geçiriyor ile cümle
geçiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat fabrikadaki herkes zamanını güzel sanatlar departmanında geçiriyordu.However, everybody in the factory spent his time at the art department.
Ve bence çok azımız gününü... ...ekmek yemeden geçiriyor.And I think few of us spend the day without eating bread in some form.
Sığırlar burada dört beş ay geçiriyorlar.In fact, it's against USDA regulations to say no hormones have been added unless this line follows.
Baykuş kurbanının yerini belirliyor ve onu ele geçiriyorThe owl spots it trying to get back underground
Bu fikrinizi burada, TED'de faaliyete geçiriyorsunuz. --- Peter Gariel:You're launching this idea here at TED — PG:
Beleşçiler herşeyi ele geçiriyor.The free-riders have taken over.
Web sayfasını yönetmek için yeterince zor zaman geçiriyorum zaten!I'm already having a hard time managing the homepage!
Filmde uzaylılar geliyorlar ve başkenti ele geçiriyorlar.And the movies is like: Aliens come and they take over the capital.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.They lie all night naked without clothing, and have no covering in the cold.
% 1 halen toplantı davetini gözden geçiriyor%1 is still processing the invitation
Gönderen halen toplantı davetini gözden geçiriyorSender is still processing the invitation
Bu arada muhalefet hala seçimleri örgütlemek için halkı harekete geçiriyor.Meanwhile, the opposition is still mobilising the public to push for the organisation of elections.
TAP tarafından yapılan açıklamada, "Tiran havalimanı estetik ameliyat geçiriyor." ifadesi yer aldı."Tirana's airport is getting a facelift," the TAP said in a statement.
Kurban ödemeyi reddettiği takdirdeyse, suçlular aracı Sırbistan-Karadağ'a geçiriyor.Should the victim decline to pay, the criminals transfer the vehicle to Serbia-Montenegro.
Hanya'ya giden Yunanlıların çoğu, Venizelos'un Kounoupidiana'daki mezarında zaman geçiriyor.Many Greeks who visit Chania also spend time at the grave of Venizelos, in Kounoupidiana.
Hamza demir parmaklıklar arkasında yaklaşık dört yıl geçiriyor. [Arşiv]Hamza is serving about four years behind bars. [File]
Altı belediyeden oluşan bölge %20'nin üzerinde bir işsizlik oranıyla güç bir dönem geçiriyor.The region, comprised of six municipalities, languishes with an unemployment rate of over 20%.
Obranoviç, “Küçük köylerde zor zamanlar geçiriyoruz."We have a difficult time here in small villages.
SETimes: Deneyimlerinizi Balkan mahkemelerine nasıl geçiriyorsunuz?SETimes: How do you pass down your experience to Balkan courts?
Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ülkenin enerji anlaşmalarını gözden geçiriyor. [Getty Images]Bulgarian Prime Minister Boyko Borisov is reviewing the country's energy deals. [Getty Images]
Makedon hükümeti IMF ile imzaladığı standby anlaşmasını hayata geçiriyor.The Macedonian government is implementing an already signed stand-by arrangement with the IMF.
Sıcak havalar ve yüksek su seviyeleri Ohri’yi alarma geçiriyor.Warm temperatures and high water levels are causing alarm in Ohrid.
Gazete pazarı büyük değişimler geçiriyor.The newspaper market has been undergoing massive changes.
Bir çalışma grubu Kosovalı Sırp polis memurlarının durumunu gözden geçiriyor.A working group is revising the status of Kosovo Serb policemen.
Arnavutluk En Büyük Limanını Elden GeçiriyorAlbania Modernises its Largest Seaport
Feribotlar sık sık bisikletçileri bir adadan diğerine minimum ücret karşılığında geçiriyorlar.Ferries frequently shuttle bikers from one island to another and bike rental fees are minimal.
Bu kişilerin yaklaşık yüzde 16’sı tatillerini yurtdışına geçiriyor.Around 16% spend their vacations abroad, with Turkey, Greece and Tunisia among the top destinations.
Eskiden çoğunluk tatillerini Karadeniz’de tatil yörelerinde geçiriyordu.In the past, the majority spent their summer holidays at the Black Sea resorts.
