ"ש ברומא, אלה דברים שונים.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.الآن، عطلة نهاية الأسبوع في باريس، وفي روما، هذه أشياء مختلفة.
Şimdi, Paris veya Roma'da bir haftasonu geçirmek farklı şeyler.食事 文化 芸術 みな違います
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.A Pán povedal: Šimone, Šimone, hľa, satan si vás vyžiadal, aby vás preosial ako pšenicu;
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Domnul a zis: ,,Simone, Simone, Satana v'a cerut să vă cearnă ca grîul.
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Hỡi Si-môn, Si-môn, nầy quỉ Sa-tan đã đòi sàng sảy ngươi như lúa mì.
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Hỡi_Si - môn , Si-môn , nầy quỉ Sa-tan đã đòi sàng_sảy ngươi như lúa_mì .
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.I řekl Pán: Šimone, Šimone, aj, satan vyprosil vás, aby vás tříbil jako pšenici.
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.I rzekł Pan: Szymonie, Szymonie! oto szatan wyprosił was, aby was odwiewał jako pszenicę,
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır."시몬아, 시몬아 보라 사단이 밀 까부르듯 하려고 너희를 청구하였으나"
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Le Seigneur dit: Simon, Simon, Satan vous a réclamés, pour vous cribler comme le froment.
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Men Herren sagde: "Simon, Simon! se, Satan begærede eder for at sigte eder som Hvede.
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Monda pedig az Úr: Simon! Simon! ímé a Sátán kikért titeket, hogy megrostáljon, mint a búzát;
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Simão, Simão, eis que Satanás vos pediu para vos cirandar como trigo;
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Simone, Simone, ecco satana vi ha cercato per vagliarvi come il grano

İlgili Sayfalar