geçiriyorlar ile cümle
geçiriyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Họ chỉ sống cho qua ngày đoạn tháng
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Ils passent simplement leur vie vaquant à leur occupations.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.그 사람들, 평생을 그 일을 붙잡고 살죠.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Mereka hanyalah menjalani hidup mereka melewati hari demi hari.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Preprosto živijo, sprijaznjeni s tem.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Proste ho nejako tak žijú, až sa s nim eventuálne zmieria.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Prostě tak nějak proplouvají svými životy smíření s tím, jaké jsou.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Semplicemente trascorrono la loro vita tirando avanti.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Sie 'absolvieren' einfach so ihr Leben, leben vor sich hin.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Simplemente pasan sus vidas acostumbrándose.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Úgy élik az életüket, hogy túl lesznek rajta.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar. Yaptıkları işten zevk duymuyorlar.Они как-то приспосабливаются к тому, чем занимаются, не получая от этого особого удовольствия.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Ze gaan simpelweg door het leven om er doorheen te gaan.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Απλά περνάνε την ζωή τους κάνοντας το.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Вони просто проживають свої життя, приймаючи його таким, як воно є.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Те просто преминават през живота си, свикнали с това.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.החיים פשוט עוברים עליהם בעוד הם איכשהו מסתדרים עם זה.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.يمضون ببساطة حياتهم دونما إستمتاع.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.耐えて生きるだけです 仕事から喜びを見いだすことはありません
Hedefler yasiyor, ve acili ölümler geçiriyorlar.A célpontok élõk, és erõszakos halállal halnak meg.
Hedefler yasiyor, ve acili ölümler geçiriyorlar. BALIKÇILIKI bersagli sono vivi e sottoposti a morte violenta.
Hedefler yasiyor, ve acili ölümler geçiriyorlar.Die Ziele sind lebendig, und sie erfahren einen gewaltsamen Tod.
Hedefler yasiyor, ve acili ölümler geçiriyorlar.Målen lever, och de genomgår våldsamma dödsfall.
Hedefler yasiyor, ve acili ölümler geçiriyorlar.Sasarannya hidup, dan mereka mengalami kematian yang kejam.
Hedefler yasiyor, ve acili ölümler geçiriyorlar.Tintele sunt vii, si sufera morti violente.
Hedefler yasiyor, ve acili ölümler geçiriyorlar.Οι στόχοι είναι ζωντανοί, και υφίστανται βίαιους θανάτους. ψάρεμα
Hedefler yasiyor, ve acili ölümler geçiriyorlar.,המטרות חיות ונושמות .והן עוברות מוות אלים
Hedefler yaşıyor, ve acılı ölümler geçiriyorlar.A célpontok élõk, és erõszakos halállal halnak meg.
Hedefler yaşıyor, ve acılı ölümler geçiriyorlar. BALIKÇILIKI bersagli sono vivi e sottoposti a morte violenta.
Hedefler yaşıyor, ve acılı ölümler geçiriyorlar. BALIKÇILIKKohteet ovat eläviä, ja ne kokevat väkivaltaisen kuoleman. kalastus
Hedefler yaşıyor, ve acılı ölümler geçiriyorlar. BALIKÇILIKLes cibles sont vivantes, et elles subissent une mort violente. <i>pêche</i>
Hedefler yaşıyor, ve acılı ölümler geçiriyorlar.Cel jest żywy i przchodzi brutalną śmierć
Hedefler yaşıyor, ve acılı ölümler geçiriyorlar.Die Ziele sind lebendig, und sie erfahren einen gewaltsamen Tod.
Hedefler yaşıyor, ve acılı ölümler geçiriyorlar.Målen lever, och de genomgår våldsamma dödsfall.
Hedefler yaşıyor, ve acılı ölümler geçiriyorlar.Tarče so žive in prestajajo nasilno smrt.
Hedefler yaşıyor, ve acılı ölümler geçiriyorlar.Target hidup, dan mereka mengalami kematian akibat kekerasan.
Hedefler yaşıyor, ve acılı ölümler geçiriyorlar.Terče jsou živé. Podstupují násilnou smrt.
Hedefler yaşıyor, ve acılı ölümler geçiriyorlar.Tintele sunt vii, si sufera morti violente.
Hedefler yaşıyor, ve acılı ölümler geçiriyorlar.Цели живут, и они подвергаются случаям насильственной смерти.
Hedefler yaşıyor, ve acılı ölümler geçiriyorlar.המטרות חיות ונושמות, והן עוברות מוות אלים.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.Cada semana, extremistas religiosos toman otro pueblo africano.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.Chaque semaine, des extrémistes religieux s'emparent d'un nouveau village d'Afrique.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.Elke week wordt een volgend dorp ingenomen door religieuze extremisten.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.Gli estremisti religiosi occupano un villaggio africano ogni settimana.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.În fiecare săptămână grupuri religioase extremiste ocupă încă un sat african.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.Jede Woche nehmen religiöse Extremisten ein weiteres afrikanisches Dorf ein.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.Joka viikko ääriuskonnolliset ryhmät hyökkäävät uuteen afrikkalaiskylään.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.Każdego tygodnia religijni ekstremiści zagarniają kolejną afrykańską wioskę.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.매 주마다, 종교 극단론자들이 아프리카 마을들을 점령합니다.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.Todas as semanas, extremistas religiosos ocupam mais uma aldeia africana.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.Κάθε εβδομάδα, θρησκευτικοί εξτρεμιστές καταλαμβάνουν άλλο ένα αφρικανικό χωριό.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.Всяка седмица религиозни екстремисти завладяват поредното африканско село.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.Каждую неделю религиозные экстремисты захватывают еще одну африканскую деревню.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.בכל שבוע, אנשי דת קיצוניים משתלטים על עוד כפר אפריקאי.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.كل أسبوع، المتطرفين الدينين يأخذون قرية أفريقية اخري.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.彼らは平穏な村を混沌に陥れようとしている
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Ce n'est pas simple parce que nos clients, par définition, traversent un moment difficile, diplomatiquement.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Điều đó chẳng dễ dàng, bởi vì khách hàng, đang trải qua thời kì rất khó khăn.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Ez persze nem könnyű, mivel a klienseinknek értelemszerűen nagyon nehéz dolguk van diplomáciai szempontból.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Het is niet makkelijk omdat onze cliënten per definitie, in een moeilijk situatie zitten, diplomatiek gezien.