Arnavutluk’ta pek çok plajsever, tatilini Durres’teki plajlarda geçiriyor. [Getty Images]Many beachgoers spend their holiday at the Albanian beaches in Durres. [Getty Images]
Hırvatlar ekonomik açıdan zor günler geçiriyorCroatians feel the economic sting
Sokaktaki vatandaş ise ekonomik açıdan zor günler geçiriyor.Meanwhile, ordinary citizens are feeling the pinch.
24 yaşındaki Sırp tenisçi Novak Djokoviç, tenis tarihine geçecek bir sezon geçiriyor.Serbian tennis player Novak Djokovic, 24, is playing a season that will go down in tennis history.
Kosovalı bir aile Noel'i en iyi şekilde geçiriyor.One Kosovo family makes the most out of Christmas.
Bu arada kıyı taşımacılığı da 2003'e kıyasla daha iyi bir yıl geçiriyor.Meanwhile, coastal shipping seems to be enjoying a better year, compared to 2003.
Karadağ, unutulmayacak bir Aralık ayı geçiriyor.Montenegro enjoys a December to remember.
Cokoviç, "Bu özel bir şey. Burada dünyanın en iyi oyuncularıyla iki hafta geçiriyorsunuz."This is something special … You spend two weeks here with all of the world's best players.
Makedonya, Ordusunu Elden GeçiriyorMacedonia Overhauls its Army
Fuhuş Skandalı Hala Karadağ'ı Kırıp GeçiriyorHuman Trafficking Scandal Still Plagues Montenegro
Türkiye yönetim sistemini elden geçiriyor.Turkey is streamlining its government.
Bazı yörelerde yaşayan halk, günün 18 saat kadarını elektriksiz geçiriyor.In some places, Albanians could face as many as 18 hours daily without electricity.
1982'de Arjantin siyasi değişim geçiriyordu.In 1982, Argentina was undergoing political change.
Birçok yaşlı vatandaş susuzluk belirtileri geçiriyordur.Many senior citizens suffer symptoms of dehydration.
Çok karmaşık, katmanlı ve komik birini oynarken harika vakit geçiriyorum. "I'm having a wonderful time playing someone so complex and layered and funny."
Davis şu anda zamanını Güney Kaliforniya ve Kanada arasında geçiriyor.Davis currently splits his time between Southern California and British Columbia, Canada.
Patrik Nikon ve Epifany Slavinetsky hizmet kitaplarını gözden geçiriyor.Patriarch Nikon and Epifany Slavinetsky revising service-books.
Tatillerde, zamanımı hiçbir şey yapmadan geçiriyorum.Ich hab in den Ferien meine Zeit damit verbracht, nichts zu tun.
Bütün bölgeyi gözden geçiriyoruz.Wir überprüfen das gesamte Gebiet.
Birlikte çok zaman geçiriyoruz.Wir verbringen viel Zeit zusammen.
Onlarla benden daha fazla zaman geçiriyorsun.Mit denen verbringst du mehr Zeit als mit mir.
Tom kalp krizi geçiriyor gibi görünüyor.Tom scheint einen Herzinfarkt zu haben.
Aile, yaz aylarını genellikle 1908 yılında inşa ettirdikleri, Bad Tölz'deki çiftlik evinde geçiriyordu.Die Sommermonate verbrachte die Familie überwiegend in dem 1908 erbauten Landhaus bei Bad Tölz.
Zamanın çoğunu hesap yaparak geçiriyorum.Diese nimmt den Großteil der Zeit in Anspruch.
Çoğu mahkûm, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu.Es geht um eine Person, die 23 Stunden am Tag eingesperrt ist.
1982'de Arjantin siyasi değişim geçiriyordu.Argentinien machte 1983 einen Wandel zur Demokratie durch.
Zamanlarının çoğunu akçalı işleri nedeni ile darülfünun dışında geçiriyorlar.Die meiste Zeit verbringt Dina draußen in der Natur.
Tom zamanını maç tahminleri yapan sitelerde geçiriyordu.Tom passait son temps sur des sites de pronostics sportifs.
Tom kalp krizi geçiriyor gibi görünüyor.Tom semble avoir une crise cardiaque.
Gandi her hafta bir gününü konuşmadan geçiriyordu.Gandhi passait un jour de chaque semaine en silence.
Her yıl bir ayı mutlaka babasıyla ya İsviçre'de, ya da Rusya'da geçiriyordu.Chaque année, elle passe deux mois avec son père, soit en Russie, soit en Suisse.
Çoğu mahkûm, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu.Il fut alors confiné dans sa cellule 23 heures par jour.