geçiriyor ile cümle
geçiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bir nevi "ileri ozmoz" gibi. Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.É um tipo de osmose para a frente que faz passar as moléculas de água e deixa os solutos do outro lado.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.사람들이 매달 14억 페이지를 보는 것을 관리하는 것이죠. 정말 큰 사업입니다.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Abbiamo circa 1,4 miliardi di pagine visualizzate al mese, è veramente una cosa gigantesca.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Có khoảng 1,4 tỉ lượt người xem mỗi tháng, vì vậy nó thực sự là một việc to lớn
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Deci avem în jur de 1.4 bilioane vizualizări de pagina pe lună, deci a devenit un lucru imens.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Estamos nos 1400 milhões de visualizações de página por mês, portanto tornou-se uma coisa realmente enorme.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Körübelük 1,4 milliárd lapkérést szolgálunk ki havonta, szóval ez valóban óriási dologgá vált.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Maandelijks doen we zo'n 1,4 miljard paginacontroles, dus het is echt wel iets groots geworden.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Máme asi 1,4 miliard zhlédnutí stránek za měsíc, opravdu se z toho stává něco velkého.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Mamy około 1,4 miliarda wyświetleń stron miesięcznie, co znaczy, że urośliśmy do naprawdę wielkich rozmiarów.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Nous avons à peu près 1.4 milliards de pages vues par mois, c'est vraiment devenu énorme.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Tenemos 1.4 billones de visitas al mes, así que se ha convertido en algo enorme.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Vi har ungefär 1.4 miljarder besök varje månad, så det är verkligen stort.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Wir schaffen um die 1.4 Milliarden Seitenaufrufe pro Monat, es ist also wirklich ein riesiges Ding geworden.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Λοιπόν, έχουμε περίπου 1.4 δις προβολές σελίδων μηνιαίως, οπότε έχει γίνει κάτι πολύ μεγάλο.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Имаме около 1.4 милиарда посещения на страницата ни месечно, така че наистина се стигна до огромно нещо.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.Ми опрацьовуємо приблизно 1.4 мільярдів сторінок що місяця, тому, це дійсно стало великою справою.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.У наших страниц порядка 1.4 миллиарда посещений в месяц, таким образом, проект стал довольно масштабным.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.אז אנחנו מקבלים 1.4 מיליארד צפיות דפים בחודש, אז זה באמת נעשה דבר ענק.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.اذاً فنحن نخدم حوالي مليار واربعمائة مليون مشاهدة صفحات شهرياً، لذا فقد أصبحت شيئاً ضخماً.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.非常に大きくなったわけです ボランティアが全て管理しています
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Aktywowaliśmy różne rzeczy, światło i pracę przez samo myślenie.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Chúng tôi có thể khiến đồ vật khởi động, chiếu sáng và hoạt động chỉ bằng cách suy nghĩ.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Făceam lucrurile să se activeze, să se lumineze şi să funcţioneze, doar gândind.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Facevamo attivare, accendere e funzionare le cose solo con il pensiero.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Hacíamos que las cosas se activen, enciendan y funcionen con sólo pensar.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Kami menghidupkan, menyalakan, dan mengoperasikan benda hanya dengan berpikir.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Käynnistimme ja ohjasimme asioita pelkillä ajatuksillamme.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.우리는 생각 하나만으로 사물들을 활성화시키고, 빛나게 하고, 가능하게 합니다
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Nous obtenions que les choses s'animent, s'allument et se mettent en route rien que par la pensée.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Vyrábíme předměty ožívající, rozsvěcující se a pracující pouze pomyšlením.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.We maakten dat dingen bewogen, oplichtten en werkten door te denken.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Wir aktivierten Dinge, ließen sie aufleuchten und einfach durch Denken funktionieren.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Μπορούσαμε να ενεργοποιήσουμε πράγματα, να ανοίξουμε και να δουλέψουν μόνο με τη σκέψη.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Карахме различни неща да се активират, включат и работят единствено чрез мислене.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.Мы заставляли их оживать, светиться и работать просто силой мысли.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.גרמנו לדברים לפעול, להאיר ולעבוד רק על ידי חשיבה.
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.كنا نجعل الأشياء تتفعل وتضيء وتعمل بالتفكير فقط
Biz bazı şeyleri harekete geçirip, aydınlatıp ve çalışmaya geçiriyoruz, sadece düşünce gücümüzü kullanarak.出来るものを作りました 私達は思考と装置にある
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!De presser os ud på fortovet VI TAGER GADEN TILBAGE!
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!Eles empuram nos para as passadeiras NÓS TOMAMOS AS RUAS!!
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!Ils nous dégage jusqu'au trottoir ON SORT DANS LA RUE !
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!Nos empujan a la acera ¡TOMAMOS LAS CALLES!
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!Sie drücken uns auf den Gehsteig WIR NEHMEN UNS DIE STRASSE
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!يدفعوننا نحو الأرصفة نحتل حينها الشوارع!
Bizleri kaldırımlara itiyorlar. BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!借金は返さない!
BİZLER SOKAKLARI ELE GEÇİRİYORUZ!NOI LUĂM STRĂZILE!
Blues söylüyor ve iç geçiriyorum.laulan bluesin ja huokaan.
Blues söylüyor ve iç geçiriyorum.Sjunger blues och suckar.
Blues söylüyor ve iç geçiriyorum.毎日 冷たく当たる
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.De stryps, de andas in uppkastningar, de kvävs, de får hjärtattack.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Duszą się, krztuszą się swoimi wymiotami, mają ataki serca.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Finiscono strangolati, aspirano il loro vomito, soffocano, hanno un infarto.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Họ siết cổ, họ nôn mửa, họ nghẹt thở, họ đau tim.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Ils s'étranglent, ils aspirent leur vomi, ils suffoquent, ils ont une crise cardiaque.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.목이 졸리기도 하고, 자신의 토사물이 기도로 넘어가기도 하며 질식하기도하고, 심장 마비를 겪기도 하지요.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Megfulladnak, belefulladnak a tüdejükbe jutó hányásba, szívrohamot kapnak.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Se estrangulan, aspiran su propio vómito, se ahogan, tienen paros cardíacos.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Se sugrumă, își înghit voma, se sufocă, fac atac de cord.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Sufocam, aspiram o próprio vómito, sufocam, têm um ataque cardíaco.