geçirmek ile cümle
geçirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar dinlenirken o gün geçirmek ve karar bir yürüyüş için gidiyor.散歩のつもり。 彼らは仕事からこのブレークを獲得、しかしそれは問題はなかったしていただけでなく、
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz. Bunu bilerek yaptık.자극을 해서 움직이게 하는 겁니다 저희도 의도적으로 그렇게 했어요
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz. Bunu bilerek yaptık.إذ عليه أن يستفزهم للعمل. وقد تعمدنا فعل ذلك.
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz. Bunu bilerek yaptık.時間をかける価値はあるという大量の証拠を
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz.Musicie pobudzić ich do działania.
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz.Ustedes quieren irritarlos de manera que los estimulen a actuar.
Onları harekete geçirmek için kızdırmak istersiniz.Ви хочете настільки їх розізлити, щоб вони почали діяти.
Onunla zaman geçirmek isteriz. Canayakın görünüyor.Gostaríamos de passar tempo com ele, parece amistoso.
Onunla zaman geçirmek isteriz. Canayakın görünüyor.그와 함께 시간을 보내고 싶죠. 친근하게 보입니다.
Onunla zaman geçirmek isteriz. Canayakın görünüyor.З ним хотілося б проводити час, і він здається дружнім.
Onunla zaman geçirmek isteriz. Canayakın görünüyor.אנחנו רוצים לבלות זמן איתו. הוא נראה ידידותי.
Onunla zaman geçirmek isteriz. Canayakın görünüyor.يسعدنا قضاء الوقت معه ، يبدو ودوداً.
Onunla zaman geçirmek isteriz. Canayakın görünüyor.でも妻への暴行で 有罪判決を受けていました
Onunla zaman geçirmek isteriz.Chcielibyśmy spędzać z nim czas.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Chúng ta thích đi chơi cùng anh ta.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Ci piacerebbe passare del tempo con lui.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Ne-ar plăcea să petrecem timp cu el.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Nos gustaría pasar tiempo con él.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Nous aimerions passer du temps avec lui.
Onunla zaman geçirmek isteriz.S ním bychom chtěli trávit čas.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Vi skulle vilja umgås med honom.
Onunla zaman geçirmek isteriz.We willen graag wat tijd met hem doorbrengen.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Wir möchten Zeit mit ihm verbringen.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Бихме искали да прекараме време с него.
Onunla zaman geçirmek isteriz.Нам хочется провести с ним время.
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.Dobře totiž věděli, že zde je dlouhodobý cíl, kterým je vybudování dominance na trhu.
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.Họ biết rằng vẫn còn có một mục tiêu dài hạn trong tương lai trong việc chiếm lĩnh thị trường.
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.그들은 시장 우위를 점하기 위해서 장기간의 목표가 일정수준 아래에 있다는 것을 인지하고 있었습니다.
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.Sabiam que, a longo-prazo, havia um objetivo final de dominar o mercado.
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.Sabían que su objetivo a largo plazo era
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.Sapevano che oltre c'era un obiettivo a lungo termine di dominio del mercato.
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.Sie wussten, dass es ein langfristiges Ziel war, den Markt zu dominieren.
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.Ştiau că era un obiectiv pe termen lung în planul extinderii dominaţiei pe piaţă.
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.Tudták, hogy van egy hosszútávú cél a piaci dominancia elérésére.
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.Wiedzieli, że w perspektywie jest długoterminowy cel zbudowania przewagi rynkowej.
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.Ze wisten dat het langetermijndoel marktdominantie opbouwen was.
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.Ήξεραν πως υπήρχε ο μακροπρόθεσμος στόχος να χτίζουν την κυριαρχία τους στην αγορά.
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.Знаеха, че има дългосрочна цел за създаване на доминиране на пазара.
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.Они знали, что долгосрочная цель состоит в занятии лидирующего положения на рынке.
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.הם ידעו שישנו באופק יעד מסוים, של בניית השליטה בשוק.
