geçiriyor ile cümle
geçiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Uškrtí se, vdechují své zvratky, udusí se, dostanou srdeční infarkt.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Ze wurgen zichzelf, ze ademen hun braaksel in, ze stikken, ze krijgen een hartaanval.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Πνίγονται, παθαίνουν αναρρόφηση από τον εμετό τους, ασφυκτιούν, παθαίνουν καρδιακή προσβολή.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Они задыхаются, захлёбываются собственной рвотой, давятся и переживают сердечный приступ.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Те се удушват, поглъщат бълвоча си, задушават се, имат сърдечен удар.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.הם נחנקים למוות בגלל שהם שואפים את קיאם, הם נחנקים, חוטפים התקפי-לב.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.يختنقون من شفط الهواء و يتقيؤن ينعدم تنفسهم و يصابوا بسكتة قلبية
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.窒息し 心不全に至ります 身体拘束は 人命を救うのか
Böylece termo nükleer tepkimeye giriyoruz ki, bu da düz kas hücrelerini üreten salgıları harekete geçiriyor.Așa că va trebui să dăm un răspuns termonuclear, să stimulăm cascada de citocine.
Böylece termo nükleer tepkimeye giriyoruz ki, bu da düz kas hücrelerini üreten salgıları harekete geçiriyor.Así que tendremos que recurrir a la respuesta termonuclear, estimulando toda la cascada de citocina.
Böylece termo nükleer tepkimeye giriyoruz ki, bu da düz kas hücrelerini üreten salgıları harekete geçiriyor.Deshalb müssen wir eine thermonukleare Antwort haben, die ganze zytokine Kaskade stimulieren.
Böylece termo nükleer tepkimeye giriyoruz ki, bu da düz kas hücrelerini üreten salgıları harekete geçiriyor.Donc, nous allons devoir sortir la réponse thermonucléaire, stimuler toute la cascade de cytokine.
Böylece termo nükleer tepkimeye giriyoruz ki, bu da düz kas hücrelerini üreten salgıları harekete geçiriyor.그래서 원자핵 융합반응에 전력을 다해야할 것입니다. 모든 시토카인을 자극하여
Böylece termo nükleer tepkimeye giriyoruz ki, bu da düz kas hücrelerini üreten salgıları harekete geçiriyor.Quindi siamo costretti a reagire con l'arsenale termonucleare, scatenando una reazione totale delle citochine.
Böylece termo nükleer tepkimeye giriyoruz ki, bu da düz kas hücrelerini üreten salgıları harekete geçiriyor.Trzeba odpowiedzieć kontratakiem termonuklearnym pobudzając kaskadę cytokin.
Böylece termo nükleer tepkimeye giriyoruz ki, bu da düz kas hücrelerini üreten salgıları harekete geçiriyor.Và chúng ta sẽ đi đến phản ứng nhiệt hạch mô phỏng toàn bộ quá trình phân bào.
Böylece termo nükleer tepkimeye giriyoruz ki, bu da düz kas hücrelerini üreten salgıları harekete geçiriyor.We zullen volop moeten gaan voor het thermonucleaire antwoord, de totale cytokinecascade stimuleren.
Böylece termo nükleer tepkimeye giriyoruz ki, bu da düz kas hücrelerini üreten salgıları harekete geçiriyor.Затова ще трябва да приложим само термоядрен отговор, да стимулираме цялата цитокинна каскада.
Böylece termo nükleer tepkimeye giriyoruz ki, bu da düz kas hücrelerini üreten salgıları harekete geçiriyor.И происходит общий "термоядерный" ответ организма, запускается весь цитокиновый каскад.
Böylece termo nükleer tepkimeye giriyoruz ki, bu da düz kas hücrelerini üreten salgıları harekete geçiriyor.אז אנחנו נאלץ ללכת על כל הקופה עם תגובה תרמו-גרעינית, להביא לידיי פעולה את כל הציטוקינים.
