geçirme ile cümle
geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
& Biçim Sayfasını Gözden Geçirmeyi DurdurStoppen met door het stylesheet te lopen
& Biçim Sayfasını Gözden Geçirmeyi DurdurUstavi sprehajanje skozi slogovno predlogo
& Biçim Sayfasını Gözden Geçirmeyi Durdur& Zakończ przechodzenie przez arkusz stylów
& Biçim Sayfasını Gözden Geçirmeyi Durdur& Zastaviť prepínanie medzi súbormi so štýlmi
& Biçim Sayfasını Gözden Geçirmeyi DurdurZastavit & procházení stylem
& Biçim Sayfasını Gözden Geçirmeyi DurdurΣταμάτημα & κίνησης διαμέσου φύλλων στυλ
& Biçim Sayfasını Gözden Geçirmeyi DurdurЗупинити проходження таблицею стилів
& Biçim Sayfasını Gözden Geçirmeyi DurdurОстановить & проход по таблице стилей
& Biçim Sayfasını Gözden Geçirmeyi DurdurПрекъсване & трасирането на каскадния стил
& Biçim Sayfasını Gözden Geçirmeyi Durdurقف المشي عَبْر صفحة الأسلوب
& Biçim Sayfasını Gözden Geçirmeyi Durdurスタイルシートをたどるのを停止(K)
Bir ay, bir hafta ya da bir yıl... ...içinde bir nöbet daha geçirmesi olası.To zagraniczny bank.
Bir bütün olarak Avrupa’da reçine ele geçirmelerin sayısı her ne kadar 1999 ve 2003 arasındaAčkoli se v EU celkový počet záchytů konopné pryskyřice v letech
Bir bütün olarak Avrupa’da reçine ele geçirmelerin sayısı her ne kadar 1999 ve 2003 arasındaBenché il numero
Bir bütün olarak Avrupa’da reçine ele geçirmelerin sayısı her ne kadar 1999 ve 2003 arasındaNão obstante o número de apreensões de resina ter diminuído na generalidade da UE, entre
Bir bütün olarak Avrupa’da reçine ele geçirmelerin sayısı her ne kadar 1999 ve 2003 arasındaW UE mniej konfiskuje się marihuany; liczbę przechwyceń
Bir bütün olarak Avrupa’da reçine ele geçirmelerin sayısı her ne kadar 1999 ve 2003 arasındaΠαρόλο piου ο αριθµός των κατασχέσεων ρητίνης στην ΕΕ µειώθηκε συνολικά µεταξύ 1999 και 2003, οι τάσεις
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.All'improvviso ho cominciato a sanguinare spaventosamente.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Bỗng nhiên, tôi bị chảy máu lênh láng
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Deodată am avut o sângerare catastrofică.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.De pronto empecé a sangrar descontroladamente.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.De repente, tive um episódio de hemorragia catastrófica.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Hirtelen, elkezdett katasztrofálisan ömleni a vérem.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.그런데 갑자기, 급성출혈이 일어났습니다.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Nagle wystąpił u mnie ostry krwotok.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Najednou jsem dostal záchvat katastrofického krvácení.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Plots kreeg ik een zeer ernstige bloeding.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Plötzlich hatte ich entsetzliche Blutungen.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Soudain, j'ai fait une hémorragie catastrophique.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Tiba-tiba, terjadi pendarahan hebat.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Ξαφνικά, είχα ένα επεισόδιο καταιγιστικής αιμορραγίας.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Изведнъж получих пристъп на катастрофално кървене.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Неожиданно у меня началось ужасное кровотечение.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.לפתע, היתה לי אפיזודה של דימום קטסטרופי.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.وفجأة حدث لي نزيف هائلا
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.頸動脈が破裂したのです
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.A film is az időben létezik, egy élmény, amit érzelmileg kell átélni.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Auch ein Film existiert in der Zeit und ist eine Erfahrung, die man über sein Gefühl machen sollte.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Een film bestaat ook in tijd; het is een ervaring waar je emotioneel doorheen moet gaan.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.E' lo stesso per un film, è un'esperienza da vivere emotivamente.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Film juga ada seiring waktu, ini adalah pengalaman yang harus Anda lalui secara emosional.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Film również istnieje w czasie. Jest doświadczeniem, które odwołuje się do emocji.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Film takisto existuje v čase. Je to zážitok, ktorý by ste mali precítiť.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.영화도 있죠, 그것은 당신이 감성으로 느껴야 하는 경험입니다.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Một bộ phim cũng được hiện lên đồng thời; đó là một trải nghiệm mà bạn nên trải nghiệm bằng cả cảm xúc.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Şi un film există în timp, este o experienţă prin care trebuie să treci folosindu-ţi emoţiile.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Un film aussi se situe dans le temps, c'est une expérience que l'on doit vivre émotionnellement.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Μια ταινία επίσης υπάρχει στο χρόνο• είναι μια εμπειρία που θα πρέπει να βιώνεις συναισθηματικά.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Филмът също съществува във времето - той е преживяване, през което трябва да преминете емоционално.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.Фильм также существует во времени; это тот опыт, который вы должны получить через эмоции.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.סרט גם קיים במרחב הזמן, זו חוויה שאתה צריך לעבור אותה רגשית.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.الفلم أيضاً جزء من "الزمن"، إنه تجربة يجب عليك أن تمر بها عاطفياً.
Bir film de zamanla var olur, bu bir tecrübedir ki heyecanla gözden geçirmelisiniz.感情的に経験すべき体験なのです 私はこの映画作りで 今までに見た
Birincisi, son 400 yıl içinde temel hiçbir değişim geçirmemişler.첫 번째는, 그들은 본질적으로 변화되지 않은 상태로 지난 400년을 살아왔습니다.
Birincisi, son 400 yıl içinde temel hiçbir değişim geçirmemişler.Az első az, hogy gyakorlatilag változatlanul éltek az elmúlt 400 év során.
Birincisi, son 400 yıl içinde temel hiçbir değişim geçirmemişler.Em primeiro lugar, vivem de forma essencialmente inalterada há 400 anos.
Birincisi, son 400 yıl içinde temel hiçbir değişim geçirmemişler.För det första har deras livsförhållanden huvudsakligen alltid varit desamma de senaste 400 åren.
Birincisi, son 400 yıl içinde temel hiçbir değişim geçirmemişler.Jednou z nich je to, že žili v podstatě beze změny posledních 400 let.
Birincisi, son 400 yıl içinde temel hiçbir değişim geçirmemişler.La première, ils vivent de façon quasi inchangée depuis les 400 dernières années.
Birincisi, son 400 yıl içinde temel hiçbir değişim geçirmemişler.La primera es haber vivido sin grandes cambios durante los últimos 400 años.