geçirme ile cümle

geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birleşik Devletler'de yapageldiğimiz şey verileri gözden geçirmek, durmaksızın verileri gözden geçirmek.Та това, което правим в САЩ, е да преглеждаме данните до безкрайност.
Birleşik Devletler'de yapageldiğimiz şey verileri gözden geçirmek, durmaksızın verileri gözden geçirmek.לספק שירותי בריאות לאזרחים, נקטנו בגישה אחרת. אז מה שעשינו בארה"ב
Birleşik Devletler'de yapageldiğimiz şey verileri gözden geçirmek, durmaksızın verileri gözden geçirmek.データの検証を行っています そして これがアメリカのあらゆる大物科学者による
Birlikte çok vakit geçirmeye baţladýk, arkadaţçaydý.Comenzamos a pasar mucho tiempo juntos solo como amigos. Hablábamos, por horas, durante la noche.
Birlikte çok vakit geçirmeye baţladýk, arkadaţçaydý.Iniziammo a passare un sacco di tempo insieme, come amici. Parlavamo, per ore, fino a notte fonda.
Birlikte çok vakit geçirmeye baţladýk, arkadaţçaydý.Začali jsme spolu trávit spoustu času jako přátelé. Povídali jsme si dlouhé hodiny až do noci.
Birlikte çok vakit geçirmeye baţladýk, arkadaţçaydý.Είχαμε μόλις αρχίσει να περνάμε πολύ χρόνο, απλώς σαν φίλοι. Θα μιλούσαμε μόνο για ώρες, μέσα στη νύχτα.
Birlikte çok vakit geçirmeye baţladýk, arkadaţçaydý.كنا للتو بدأنا في قضاء بعض الوقت معاً، كمجرد أصدقاء مجرد أن نتحدّث لساعاتٍ في الليل
Birlikte çok vakit geçirmeye baţladýk, arkadaţçaydý.友達のような感じで。 よく夜まで何時間も語り合いました。
Bir milyar canavarla dolu bir dünyayı ele mi geçirmeliyim?"Burde jeg have hele verden fuld af en milliard monstre?"
Bir milyar canavarla dolu bir dünyayı ele mi geçirmeliyim?"¿Debería tener todo el mundo lleno con mil millones de monstruos?
Bir milyar canavarla dolu bir dünyayı ele mi geçirmeliyim?"Deverá o mundo ser habitado por mil milhões de monstros?"
Bir milyar canavarla dolu bir dünyayı ele mi geçirmeliyim?"Dovrei riempire l'intero mondo con un miliardo di mostri?"
Bir milyar canavarla dolu bir dünyayı ele mi geçirmeliyim?"Est-ce que je dois remplir le monde entier d'un milliard de monstres ?"
Bir milyar canavarla dolu bir dünyayı ele mi geçirmeliyim?"Haruskah saya membuat miliaran monster?"
Bir milyar canavarla dolu bir dünyayı ele mi geçirmeliyim?"Hela världen full, med en miljard monster? "
Bir milyar canavarla dolu bir dünyayı ele mi geçirmeliyim?"Legyen tele az egész világ milliárdnyi szörnnyel?"
Bir milyar canavarla dolu bir dünyayı ele mi geçirmeliyim?"Měl by být celý svět kompletně naplněný miliardou příšer?
Bir milyar canavarla dolu bir dünyayı ele mi geçirmeliyim?"Moet ik de hele wereld vullen met een miljard monsters?"
Bir milyar canavarla dolu bir dünyayı ele mi geçirmeliyim?"Să fac ca toată lumea să fie plină cu un milion de monştri?
Bir milyar canavarla dolu bir dünyayı ele mi geçirmeliyim?"Sollte die gesamte Welt mit einer Milliarde Monster gefüllt sein?"
Bir milyar canavarla dolu bir dünyayı ele mi geçirmeliyim?"Tôi có nên tạo nên một thế giới gồm một tỷ con quái vật không?"
Bir milyar canavarla dolu bir dünyayı ele mi geçirmeliyim?"Может быть миллиард монстров на весь мир?"
Bir milyar canavarla dolu bir dünyayı ele mi geçirmeliyim?"Трябва ли да напълня света с милиарди чудовища?'