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.كانوا يعلمون انه كان هنالك هدف طويل المدى في بناء هيمنة في السوق
Pazar hakimiyetini ele geçirmek için uzun vadeli hedeflerin olduğunu biliyorlardı.理解していたからです でも これがもし非営利団体だったら
Rapor yazmadan önce sonucunu gözden geçirmek zorunda olduğum doğru.Je dois vraiment lui faire un rapport sur tout.
Rapor yazmadan önce sonucunu gözden geçirmek zorunda olduğum doğru.Tényleg mindent jelentenem kell neki, ezért mostantól vedd komolyan az órákat.
Rapor yazmadan önce sonucunu gözden geçirmek zorunda olduğum doğru.Είναι αλήθεια ότι πρέπει να κοιτάξω πρώτα τα αποτελέσματά σου πριν γράψω αναφορά.
Rapor yazmadan önce sonucunu gözden geçirmek zorunda olduğum doğru.صحيح انه يجب علي رؤية علاماتك قبل ان اكتب التقارير
Red Shield bankaları burada, Pile, Bizim Amerikan Rüyaımızı ele geçirmek için bir yol arıyorlarBanki Czerwonej Tarczy są tutaj, Pile, szukając sposobu podboju naszego Amerykańskiego Snu
Red Shield bankaları burada, Pile, Bizim Amerikan Rüyaımızı ele geçirmek için bir yol arıyorlarLes banquiers Rothschild sont ici mon ami, cherchant à concquérir notre rêve américain
Red Shield bankaları burada, Pile, Bizim Amerikan Rüyaımızı ele geçirmek için bir yol arıyorlarΟι τράπεζες της Ερυθράς Ασπίδος είναι εδώ Pile αναζητούν έναν τρόπο για να κατακτήσουν το αμερικανικό όνειρο.
Red Shield bankaları burada, Pile, Bizim Amerikan Rüyaımızı ele geçirmek için bir yol arıyorlarБанките на Ротшилд са тук, Пайл, търсещи начин да завладеят нашата американска мечта.
Reportnet projesi ile bu kavramı uygulamaya geçirmek için gerekli araçlar geliştirilmiştir.Der blev udviklet værktøjer til gennemførelse af konceptet gennem Reportnet-projektet.
Reportnet projesi ile bu kavramı uygulamaya geçirmek için gerekli araçlar geliştirilmiştir.Orodja v pomoč uresničevanju koncepta so se razvijala prek projekta Reportnet.
Reportnet projesi ile bu kavramı uygulamaya geçirmek için gerekli araçlar geliştirilmiştir.Verktyg för att genomföra detta utvecklades genom Reportnet-projektet.
Robert harcamak 10.000 £ DIY henüz geçirmek için saklamak için onlar için mevcut değildir.A Róbert által elköltött 10 ezer font nem elérhető a barkácsáruház számára még.
Robert harcamak 10.000 £ DIY henüz geçirmek için saklamak için onlar için mevcut değildir.De £10.000 Robert spenderat är inte tillgängliga för byggvaruhuset att spendera riktigt ännu.
Robert harcamak 10.000 £ DIY henüz geçirmek için saklamak için onlar için mevcut değildir.Le 10.000 esterlina che Robert ha speso non sono subito a disposizione del Brico.
Robert harcamak 10.000 £ DIY henüz geçirmek için saklamak için onlar için mevcut değildir.Ne 10,000£, jotka Robert kulutti, eivät ole aivan vielä rautakaupan käytettävissä sen kulutukseen.
Robert harcamak 10.000 £ DIY henüz geçirmek için saklamak için onlar için mevcut değildir. Neden?Die £ 10.000 die Robert ausgegeben hat ist für das Heimwerkergeschäft noch nicht zum Ausgeben verfügbar.
Robert harcamak 10.000 £ DIY henüz geçirmek için saklamak için onlar için mevcut değildir.Oněch £10.000, které Robert utratil, nemůže obchod DIY ještě využít.
Robert harcamak 10.000 £ DIY henüz geçirmek için saklamak için onlar için mevcut değildir.Η £10.000 που περνούν Robert δεν είναι διαθέσιμη στο κατάστημα DIY για τους να περάσουν ακριβώς ακόμα.