geçiriyor ile cümle
geçiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Es aktiviert einen anderen Teil des Gehirns.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Het activeert een ander deel van het brein.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.이를 통해 뇌의 여러 부분을 활성화 시킵니다.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Mengaktifkan bagian otak yang berbeda.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Nó kích khoạt một phần khác của bộ não.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Pobudza różne części mózgu.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Ενεργοποιεί διαφορετικά σημεία του εγκεφάλου.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Активира различни части на мозъка.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Він активізує другу частину мозку.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Он активизирует другую часть мозга.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.זה מפעיל חלק שונה במוח.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.أنه ينشط جزء مختلف من الدماغ
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.そして動きや色を見ると
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.A jakmile cévy proniknou dovnitř, nádor se může rozrůst, může napadat okolní tkáně.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.Assim que estes vasos atingem ao câncro, este pode expandir-se e invadir os tecidos locais.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.En zodra deze vaten de kanker binnendringen begint hij te groeien, locale weefsels verdringend.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.Et une fois que ces vaisseaux envahissent le cancer, celui-ci peut s'étendre, envahir les tissus locaux.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.E una volta che questi vasi lo invadono, il cancro può espandersi e invadere i tessuti circostanti.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.Ha egyszer ezek az erek bejutottak a daganatba, akkor az nőni tud, behatolva a helyi szövetekbe.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.I kiedy te naczynia wnikną w nowotwór, może się rozwijać, może atakować lokalne tkanki.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.일단 이런 혈관이 암으로 침입하게 되면, 이것은 확장 되어, 지역 세포에 침입합니다.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.Ko krvne žile prodrejo v tumor, se ta lahko razširi in napade sosednja tkiva.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.Kun verisuonet valloittavat syövän, se voi laajeta ja tunkeutua paikallisiin kudoksiin.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.Sekali pembuluh darah mencapai sel kanker, sel dapat berkembang, dapat menyerang jaringan sekitar.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.Şi odata ce aceste vase invadează cancerul, acesta se poate extinde, poate invada ţesuturile locale.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.Y una vez que esos vasos invaden el cáncer, éste puede expandirse, puede tomar el tejido local.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.Μόλις αυτά τα αγγεία εισβάλουν στον όγκο, αυτός αναπτύσσεται εισβάλλοντας σε γειτονικούς ιστούς.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.И как только эти сосуды начинают питать опухоль, она начинает расти и пронизывать окружающие ткани.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.І як тільки ці судини проростають у рак, він може розширятися та проникати у сусідні тканини.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.Щом кръвоносните съдове стигнат до рака, той може да расте, да завладява околните тъкани.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.וברגע שכלי דם חודרים לתוך הגוש, הוא יכול להתרחב ולחדור לרקמות מקומיות.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.و بمجرد دخول تلك الأوعية إلى السرطان, يتمكن الورم من النمو, فيستطيع غزو الأنسجة المحيطة.
Bu damarlar kanseri ele geçirdikçe, kanser genişleyip çevresindeki dokuları ele geçiriyor.ガン細胞は大きくなり 周囲の細胞もやられてしまいます 腫瘍を大きくさせる同じ血管が
Bu fikrinizi burada, TED'de faaliyete geçiriyorsunuz. --- Peter Gariel: Bu gün.Các bạn khởi động ý tưởng này ở TED - PG : hôm nay.
Bu fikrinizi burada, TED'de faaliyete geçiriyorsunuz. --- Peter Gariel: Bu gün.여러분은 이 생각을 이곳 TED에서 밝히시는거죠. 피터: 오늘
Bu fikrinizi burada, TED'de faaliyete geçiriyorsunuz. --- Peter Gariel: Bu gün.אתם משיקים את הרעיון הזה כאן ב- TED - פ.ג.: היום
Bu fikrinizi burada, TED'de faaliyete geçiriyorsunuz. --- Peter Gariel: Bu gün.لقد أطلقتم هذه الفكرة هنا بتيد-- بيتر غابرييل: اليوم.
Bu fikrinizi burada, TED'de faaliyete geçiriyorsunuz. --- Peter Gariel: Bu gün.今日が初めてですね
Bu fikrinizi burada, TED'de faaliyete geçiriyorsunuz. --- Peter Gariel:Diese Idee hat bei TED Premiere. PG:
Bu fikrinizi burada, TED'de faaliyete geçiriyorsunuz. --- Peter Gariel:Están lanzando la idea aquí en TED... PG:
Bu fikrinizi burada, TED'de faaliyete geçiriyorsunuz. --- Peter Gariel:Lansați idea aici, la TED — PG: Astăzi.