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.C'est cette interview immédiate après que quelque chose se soit passé, vous savez.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.Czyli kiedy wywiad przeprowadzany jest od razu po zdarzeniu.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.Es esa entrevista inmediata justo después de algúna mision.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.Este acel interviu luat imediat dupa ce s-a intamplat ceva rapid.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.아시다시피 무슨 일이 일어나면 곧장 인터뷰를 해야 합니다.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.l'intervista fatta immediatamente dopo l'avvenimento.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.Това е незабавното интервю, веднага след като се случи нещо.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.Это когда кого-то интервьюируют сразу же после происшествия.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.שזה הראיון המיידי, תיכף אחרי שמשהו קורה.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.إنه المقابلة الفورية بعد حدوث أي حدث فوريا , تعرفون .
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.時間が経ってしまうと
Bizim Amerikan Rüyaımızı ele geçirmek için bir yol arıyorlarAuf der Suche nach einem Weg, unseren Amerikanischen Traum zu erobern.
Bizim Amerikan Rüyaımızı ele geçirmek için bir yol arıyorlarleder efter en måde at overtage den amerikanske drøm.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.Am fost norocoşi, pentru că într-un fel clădirea noastră era pregătită pentru viitor.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.우리는 운이 좋았습니다. 왜냐하면 한편으로 우리 건물이 미래를 보여주는 예가 되었기 때문이죠.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.My mieliśmy szczęście, bo nasz budynek był w pewnym sensie odporny na przyszłość.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.Siamo stati fortunati perchè in qualche modo il nostro edificio era "a prova di futuro".
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.Tivemos sorte porque o nosso edifício era à prova de futuro.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.Wij hadden het geluk dat ons gebouw klaar was voor de toekomst."
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.Wir hatten Glück, da unser Gebäude sozusagen zukunftssicher war.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.Ήμασταν τυχεροί, επειδή το κτίριο μας ήταν εξασφαλισμένο για το μέλλον.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.Нам повезло, так как наше здание было подготовлено для будущего.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.היה לנו מזל. כי במובן מסוים הבניין שלנו היה מוגן מפני העתיד.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.لقد كنا محظوظين لأنه بطريقة ما مبنانا كان تجربة مستقبلية.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.作りにしていたため 幸運でした たとえ変化が未知でも この建物は変化を想定していました
Böylece çocukların müziğe aşık oluyor ve vakitlerini müzikle geçirmek istiyorlar.어린이용으로 아이들이 음악을 좋아하게 되고 즐기고,연주법을 배우고 싶어할 것이며
Böylece çocukların müziğe aşık oluyor ve vakitlerini müzikle geçirmek istiyorlar.知らず知らずに 音楽を作ることに引き込まれてしまい 時間を忘れてのめりこみ しかも「この楽器はどうして音が出るのだろう」 とか
Briggs'i çok uzun zamandır geçememiştik, bugün Drachma'nın onu ele geçirme günüdür!Después de tanto tiempo sin poder cruzar Briggs, ¡hoy es el día en que Drachma lo hará suyo!
Briggs'i çok uzun zamandır geçememiştik, bugün Drachma'nın onu ele geçirme günüdür!Efter lang tid uden at kunne komme forbi Briggs, - - bliver dette dagen, hvor Drachma indtager den.
Briggs'i çok uzun zamandır geçememiştik, bugün Drachma'nın onu ele geçirme günüdür!Efter lång tid utan att komma förbi Briggs- -blir det här dagen då Drachma tar det.
Briggs'i çok uzun zamandır geçememiştik, bugün Drachma'nın onu ele geçirme günüdür!Emme ole pystyneet ylittämään Briggsiä pitkään aikaan. Tänään Drachma valtaa sen!
Briggs'i çok uzun zamandır geçememiştik, bugün Drachma'nın onu ele geçirme günüdür!Há tanto tempo que tentamos penetrar em Briggs, hoje é o dia em que Drachma o vai conquistar!
Briggs'i çok uzun zamandır geçememiştik, bugün Drachma'nın onu ele geçirme günüdür!Po tylu nieudanych próbach zdobycia Briggs nastał dzień, w którym Drachma go przejmie.
Briggs'i çok uzun zamandır geçememiştik, bugün Drachma'nın onu ele geçirme günüdür!Τόσο καιρό δεν μπορούσαμε να περάσουμε το Μπριγκς. Σήμερα η Ντράκμα θα το κατακτήσει!
Briggs'i çok uzun zamandır geçememiştik, bugün Drachma'nın onu ele geçirme günüdür!Бриггс так долго была неприступной, и сегодня - тот день, когда Драхма сможет взять её!
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.Cela fait parti -- (Applaudissements) du complot du maïs pour dominer le monde.

İlgili Sayfalar