Böylece termo nükleer tepkimeye giriyoruz ki, bu da düz kas hücrelerini üreten salgıları harekete geçiriyor.و بالتالي سيكون رد الفعل نووي-حراري، محفزا حملة مكونة بأكملها من السايتوكين.
Böylece termo nükleer tepkimeye giriyoruz ki, bu da düz kas hücrelerini üreten salgıları harekete geçiriyor.サイトカインの生産を刺激して 全免疫機能が肺に殺到します
"Breath"(Nefes) ile ağızlarını kapattılar. Shock(Şok) ile şok geçiriyorlar.A "Breath"-ben befogták a szájukat, a "Shock"-ban pedig sokkosak.
Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.FIRSTの精神にのっとり
Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.중간에 있는 고무로 된 작은 퍽을 주고 받고 있습니다.
Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.ביניהם דיסקית גומי קטנה.
Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.مطاطية بينهما.
Bu arada muhalefet hala seçimleri örgütlemek için halkı harekete geçiriyor.Pendant ce temps, l’opposition continue de rassembler la population pour forcer l'organisation des élections.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Aceste foci îşi trăiesc şi ele întregul ciclu de viaţă în asociere şi legătură cu gheaţa marină.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Anjing laut bercincin ini juga menjalani seluruh siklus hidup terkait dan terhubung dengan es laut.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Celý život tuleňov krúžkovaných je prepojený s morským ľadom.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Ces phoques annelés vivent aussi leur cycle entier de vie en union et en lien avec la banquise.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Deze ringelrobben leven eveneens hun hele levenscyclus verbonden met zeeijs.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Diese Ringelrobben leben ebenfalls ihren gesamten Lebenszyklus in enger Verbindung zum Meereis.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Disse ringsæler lever også hele deres livscyklus tilknyttet og forbundet med havisen.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Estas focas-aneladas também vivem o seu ciclo de vida inteiro associadas e ligadas ao gelo marítimo.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Estas focas tienen todo su ciclo de vida asociado y conectado al hielo marino.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Ezek a gyűrűsfókák az egész életciklusukat a tengeri jéghez kötötten és kapcsolódva élik le.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Foki obrączkowane w ciągu całego życia związane są z morskim lodem.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.이 바다표범들도 그들만의 하나의 생태 주기가 있습니다. 그것은 빙하와 연결이 되어 있지요.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.L'intero ciclo di vita delle foche dagli anelli è connesso e associato al ghiaccio marino.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Nämä norpat elävät koko elämänkiertonsa yhteydessä merijäähän.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Những con sư tử biển vòng này chỉ gắn bó toàn bộ cuộc đời chúng với băng biển.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Tito tuleni kroužkovaní také žijí neustále venku, celý jejich život je spojený s ledem.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Vikarna lever också hela sina liv i anslutning till havsisen.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Жизненный цикл кольчатых нерп также полностью зависит от наличия льда.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Тези пръстенови тюлени също живеят целия си жизнен цикъл асоциирани и свързани с морския лед.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Ці кільчасті нерпи проживають свій вік, будучи залежними від морського льоду.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.כלבי-הים האלה (פוסה טבעתית) חיים את מחזור חייהם השלם מקושרים ומחוברים לאוקיינוס הקרח.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.انها فقم تعيش و تعتمد كل حياتها على الجليد وهي مرتبطة به ارتباط تام
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.海の氷と関わりながら生きています 氷の中で子どもを産み
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Activează o altă parte a creierului.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Aktivira se drug del možganov.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Aktivuje inú časť mozgu.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Aktivuje jinou část mozku.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Ativa uma parte diferente do cérebro.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Attiva una diversa parte del cervello.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Az agy különböző részeit aktiválja.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Det aktiverer forskellige områder i hjernen.
Bu beynin başka bir tarafını harekete geçiriyor.Elle active une partie différente du cerveau.