Bu fikrinizi burada, TED'de faaliyete geçiriyorsunuz. --- Peter Gariel:Ogłaszacie ten projekt tu, w TED... PG: Dzisiaj.
Bu fikrinizi burada, TED'de faaliyete geçiriyorsunuz. --- Peter Gariel:State lanciando quest'idea qui a TED. PG:
Bu fikrinizi burada, TED'de faaliyete geçiriyorsunuz. --- Peter Gariel:Vous lancez cette idée ici à TED -- PG : Aujourd'hui.
Bu fikrinizi burada, TED'de faaliyete geçiriyorsunuz. --- Peter Gariel:Вы представляете эту идею на TED — ПГ: Сегодня.
Bugün ortalama bir Amerikalı her yıl yaklaşık bir haftasını sıkışık trafikte geçiriyor.Actualmente, el estadounidense promedio pasa cerca de una semana al año atrapado en embotellamientos.
Bugün ortalama bir Amerikalı her yıl yaklaşık bir haftasını sıkışık trafikte geçiriyor.Astăzi, americanul mediu petrece cam o săptămână pe an blocat în trafic.
Bugün ortalama bir Amerikalı her yıl yaklaşık bir haftasını sıkışık trafikte geçiriyor.Aujourd'hui l'américain moyen passe environ une semaine par an coincé dans des embouteillages.
Bugün ortalama bir Amerikalı her yıl yaklaşık bir haftasını sıkışık trafikte geçiriyor.Hari ini, rata-rata orang Amerika menghabiskan seminggu dalam satu tahun terjebak dalam kemacetan.
Bugün ortalama bir Amerikalı her yıl yaklaşık bir haftasını sıkışık trafikte geçiriyor.Heute verbringt ein Amerikaner durchschnittlich eine Woche pro Jahr in Verkehrsstaus.
Bugün ortalama bir Amerikalı her yıl yaklaşık bir haftasını sıkışık trafikte geçiriyor.Hoje, o americano médio passa cerca de uma semana, por ano, preso em congestionamentos de trânsito.
Bugün ortalama bir Amerikalı her yıl yaklaşık bir haftasını sıkışık trafikte geçiriyor.오늘날, 보통의 미국인들은 일년에 일주일에 해당하는 시간을 교통 정체에 갇혀 보냅니다.
Bugün ortalama bir Amerikalı her yıl yaklaşık bir haftasını sıkışık trafikte geçiriyor.Ma egy átlagos amerikai évente egy hetet tölt közlekedési dugóban.
Bugün ortalama bir Amerikalı her yıl yaklaşık bir haftasını sıkışık trafikte geçiriyor.Ngày nay người dân Mỹ trung bình mất khoảng thời gian 1 tuần trong 1 năm vì tắc đường.
Bugün ortalama bir Amerikalı her yıl yaklaşık bir haftasını sıkışık trafikte geçiriyor.Oggi l'Americano medio trascorre circa una settimana all'anno bloccato nel traffico.
Bugün ortalama bir Amerikalı her yıl yaklaşık bir haftasını sıkışık trafikte geçiriyor.Przeciętny Amerykanin spędza dzisiaj rocznie około tygodnia w korkach ulicznych.
Bugün ortalama bir Amerikalı her yıl yaklaşık bir haftasını sıkışık trafikte geçiriyor.Tegenwoordig zit de gemiddelde Amerikaan ongeveer een week per jaar vast in files.
Bugün ortalama bir Amerikalı her yıl yaklaşık bir haftasını sıkışık trafikte geçiriyor.Днес средно статистическият Американец прекарва около една седмица годишно заседнал в задръствания.
Bugün ortalama bir Amerikalı her yıl yaklaşık bir haftasını sıkışık trafikte geçiriyor.Уже сегодня среднестатистический американец тратит около недели в году на дорожные пробки.
Bugün ortalama bir Amerikalı her yıl yaklaşık bir haftasını sıkışık trafikte geçiriyor.היום, האמריקאי הממוצע מבלה כשבוע בשנה תקוע בפקק תנועה.