geçiriyorlar ile cümle

geçiriyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.이는 쉬운 일은 아닙니다. 우리의 고객인 국가들은 외교적으로 어려움을 겪고 있기 때문입니다.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Não é fácil, porque os nossos clientes estão a ter graves problemas, diplomaticamente.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Není to jednoduché, protože naši klienti na tom už z principu diplomaticky nejsou nejlépe.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.No es fácil, ya que nuestros clientes, por definición, están pasando por un momento diplomáticamente complejo.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Non è facile perché i nostri clienti, per definizione, hanno qualche difficoltà, diplomaticamente parlando.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Nu e ușor, deoarece clienții noștri, prin definiție, trec prin momente grele din punct de vedere diplomatic.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.To nie jest łatwe, bo nasi klienci są z definicji w trudnej sytuacji dyplomatycznej.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Δεν είναι εύκολο, καθώς οι πελάτες μας, εξ'ορισμού, περνούν δύσκολες ώρες, διπλωματικά
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Не е лесно, защото нашите клиенти по начало имат големи проблеми с дипломацията.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Це не легко, адже, по суті, наші клієнти переживають складні часи, у дипломатичному сенсі.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Это непросто, поскольку наши клиенты, по определению, испытывают трудности, с дипломатической точки зрения.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.זה לא קל, משום שלקוחותינו, על פי הגדרתם, חווים זמנים קשים, דיפלומטית.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.انها ليست وظيفة سهلة .. لان عملائنا .. يواجهون اوقات عصيبة دبلوماسياً
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.仕事は簡単ではありません そうしたなかで
Ölümü bekleyerek geçiriyorlar.Aspettando di morire.
Ölümü bekleyerek geçiriyorlar.De prøver bare at få tiden til at gå... ... venter på at dø... ...
Ölümü bekleyerek geçiriyorlar.-Disparaître -Ennuyeux ... en attendant la mort.
Ölümü bekleyerek geçiriyorlar.(Eșec) (Plictisit) Așteaptă să moară.
Ölümü bekleyerek geçiriyorlar.Menunggu untuk mati.
Ölümü bekleyerek geçiriyorlar.Odottavat kuolemaa.
Ölümü bekleyerek geçiriyorlar.Väntar på att dö.
Ölümü bekleyerek geçiriyorlar. Ve kayıtsızlığa yavaş yavaş yaklaştıkçaY mientras se acercan lentamente al olvido ...buscan desesperamente esa chispa del entendimiento humano.
Ölümü bekleyerek geçiriyorlar. Ve kayıtsızlığa yavaş yavaş yaklaştıkçaふたりはちょっとした人間的理解のために必死になっているんです。
Ölümü bekleyerek geçiriyorlar.Ожидая конца жизни.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.패트리스와 패티는 그들의 집 주위에 있는 숲으로 사냥을 나가기 위해 몇일을 준비했습니다.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice dan Patee menghabiskan hari berburu di hutan di sekitar rumah mereka.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice en Patee gaan de meeste dagen jagen in de wouden waarbij ze wonen.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice e Patee vanno a caccia quasi ogni giorno nelle foreste vicine al loro villaggio.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice e Patee vão caçar, quase todos os dias, na floresta perto de casa.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice és Patee majdnem minden nap nekiindulnak vadászni a közeli erdőkbe.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice et Patee s'en vont presque tous les jours chasser dans la forêt autour de chez eux.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice i Patee spędzają większość dni na polowaniu w lesie wokół swoich domów.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice och Patee ger sig ut så gott som dagligen för att jaga där de bor.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice og Patee begynder de fleste dage med at gå ud og jage i skoven rundt om deres hjem.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice şi Patee pleacă la drum în majoritatea zilelor pentru a vâna în pădurile din jurul adăposturilor lor.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice und Patee gehen fast jeden Tag jagen in dem Wald rundum ihr Heim.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice y Patee regularmente van de cacería en el bosque cerca de sus hogares.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patric và Patee dành cả ngày để đi săn trong khu rừng quanh nhà của họ
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Ο Πατρίς και ο Πατί περνούν τις περισσότερες μέρες κυνηγώντας στο δάσος γύρω από το σπίτι τους.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Патрис и Пэти почти каждый день выходят на охоту в лес недалеко от своего дома.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.През повечето дни Патрис и Пати излизат на лов в гората около домовете си.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.פטריס ופטי יצאו רוב הימים לצוד ביערות מסביב לבתיהם.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.يقضي باتريس وباتي معظم أيام الأسبوع للخروج للصيد في الغابات وحول منازلهم.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.ほぼ毎日狩りに出かけます わなを仕掛け
Shock(Şok) ile şok geçiriyorlar.그래서 'Shock'에서도 정말, 충격 받는듯한 동작을 합니다.
Sığırlar burada dört beş ay geçiriyorlar.Diese Herde verbrachte vier bis fünf Monate hier.
Sığırlar burada dört beş ay geçiriyorlar.I bovini passano quattro o cinque mesi qui.
Sığırlar burada dört beş ay geçiriyorlar.¿Ve esa línea en pequeñas letras?
Sığırlar burada dört beş ay geçiriyorlar.הבקר נמצא כאן ארבעה או חמישה חודשים.
Su moleküllerini geçiriyorlar.De eksporterer faktisk vand molekyler gennem sig.
Su moleküllerini geçiriyorlar.Ei chiar scot molecule de apă prin ei.
Su moleküllerini geçiriyorlar.Eigentlich leiten sie diese Wassermoleküle weiter.
Su moleküllerini geçiriyorlar.Eksportują cząsteczki wody.
Su moleküllerini geçiriyorlar.Exportam as moléculas de água através deles.
Su moleküllerini geçiriyorlar.Exportan moléculas de agua.
Su moleküllerini geçiriyorlar.Ezek tulajdonképpen vizmolekulákat exportálnak ki.
Su moleküllerini geçiriyorlar.In feite zijn ze een doorgeefluik voor watermoleculen.
Su moleküllerini geçiriyorlar.아쿠아포린은 물분자를 세포의 안팎으로 내보내는 역할을 수행합니다.
Su moleküllerini geçiriyorlar.Les molécules d'eau passe en fait au travers.
Su moleküllerini geçiriyorlar.Mereka mengeluarkan molekul air melalui pori-pori itu.

İlgili Sayfalar