geçiriyor ile cümle

geçiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun için özel olarak nasıl bir eğitim süreci geçiriyorsunuz?BG : Quel type d'entraînement suivez-vous, vous personnellement, pour cela?
Bunun için özel olarak nasıl bir eğitim süreci geçiriyorsunuz?BG: Que tipo de treino fazes, pessoalmente, para isso?
Bunun için özel olarak nasıl bir eğitim süreci geçiriyorsunuz?BG: Was für ein Training absolvieren Sie, Sie persönlich, dafür?
Bunun için özel olarak nasıl bir eğitim süreci geçiriyorsunuz?- Cá nhân anh tập luyện gì, cho việc đó?
Bunun için özel olarak nasıl bir eğitim süreci geçiriyorsunuz?Hoe train je jezelf daarvoor, jij, persoonlijk?
Bunun için özel olarak nasıl bir eğitim süreci geçiriyorsunuz?Vilken slags träning går du igenom, du själv, för det här?
Bunun için özel olarak nasıl bir eğitim süreci geçiriyorsunuz?Μπ. Τζ.: Τι προπόνηση ακολουθείς, εσύ προσωπικά, στην προετοιμασία σου;
Bunun için özel olarak nasıl bir eğitim süreci geçiriyorsunuz?БГ: А как вы тренируетесь, лично, для полета?
Bunun için özel olarak nasıl bir eğitim süreci geçiriyorsunuz?Какъв вид тренировки правиш, ти лично, за това?
Bunun için özel olarak nasıl bir eğitim süreci geçiriyorsunuz?ב.ג.: איזה סוג של אימון אתה עושה, אתה אישית, לזה?
Bunun için özel olarak nasıl bir eğitim süreci geçiriyorsunuz?ب.ج.: ما نوع التدريب الذي قمت به شخصيا، من أجل ذلك؟
Bunun için özel olarak nasıl bir eğitim süreci geçiriyorsunuz?しているんでしょう? 体調を維持するように心がけていますが
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Au lieu de passer notre temps à parler.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Ehelyett csak beszélgetünk róla.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.En lugar de eso, perdemos el tiempo hablando.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.În schimb ne petrecem timpul discutând.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Invece, spendiamo il tempo a parlare.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.대신 우리는 서로 말만 하는데에 시간을 낭비하고 있다.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Malahan, kita menghabiskan waktu kita hanya berbicara.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Místo toho utrácíme svůj čas mluvením.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Namiesto toho míňame svoj čas rozprávaním.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Stattdessen verbringen wir unsere Zeit mit Gesprächen.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Thay vì chúng ta dành nhiều thời gian để thảo luận.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.We besteden onze tijd liever aan praten.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Zamiast tego tracimy czas na gadanie.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Вместо това си губим времето в говорене.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.Вместо этого мы тратим время на разговоры.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.במקום, אנחנו מבלים את זמננו בדיבורים.
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.بدلا من ذلك فإننا نقضي وقتنا في الحديث .
Bunun yerine zamanımızı konuşarak geçiriyoruz.しかし 今夜お話したいのは このことではありません
Burada, su kaynaklarının korunması ve temiz tutulması için çalışıyoruz. Aynı zamanda iyi vakit geçiriyoruz.Sicherzustellen, dass Quellen geschützt und saubergehalten werden, und natürlich auch etwas Spaß zu haben.
Bu Randy. Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.Ahi esta Randy, ellos se están pasando un pequeño disco de hule entre ellos.
Bu Randy. Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.A to Randy i Chuck przekazują sobie mały gumowy krążek.
Bu Randy. Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.Die Jungs reichen gerade einen kleinen Gummiball vom einen zum anderen.
Bu Randy. Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.Este é Randy, os dois estão a passar um elástico de um para o outro.
Bu Randy. Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.Et là c'est Randy ; ils se passent un petit palet entre eux.
Bu Randy. Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.Hier zie je Randy die een rubber balletje uitwisselt iemand anders.
Bu Randy. Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.Iată-l pe Randy, acești tineri trec de la unul la celălalt o mică minge de cauciuc.
Bu Randy. Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.Questo è Randy, si stanno passando un disco di gomma.
Bu Randy. Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.Това е Ранди, те си подават малък гумен предмет помежду си.
Bu Randy. Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.Это Рэнди, они обмениваются маленьким резиновым шариком — передают его друг другу.
Burası şirketin lobisi. Çalışanlar danışma kabininde gönüllü olarak vakit geçiriyorlar.従業員が アドバイスブースでボランティア活動をしています
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.Dużo czasu spędzają w społecznościach lokalnych.
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.Ei petrec de fapt o mare parte a timpului în comunităţile locale.
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.Eles passavam de facto muito tempo por ano nas comunidades.
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.Ellos en verdad dedican mucho tiempo al año en las comunidades.
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.Ils passaient beaucoup de temps au sein des communautés.
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.In realtà passavano gran parte dell'anno nelle comunità locali.
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.그 분들은 지역사회를 위해 많은 시간을 노력하셨어요.
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.Oni skutočne mnoho času cez rok trávia v komunitách.
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.Sie haben wirklich einen Großteil des Jahres in den Gemeinden verbracht.
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.Ze brachten veel tijd per jaar door in de gemeenschappen.
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.Βρίσκονται πολύ καιρό κάθε χρόνο στις κοινότητες.
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.Они уделяли много времени местному населению.
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.Те прекарват много време от годината в общностите.
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.שנקרא IRDNC: פיתוח כפרי משולב עם שימור סביבתי.
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.لقد كانوا يقضون الكثير من الوقت في السنة بين المجتمعات.
Bu STK aslında yılın büyük bir kısmını topluluklarla geçiriyordu.ジョシュアは事態に気がつきました
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Bahwa keseluruhan dopamine- sistem keinginan mengambil alih dari salah satu sistem kesenangan.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Das gesamte Dopamin-Wollen-System übernimmt und entgleist von allen diesen Vergnügenssystemen.

İlgili Sayfalar