geçiriyoruz ile cümle

geçiriyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Estamos nos 1400 milhões de visualizações de página por mês, portanto tornou-se uma coisa realmente enorme.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Körübelük 1,4 milliárd lapkérést szolgálunk ki havonta, szóval ez valóban óriási dologgá vált.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Maandelijks doen we zo'n 1,4 miljard paginacontroles, dus het is echt wel iets groots geworden.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Máme asi 1,4 miliard zhlédnutí stránek za měsíc, opravdu se z toho stává něco velkého.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Mamy około 1,4 miliarda wyświetleń stron miesięcznie, co znaczy, że urośliśmy do naprawdę wielkich rozmiarów.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Nous avons à peu près 1.4 milliards de pages vues par mois, c'est vraiment devenu énorme.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Tenemos 1.4 billones de visitas al mes, así que se ha convertido en algo enorme.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Vi har ungefär 1.4 miljarder besök varje månad, så det är verkligen stort.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Wir schaffen um die 1.4 Milliarden Seitenaufrufe pro Monat, es ist also wirklich ein riesiges Ding geworden.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Λοιπόν, έχουμε περίπου 1.4 δις προβολές σελίδων μηνιαίως, οπότε έχει γίνει κάτι πολύ μεγάλο.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Имаме около 1.4 милиарда посещения на страницата ни месечно, така че наистина се стигна до огромно нещо.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Ми опрацьовуємо приблизно 1.4 мільярдів сторінок що місяця, тому, це дійсно стало великою справою.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.У наших страниц порядка 1.4 миллиарда посещений в месяц, таким образом, проект стал довольно масштабным.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.אז אנחנו מקבלים 1.4 מיליארד צפיות דפים בחודש, אז זה באמת נעשה דבר ענק.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.اذاً فنحن نخدم حوالي مليار واربعمائة مليون مشاهدة صفحات شهرياً، لذا فقد أصبحت شيئاً ضخماً.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.非常に大きくなったわけです ボランティアが全て管理しています
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Aktywowaliśmy różne rzeczy, światło i pracę przez samo myślenie.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Chúng tôi có thể khiến đồ vật khởi động, chiếu sáng và hoạt động chỉ bằng cách suy nghĩ.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Făceam lucrurile să se activeze, să se lumineze şi să funcţioneze, doar gândind.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Facevamo attivare, accendere e funzionare le cose solo con il pensiero.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Hacíamos que las cosas se activen, enciendan y funcionen con sólo pensar.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Kami menghidupkan, menyalakan, dan mengoperasikan benda hanya dengan berpikir.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Käynnistimme ja ohjasimme asioita pelkillä ajatuksillamme.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.우리는 생각 하나만으로 사물들을 활성화시키고, 빛나게 하고, 가능하게 합니다
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Nous obtenions que les choses s'animent, s'allument et se mettent en route rien que par la pensée.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Vyrábíme předměty ožívající, rozsvěcující se a pracující pouze pomyšlením.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.We maakten dat dingen bewogen, oplichtten en werkten door te denken.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Wir aktivierten Dinge, ließen sie aufleuchten und einfach durch Denken funktionieren.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Μπορούσαμε να ενεργοποιήσουμε πράγματα, να ανοίξουμε και να δουλέψουν μόνο με τη σκέψη.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Карахме различни неща да се активират, включат и работят единствено чрез мислене.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Мы заставляли их оживать, светиться и работать просто силой мысли.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.גרמנו לדברים לפעול, להאיר ולעבוד רק על ידי חשיבה.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.كنا نجعل الأشياء تتفعل وتضيء وتعمل بالتفكير فقط
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.出来るものを作りました 私達は思考と装置にある
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!De presser os ud på fortovet VI TAGER GADEN TILBAGE!
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!Eles empuram nos para as passadeiras NÓS TOMAMOS AS RUAS!!
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!Ils nous dégage jusqu'au trottoir ON SORT DANS LA RUE !
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!Nos empujan a la acera ¡TOMAMOS LAS CALLES!
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!Sie drücken uns auf den Gehsteig WIR NEHMEN UNS DIE STRASSE
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!يدفعوننا نحو الأرصفة نحتل حينها الشوارع!
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!借金は返さない!
BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!NOI LUĂM STRĂZILE!
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Au lieu de passer notre temps à parler.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Ehelyett csak beszélgetünk róla.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.En lugar de eso, perdemos el tiempo hablando.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.În schimb ne petrecem timpul discutând.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Invece, spendiamo il tempo a parlare.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.대신 우리는 서로 말만 하는데에 시간을 낭비하고 있다.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Malahan, kita menghabiskan waktu kita hanya berbicara.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Místo toho utrácíme svůj čas mluvením.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Namiesto toho míňame svoj čas rozprávaním.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Stattdessen verbringen wir unsere Zeit mit Gesprächen.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Thay vì chúng ta dành nhiều thời gian để thảo luận.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.We besteden onze tijd liever aan praten.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Zamiast tego tracimy czas na gadanie.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Вместо това си губим времето в говорене.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Вместо этого мы тратим время на разговоры.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.במקום, אנחנו מבלים את זמננו בדיבורים.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.بدلا من ذلك فإننا نقضي وقتنا في الحديث .
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.しかし 今夜お話したいのは このことではありません

İlgili Sayfalar